| Ziyaretçi sayısı |
|
Online |
3 |
| Bugün |
117 |
| Toplam |
106987 |
|
|
|
|
Türkiye'deki İslami grupların söz ve fiillerine baktığımızda, karşı oldukları dünyaperestlerden pek de farklı olmadıklarını görüyoruz.
|
|
4 Ağustos 2010
- 10:38:18 - 36
günlük |
|
Okuyan: [140]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
İnsan garip bir varlık. Garipliği de bilme ile bilememe arasında asılı kalmasından ileri gelse gerek. Ne tam bilebiliyor, ne de hiçbir şey bilemeyecek durumda kalıyor. Berhan Şimşek’in Vatan gazetesine verdiği söyleşi okuyunca insanın en asli sorununa kafam takıldı yine.
|
|
29 Temmuz 2010
- 10:02:07 - 42
günlük |
|
Okuyan: [113]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
Madımak Oteli faciasının üzerinden tam 17 yıl geçmiş. Hayatımın aşırı yüklü, dağdağalı ve yorgun yılları arasında bu facianın hep özel bir yeri oldu. Olayların gelişimi esnasında önce bir şaşkınlık, ardından “Nasıl olur?” inanamazlığı ve dumanlarla söndürülmüş hayatlarla belleğimize kazınan bir linç histerisi.
|
|
13 Temmuz 2010
- 00:52:37 - 58
günlük |
|
Okuyan: [92]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
Amerika, İngiltere, Almanya gibi ülkelerde belki son yirmi yılın fenomeni bu. Solcu liderler, dinin çok da aykırı olmayan bir yorumuyla dindarlıklarını açık açık gösteriyorlar. Eskiden pek de düşünülmeyen, hayal edilmeyen bir şeydi bu. Sol ve dindarlık yani. Türkiye de dünyanın çok uzağında değil. Bizde de dinin gündelik hayatta, vatandaşların gözünde çok önemli, çok özel bir yer tuttuğuna kuşku yok.
|
|
13 Temmuz 2010
- 00:31:19 - 58
günlük |
|
Okuyan: [173]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
"İstanbul berbat bir şehir, baba beni İstanbul’dan al!"
Yukarıdaki cümleyi Rahmetullah Aydoğdu’nun facebook sayfasında okur okumaz çocukken yaşadığım sıkıntılı anlarım bir anda beni tekrar etkisi altına almaya başladı. Rahmi’nin sözünün altına şu cümleyi yazdım: “Ben bunu on iki yaşımda demiştim. Geride bir babam da kalmamıştı.”
|
|
28 Haziran 2010
- 12:33:22 - 73
günlük |
|
Okuyan: [120]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
Kur’an’da bir ayet var, yazının başlığını oradan aldım.
Mevcut meallere bakılırsa, bu tür konuların çoğunda olduğu gibi “sinirleri alınmış” ayetlerden birisi ile daha karşı karşıya olduğumuz görülüyor.
“Eşitlik” kavramına duyulan antipati nedeniyle türlü teviller yapılarak anlaşılmaz hale sokulmuş.
Bakın ne diyor ayet: “Yeryüzünde sabit dağlar var etti. Orasını bereketlendirdi. Orada dört mevsim güç/kuvvet kaynaklarını (egvâtuhâ), isteyenler/ihtiyaç sahipleri eşit olarak yararlansın diye (sevâen li’s-sâilîn) takdir etti.” (Fussilet; 41/10).
Ayette geçen “isteyenler için eşitçe” (sevâen li’s-sâilîn) ifadesi “eşitliğin” bir Kur’an kavramı olduğunun apaçık delilidir. Sadece burada değil; başka yerlerde de özellikle “rızık” söz konusu olduğunda “eşitlik” kavramının dikkat çekici bir şekilde vurgulandığını görüyoruz. (bk. Nahl; 71).
|
|
18 Haziran 2010
- 00:30:07 - 83
günlük |
|
Okuyan: [192]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
(...)
Modern ulusların ulus–devlet örgütlemesine dayalı iktidar olma süreci, dünya savaşlarının, etnik soykırımların, göçün ve sömürgeci baskıların yaygınlaştığı, insanlığın yeryüzünde adeta cehennemi solumaya başladığı sürecinde miladıdır. Ulus - devlet kısaca ulusunu yaratmış devlet demektir. Ulus ve devlet olgularının iç içe geçtiği modern toplumlarda, ulusal kimliği devlete olan bağlılıktan ayrı bir şekilde tahayyül etmek artık mümkün değildir. Ulus devleti modern toplumsal dönüşümlerin tarihsel öznesi olarak görmek, aydınlanma düşüncesini referans alan bütün ideolojilerin ortak kabulüdür. Büyük toplumsal projeleri hayata geçirmek ancak büyük bir siyasal organizasyonla mümkün gözükmekteydi, bununda yolu bütün toplumsal yapıyı ulus devlet şemsiyesi altında birleştirip, homojenize etmekten geçmekteydi.
|
|
18 Haziran 2010
- 00:23:03 - 83
günlük |
|
Okuyan: [87]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
"Kur’an’ın "iman ettik" demekle cennete giremeyeceklerini vurguladığı insanlar ile iman edişleri sonucunda kendilerine cennetin kapılarının açılacağı insanların ortak noktası İman olmasına rağmen, akıbetlerindeki farkın temel belirleyeni nedir? Bu temel belirleyici: AMELİ/PRAKSİSİ doğuran farkındalık ruhudur. İnsan bu potansiyele fıtri olarak sahiptir. Onu ya vicdanının derinliklerinde susturur ve ona kulak tıkar ya da o sesi dinleyerek insanlığın adalet ve özgürlük mimarlığına soyunur.
|
|
27 Mayıs 2010
- 08:40:10 - 105
günlük |
|
Okuyan: [203]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
Zonguldak’ta, taşeron bir firmanın işlettiği işyeri, yine maden işçilerine mezar oldu. Bu tür olaylarda hep aynı şeyi tekrarlamak zorunda kalıyorum. Üç kuruş peşinde canlarından olanların başına gelenler başlı başına bir felaket! Ancak, daha kötüsü, bu insanların ‘sahipsizliği’! Kuzuların sessizliği! Artık, iş güvenliği, işçinin, emekçinin hayat koşulları, hakkı, hukuku, siyasal tartışmanın konusu olmaktan çıktı. Asıl sorun burada! Yeraltı veya üstündeki iş yerlerinin, çalışanlarına sıkça mezar olması, o olmazsa sağlıksız koşullar, düşük ücret, sosyal güvencesiz çalışma koşulları adına ses seda kesildiği oranda, ‘iş mezarlıkları’, işyeri adı altında işleyen ‘işkence haneler’ artıyor, artacak! O halde, böylesi olaylar karşısında kıyametler kopmalı, sebep olanların iki cihanda hesap vermeye mecbur oldukları hatırlatılmalı!
|
|
21 Mayıs 2010
- 00:07:05 - 111
günlük |
|
Okuyan: [166]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
“Solcu, sosyalist, komünist oldunuz, dinden çıktınız, önce Kur’an’a iman edin” ithamlarına gelince: Eğer biz dinden çıktıysak -ki, gerçekten de bu güruhun dininden çıkmış bulunuyoruz- iyi yaptık; çünkü siz kapitalist olup dinden çıktığınızda hiç kimse bunu fark etmemişti. Kariyerizm, konformizm ve mamonizm (para-perestlik) sizi helak etti.
|
|
15 Mayıs 2010
- 09:20:57 - 117
günlük |
|
Okuyan: [232]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
Heidegger; “Taşın dünyası yoktur. Bitki ve hayvanlarında, aynı şekilde dünyaları yoktur; onlar havada asılı durdukları bir çevrenin üzerine perde inmiş izdihamına aittirler. Köylü kadının ise bir dünyası vardır çünkü o var olanın açıklığında bulunur”.
|
|
3 Mayıs 2010
- 08:58:50 - 129
günlük |
|
Okuyan: [161]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
Sağ ve sol ya da kapitalizm ve sosyalizmi kısaca inceledikten sonra şimdi İslam’ın toplumsal ekonomik yapıyı nasıl belirlediğini inceleyelim.
Mal sahipliği ihtiyaçla sınırlıdır, mülkiyet otorite ve sahip olma gücü anlamına gelir. İnsanın gücü ve otoritesi sınırlı olduğundan dolayı hiçkimse “sermaye ve mülk konusunda” kendini mutlak malik ve tam bir sahip olarak görmemelidir.
|
|
4 Nisan 2010
- 10:46:33 - 158
günlük |
|
Okuyan: [1397]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
Vatan gazetesi yazarı Ruşen Çakır'ın "sol ve İslam" ilişkisini ele aldığı yazı dizisi...
|
|
20 Mart 2010
- 13:22:05 - 173
günlük |
|
Okuyan: [350]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
(...)
Türkleri, Kürtleri ve diğerlerini eşit yurttaşlar olarak bir arada tutmak istiyorsanız bu eşitlik ilkesini bir başka ilke ile tahkim etmek zorundasınız. Bu ikinci ilke ‘adalet’tir. Buradaki adalet kavramını ekonomik anlamda kullanıyorum, toplumsal adaletin tesisi demek istiyorum. İnsanların onurları kırılmadan karınları doymalıdır. Karınları doymalı derken insana yaraşır bir yaşam standardını anlamak gerekir. Devlet sadece haksızlığa uğrayanın hakkını teslim etme ile yükümlü değildir aynı zamanda yurttaşlarının insana yaraşır bir yaşam standardına kavuşması için gerekli şartları da oluşturmak zorundadır.
|
|
16 Mart 2010
- 11:26:34 - 177
günlük |
|
Okuyan: [162]
Yorumlayan: [0]
|
|
|
Birikim’in şubat sayısında yer alan bu 4 tasvir, neyi anlatıyor size? Bir; Avangard Sosyalist Parti, kapısına ‘Cuma namazı dolayısıyla kapalıyız’ pankartı asmış. İki; Cami minarelerinde, ‘Hoşgeldin 1 Mayıs’ mahyaları ile işçi bayramı selamlanmış bu kez. Üç; Che’nin meşhur beresine, mazlum halkların direniş sembolü olarak Hz. Ali’nin çift başlı cihat kılıcı zülfikar kondurulmuş. Ve Son olarak, bir ışık halesi ile başı kutsanmış resmedilen bu azize iyi bakın. Gördüğünüz zat-ı muhterem, ak sakalları, nurani yüzü ve derviş duruşuyla Marx’tan başkası değil. Acaba, Allah’ı yeniden keşfeden Türk solu, müslümanlaşıyor mu?
|
|
15 Mart 2010
- 12:29:27 - 178
günlük |
|
Okuyan: [179]
Yorumlayan: [1]
|
|
| Yazılar |
|
|
|
Haftanın Sözü |
Neo: Gözlerim neden acıyor?
Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın.
Matrix filminden
|
|
|
Anket |
Referandumda hangi yönde oy kullanmayı düşünüyorsunuz?
|
|
Toplam: 112 oy kullanıldı. |
|
|
|