MüslümanSol

  katkı

 

Kategoriler
ÇIKIŞ METNİ
Değerlendirme Yazıları
Haberler
Basından
Duyurular
İnternet Siteleri
Edebiyat
Mizah
Kaynakça

En yeni 7 yazı
Pazara Kadar Yeni Anayasa (mı)? [Ayhan Bilgen]
Doğa Cenneti, Turizm Cehennemi ve Bir Çare Olarak İnfak Bilinci [Yavuz Soysal]
Çağın Dini ve Tarihi Sapmaları [Namık Kaya]
Gıybet, Yalan, İftira ve Oruçlu Ağızlarda Kampanya [Ayhan Bilgen]
Siyasi İslam [Yasin Ceylan]
İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
Berhan Şimşek Neyi Bilir? [Mehmet Akdağ]

En çok okunan 7 Yazı
İslam'ın Özü: Sosyal Adalet [Muhammed Nur Denek]
ÇIKIŞ METNİ
İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
İslam Sınıflı Toplumu Reddeder [Muhammed Nur Denek]
Müslüman Solcu Olabilir mi ? [Ayhan Bilgen]
'Ben daima Müslüman bir solcu oldum'
İslam ve Sosyalizm - Muhammed Nur Denek

Reklam ver

Ziyaretçi sayısı
Online 3
Bugün 267
Toplam 107137

 Fahriye Abla ve Mahalle Baskısı [Mehmet Akdağ]
 

Fahriye Abla ve Mahalle Baskısı [Mehmet Akdağ]


     

Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin.
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye abla!

Gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya.
Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın,
Hâlâ dağları karlı Erzincan'da mısın?
Bırak, geçmiş günleri gönlüm hatırlasın;
Hâtırada kalan şey değişmez zamanla.
Ne vefalı komşumdun sen, Fahriye abla!

Ahmet Muhip Dıranas’ın “Fahriye Abla” şiiri, 1934 yılında Varlık Dergisin de yayınlanmış bir şiirdir. Şerif Mardin’in 16 Eylül 2007 tarihinde “Hürriyet Gazetesi Pazar ekinde” “Ayşe Arman’a” verdiği “Türkiye ne Malezya olur diyebilirim Ne de olmaz” başlıklı söyleşisinden itibaren de Türkiye’de “Mahalle Baskısı” diye bir meseleyi tartışır olduk. Tartışır olduk diyoruz, zira bu tartışma hala devam ediyor. Etkisi daha ne kadar sürer? Bunu kestirmekte pek mümkün değil. Eğer mümkün olsa idi, böyle bir yazıyı da biz yazmıyor olacaktık zaten. Etkisi devam ettiği için ve “Mahalle Baskısı” kavramı üzerinden belirli hesaplaşmaların söz konusu olmasından dolayı, Dıranas’ın Fahriye Abla şiiri üzerinden bu hesaplaşmanın bir ucundan tutmanın gerekliliğine kanaat getiriyoruz.

Yaşadığımız süreç bütün ilişkileri, halleri ile ( bireysel ve toplumsal ilişkiler, siyaset, ekonomi, sanat v.s. ) pornografikleşmenin hâkimiyetini tüm etkinliği ile dayattığı bir süreçtir. Bu yazıda, bütün derinliği ile pornografi meselesini tartışmak yazının amacının ötesine geçeceği için, en temelde pornografikleşmekten kastımız şudur: Olduğu gibi/Olması gerektiği gibi duran bir şeyin öne alınmasının (açık etme/açıklık) gerçekleşmesi olayı. Olduğu gibi duran bir şeyin ise, olması gereğince, geriye alınması (gizleme/örtme ) şeklinde gerçekleşmesini mahremiyet olarak okuduğumuzu belirtmemiz yerinde olacaktır. Bu yazıda “Pornografik Havza” içerisinde bir yer teşkil ettiğini hesap ettiğimiz, argoda ifadesini bulan “Orospulaşma”, “Orospulaşma Temayülü”, “Kırıtma” gibi ifadeleri kullanacağız.

Orospu: Nikâhsız cinsel birliktelikler için kullanılan bir kelimedir. Nikâhsızlıktan kastın şu şekilde okunması yerinde olacaktır. İçerisinde yaşanılan toplumun bilmediği veyahut bilip de onaylamadığı birliktelikler. Verdiğimiz tanımı kapalılıktan kurtarmak için somut gerçeklik üzerinden ifadesini sunacak olursak, iki insan arasında ki bir birlikteliğin diğer insanlarca meşru olarak görülebilmesi için resmi nikâhın veya halk arasında meşruiyetini dini kaynaktan alan imam nikâhının var-bulunması gereklidir. Nikâhın söz konusu olan işlevi, iki insan arasında ki sözleşmenin kendileri dışındakilere duyurulması olayıdır. “Orospulaşma” ise; nikâhsız cinsel birlikteliklerin yaşanması sürecinin toplamı olarak ifade edebiliriz. Bu süreç içerisinde nikâhsız cinsel birlikteliklerin yaşanabilir hale gelmesi ise “Orospulaşma Temayülü” olarak ifadesini bulur. Kırıtma; orospulaşma temayülünde bulunurken nazlı, işveli, cilveli hareketlerin eylemselliğini ortaya koymasıdır. Nazlı, işveli, cilveli hareketlerin meydana gelmesi her zaman için orospulaşma temayülünün öncülü olmadığını söylememiz yerinde olacaktır. Yine kastımızın tam olarak anlaşılması için argodan iki cümleyi yardıma çağıralım. “Orospu gibi ne kırıtıyorsun?”, ”Orospu gibi kırıtma!” Her ne kadar sınırlarının belirleniminin söz konusu olması pek mümkün olmasa da demek ki kırıtmanın orospu gibi olanı ile orospu gibi olmayanın var-olduğunu öğreniyoruz.

Geleneksel değerlerin hakim olduğu mahalle anlayışının dayandığı bir konsept vardır. Bu konsepti belirleyen öğeler; dini değerler, töre(ler)/adet(ler), törelerin ve adetlerin dini değerler üzerinden imkânını sunması v.s. Her ne kadar geleneksel olanın radikalleşerek modern olan içerisinde ifadesinin imkânından bahsetsek bile modern olan ile geleneksel olanın karşıt konumlandığını iddia etmemiz yerinde olacaktır. Radikalleşerek modern olan içerisinde ifadesini bulan geleneksel olanın, geleneksel olandan ileriye ne bıraktığı ve modern olan içerisinde ne sunduğu ayrı bir tartışma konusudur. Bu meselede görmemiz gereken nokta şudur: Geleneksel olan ile Modern olan arasında bir süreklilik/süreksizlik ve yine bir kesik/kesiksizlik ilişkisinin bulunduğudur. Bu temel üzerinden hareket ederek; Mahalle Baskısı ne demektir? Neyi amaçlar? Bu iki soruyu cevaplandırmadan önce, yazının başlığında kendisine yer edinen ve son iki dörtlüğünü de sunduğumuz Dıranas’ın Fahriye Abla şiiri üzerinden, mahalle hakkında birkaç noktayı yazmamız yerinde olacaktır.

İnsan anlayışımızın toplumsal bir tezahürü olarak mahalle; acaba Şerif Mardin’in ifadelerinde kendisini bize okutan, diğer insanlar üzerinde çekilemez bir baskıyı mı yaşatmıştır? Eğer böyle bir şeyin var-olduğunu iddia ediyorsak, Dıranas’ın Fahriye Abla şiirini hiçbir yere sığdırma imkânımız yoktur. Dranas’ın Fahriye Abla şiirinde ifadesini bulan imalar, orospu bir kadına denk düşmese bile, buna yakın imaları fazlası ile ihtiva ettiğini yani orospulaşma temayülü gösteren kırıtmalarının, fazlası ile söz konusu edildiği aşikârdır. Bu şiirde bize gösterilen gerçeklik şudur: Bir mahallemiz vardır. Bu mahalle belirli değerler üzerinden sürekliliğini sağlamaktadır. Bu belirli değerlerin sürekliliği içerisinde, bu değerlere aykırı hareketlerde bulunan bir/birkaç kadın vardır. Her ne kadar mahallenin değerlerine aykırı hareket etse bile bu (bir/birkaç) kadın, aynı zamanda mahalle tarafından hoş-görü ile karşılandığıdır. Hatta daha fazla ileri gidip şöyle dememiz mümkündür: Mahallenin değerlerini süreklilik halinde yaşaması aynı zamanda böyle bir/birkaç kadını gereksinim halinde bıraktığıdır. Bu gereksinim aynı zamanda mahallenin gençleri üzerinde hoşlanabildikleri ifadeler bırakıyor. Üstelik hoşlanabildikleri bu ifadeler, bu (bir/birkaç) kadın başka bir yere gittiği zaman bile etkisini yitirmiyor. Devam edecek olursak; mahalle içerisinde böyle bir/birkaç kadının bulunmasının gereksinim halinde kaldığını ifade ettik; gereksinim halinde kalmanın anlamı şudur: Mahallenin genelinin süreklilik halinde değerlerini yaşaması, belirttiğimiz tavırları sergileyen bir/birkaç kadının yaptığı mahalle tarafından kabul görülmeyen eylemselliği, her ne kadar kabul etmek istemeseler bile, mahallenin genelinin, bir/birkaç kadının kabul görmeyen eylemselliğinin doğru olmadığının ifadesini gösterdiği için, mahalle tarafından hoş-görü ile bir kabul edilmeye kaynaklık eder. Yine şiir üzerinden devam edecek olursak, bu bir/birkaç kadın her ne kadar mahallenin değerlerine aykırılık halinde bulunsa bile, bu değerlerin birçoğuna aykırı kalamamaktadır yine. Çünkü bu bir/birkaç kadın aynı zamanda “vefa” gibi insani değerleri taşımaktan da beri kalmamıştır. Dıranas’ın Fahriye Abla şiiri üzerinden bir okuma gittiğimiz için cinsiyet merkezli bir okumaya mecbur kaldık. Cinsiyet üzerinden anlamını bulan “Orospulaşma/Temayülü, Kırıtma” gibi hallerin, erkeklerdeki karşılığı nelerdir? Diye belirleyip bunlar üzerinden ifade etmek mümkündür. Bu noktada cinsiyet merkezli bir okumayı sabitlemenin ve özelliklede kadın cinsi üzerinde sabitlemenin büyük bir hata olacağını bilmemiz yerinde olacaktır.( Bu yazıda karşılığını bulan kadın cinsi üzerinden okumanın, kadınlar tarafından, erkek cinsi bir okuma ile karşılık bulması temennisi içerisinde olduğumu ifade etmek isterim.)
Modern olan yüzleşmemiz her alanda etkinliğini hissettirdiği gibi mahalle üzerinde de etkisini hissettirmiştir. Bu süreç içerisinde mahalle, geleneksel olan ile modern olan arasında bir gerilime maruz kalmıştır. Eğer bu arada kalmanın verdiği gerilimi, terazi üzerinden söz konusu edecek olursak, geleneksel olan kefenin modern olan kefe karşısında gücünü, günden güne yitirdiğini görmemiz zor değildir. Bu şekilde bir ilişkinin yaşanmasından dolayı geleneksel olan değerlerin radikalleşmesi ( radikalleştiği içinde modern olan içerisinde yerini bulduğu ) ve bu radikalleşmenin insanlar üzerinden huzursuzlaştırıcı olduğunu söyleyebiliriz. Dıranas’ın Fahriye Abla şiiri üzerinden konuşacak olursak, şiirde bize kendisini açık eden ilişkiyi ters-yüz edip şöyle diyebiliriz: Mahallenin geneli orospulaşma temayülü barındıran kırıtmalar içerisinde olup, bir/birkaç kadın iffetli kalmıştır artık. Cinsiyeti dışarıda tutup devam edersek mahallenin genelinin problemli olduğunu ve bu geneli içerisinde bir/birkaç olanın aslına tabi olduğunu görürüz. İşte bu noktada Şerif Mardin’in bahsettiği mahalle baskısı, bahsettiğimiz ilişkiler ağında açık olunan baskıdan başka bir şey değildir. Bu anlamda da Şerif Mardin’in amacının iyi niyet temelli olduğunu söyleyebilir miyiz? Hiç sanmıyorum. Şerif Mardin’in mahalle baskısının amacı, mahalle içerisinde hala aslına tabi olan, geleneksel olanın tamamı ile ortadan kaldırılmasına yönelik bir hedef göstermek olduğunu düşünmemizde ne gibi bir sakınca var? Acaba Şerif Mardin, mahallenin tamamı ile orospulaşmasını mı arzu etmektedir? Öyle ya! Hala aslına tabi olan geleneksel olanın var-bulunması her zaman için sakınca arz etmektedir.

Akdağ Mehmet – 19.05.2009

muslumansol.net      

21  Mayıs  2009 - 00:56:48 -  476 gün önce

 
Okuyan: [416] Yorumlayan: [5] Kategori: [Değerlendirme Yazıları] [Yazdır]
Yazan: Akdağ Mehmet  - IP kayıtlı - Üye değil

05.06.2009 - 11:57:29

Yapılan yorumlar için teşekkür için daha önce teşekkür etmeyi unutmuşum açıkçası. Bu sefer bunu kavramış bulunduk. Ömer Bey, Sizin ilk iki maddede belirttikleriniz için ayrı bir yazı yazmak lazım. Onlara burda değinmek istemiyorum. Üçüncü maddede şiir ile ilgili kısım var. Şiir daha önemli olduğu için acil olarak bir kaç noktaya değinelim. Valla belirttiğiniz sözü Voltaire değil başka kim söylese kabul edeceğim geçerli bir yaklaşıma tekabul etmez. Anlaşılır tarafı vardır ama. Sadece bu şekilde keskin bir ayrım işimize yaramaz diyorum ben. Bu yüzden geçersizdir. Şair çoğu zaman istediğini yazmaz. Hatta yazamazda. Bir alıntı yapalım hemen " Baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı" Filozoflarında olanı yazdığı su götürür bir yaklaşımdır. Eğer olanın sözcülüğünü yapıyor ise filozoflar olmayanın sözcülüğü kime kalmıştır? Şaire mi? Şair istediğini yazıyor ise zaten olan bir yerden yazıyordur. Şair'in ayırıcılığı şudur, olan ama dile gelemeyeni dile getirebilme ile mahir. Siz en iyisi mi bu Voltair'e pek kulak asmayın bence. Bunu özellikle Türk Şiiri üzerine söylüyorum. Türk şiirinde şairlerin söyledikleri ile yaptıkları çoğu zaman paralel yürümüştür.( Kendi öznel yaklaşımım budur ) Diğer bir meselede şiirde ifadesini bulan durumları mahalle bağlamında çoğu kereler şahit olan birisi olarak yazdım ben o yazıyı. Uydurduğumuz yok yani.

Yazan: ömer aras  - IP kayıtlı - Üye değil

02.06.2009 - 18:52:21

mehmet bey..yazınızı okudum..bir kaç maddeden müteşekkil yorumum şöyledir; 1.üslubunuzda ısrarla modern renkteki kelimeleri kullanıyorsunuz..modern yerıne argo tabırle "uydurukça" diyebiliriz..bu bence sizin yazınızda ısrarla savunmaya çalıştığınız "geleneği"..sınırları dahilinde "mahalle"de korunmakta olan, ve çeşitli biçimlerde saldırıya uğrayarak değiştirilmeye çalışılan "geleneğe": yani öze bağlı kalmaya bir tepkidir...örneğin eylemsellik...bu tür bi davranış(yada sizin deyiminizle eylemsellik) yazınızı kendi hayat felsefenizi dayatma aracına dönüştürüyor...yazınızda bu havayı bulmak çok zor değil.. 2.mahalle baskısı ile şiirde bahsedilen bu kadın tiplemesı hakkında nasıl bi ilişki kurulabilir? yazınızı okumuş olmama rağmen, hala anlayabildiğim bişey değil..argo tabırle ne alaka dedim..bunu kendımın eksikliği olarak yorumluyorum... 3 şiirde tasvir edilen manzarayı toplumun genelinde mevzu, genel bir kabul olarak görmeniz ve burdan hareketle "mahalle" yi eleştirmeniz esasında şiirin ve şairin doğası ve şairin yapmak ıstediği ile taban tabana zıttır...voltaıre olsa gerek..(yanlış olabilir) şair ve fılozof un farkını ortaya koyarken şairi istediğini yazan..hayalini yazan olarak tarıf eder..filozofu ıse "olanı yazan" olarak tarıf eder..yani şairin belkıde hayal dunyasında oluşturduğu, yada gerçek bır karakter olsa bıle şiirsel ve hayali öğelerle süslediği ve gerçekten uzaklaştırma ihtimalinini yüksek olduğu bir manzarayı sosyal bi gerçeklık olarak kabul edip bu varsayımdan bır tez ortaya koymanız bence kabul edilmesi güç bi durum.. yazılarınızın devamını dilerim..

Yazan: Akdağ Mehmet  - IP kayıtlı - Üye değil

22.05.2009 - 16:21:28

3. Bir diğer nokta ise şudur: Hangi baskı olursa olsun bunların konuşulup-tartışılıp-yazılması gerektiği ve eğer bir haksızlık var ise bu baskılara karşı çıkılması gerektiğini ifade ediyorsunuz. İyide Mahalle Baskısı gibi bir şey nasıl bir şey? Mahalle dediğiniz şey bir kere Devlet ile kıyas götürmez bir şey. Kurumsallığı yok ki baskısından söz açalım. Diyeceksiniz ki kendi deveranı içerisinde soft-power baskı unsurlarını oluşturuyor. Bende diyorum ki bunu belirleyenler mahalle dışından kimseler değillerse, mahalle dışından birileri ne hakla mahalle içerisinde müdahalede bulunup baskının kendisini oluşturuyor? Yani mahalle içerisindeki ilişkiler dinamik ilişkilerdir ve bunlara müdahale etmek kadar saçma bir şey olabilir mi? Eğer ederseniz siz kendiniz krallaşmış-tanrılaşmış olursunuz. Size kim böyle bir yetkiyi veriyor? Mahalle içerisinde ki bir hadise yine mahalledeki insanlar tarafından tartışılır ve çözüme kavuşturulur. Mahalle dışından müdahale etme hakkınız yoktur. ( En azından ben böyle bakıyorum. ) Mahalle içerisinde gerilimlerin yaşanmış olması böyle bir baskının olduğu anlamına gelmiyor. Zira gerilimin yaşanmadığı bir tek an dahi yoktur. Mahallede kurumsal bir örgüt değildir. O halde mahalle baskısı diye bir şeyde yoktur. Hoşça bakınız zatınıza.

Yazan: Akdağ Mehmet  - IP kayıtlı - Üye değil

22.05.2009 - 16:07:45

Selamlar Ayhan Bey, 1. Kavramın kendisi ile kavrama yüklenen anlamın ayırd edilmesi gerekiyor dediniz. Şimdi problem şudur: Böyle bir kavramı kim ortaya attı? Şerif Mardin. Yani bir kavramı ortaya kim attı ise ona zaten anlamını yükleyerek ortaya atmıştır. Kavramlar kendi başlarında bir yerlerde durupta birileri bu kavramları kendileri için seçmiş değildir. Bunu görmemiz lazım. Ben bu noktada yazıda tek bir ismi eleştirdim: Şerif Mardin. Zaten diğer gazeteci takımını pek ciddiye de almıyorum. Onlar bir çok şeyin orospuluğunu yüklenmek ile meşkuller. Kavramlar ile ilgili biraz daha devam edeyim. Bakın Husserl'in dediği çok güzel bir şey var: Bilinç, bir şeyin bilincidir. Yani bir şeylerin askıda kaldığı yok. Kavramlarda askıda kalan bir şeyler değillerdir. Birileri kendi bilincinden hareket ile bir şeyler öne atar. Zaman içerisinde bu öne atılan bir şeyler başkalaşım geçirmez mi? Tabiki geçirebilir. Yalnız bu başkalaşım geçirmek kavramın bizatihi her şeyden bağımsız olduğu anlamına gelmez. Hiç bir zaman gelmez hemde. Hiç bir kavram içinde gelmez. Her kevramın bir bağlaşıklığının olduğunu dahi iddia etmeiyiz diyorum ben. Bu anlamda benimde eleştirim birbirine bağlı olarak iki yönlü işledi. Ben "Mahalle Baskısı" nı tanımlamaya çalıştım mı? Eh elimden geldiğince. Eksik kalırsa daha sonrada devam etmem mümkün şu an için. Şimdilik bu kadar olsun. Bir şeyi tanımlamak hiç bir zaman yeterli değildir. Eğer bir şey var ise bu bir şey, hele ki toplumsal alandan bir şey ise mutlaka ama mutlaka bir şeye yönelimlidir. Yönelimlilik amaç sorunusu doğurur. Bu yüzden de ikinci sorumu sordum. Mahalle Baskısı'nın amacı nedir? Tanıma bağlı kaldığımız zamanda amacın hiçte iyi niyetli olmadığını görüyoruz. 2. Amaç üzerinden devam etmek isterim. Bakınız yazdığım yazı tam olarak istediğim formatta yayınlanmış değildir. Ben ilk paragrafta bazı kısımları özellikle yatay şekilde yazmıştım. Hani ironik şekilde ne gibi saçmalıkların söz konusu edildiğini göstermek için. Akademide önemli bir isim olan Şerif Mardin? Amacının iyi niyetli olmamasından dolayı ve hedefinin hiçte iyi niyetli olmamasından kaynaklı olarak ciddi bir şeyi ciddiyetsiz bir gazetenin yine en ciddiyetsiz kısmında ( Pazar Eki ) dile getirmiştir. Yani pornografikleşmenin dibini bulmuştur. Keza kime anlattığına bir daha dikkat ediniz. Eğer dikkat ederseniz Şerif Mardin ile bir şekilde hısımlığının olduğunuda göreceksiniz. Yani neden bu şekilde gayri-ciddi ve oldukça pornografik bir yol izlenir. Nedeni tam olarak belirttiğim gibi hedef göstermektir. Yani birilerine elinize silah alabilirsiniz arkadaşlar: İşte şunlar şunlar ve arkadaki bir kaç kişi gibi. Şerif Mardin çok zeki ya. Yardımcıları çok zeki ya. Bizde yuttuk. Eğer size silah çekilirse sizin yapacağınız tek şey vardır. Hedefe vurulmamaktır. Eğer bunu başarırsanız....... Farklı yollar artık sizin insanlığınıza bağlı olarak devreye girer.

Yazan: ayhan  - IP kayıtlı - Üye değil

21.05.2009 - 16:45:45

bir kavrama yüklenmek istenen anlam ile kavramın kenisi tartışmayı ayırd etmeliyiz. bazılarının bu kavram üzerinden yürüttüğü tutuma ben de karşıyım ama bu durum mahalle baskısı gerçeğini tartışmamayı gerektirmez. devlet baskısı nasıl kabul edilemezse mahalle baskısı da kabul edilemez bir olgudur. kimin lehine ve kime karşı olursa olsun baskı ve dayatma sadece iki yüzlü ilişkileri besler. bugünün sözde namus algısı da böyle bir çifte standartçı ahlakı taşımaktadır. toplumsal yozlaşma ve ahlaki oto kontrol arayışlarını başka bir bağlamdan ele alabilmeliyiz. ayhan bilgen

Sayfa: 1

katkı
Yazılar
Pazara Kadar Yeni Anayasa (mı)? [Ayhan Bilgen]
Doğa Cenneti, Turizm Cehennemi ve Bir Çare Olarak İnfak Bilinci [Yavuz Soysal]
Çağın Dini ve Tarihi Sapmaları [Namık Kaya]
Gıybet, Yalan, İftira ve Oruçlu Ağızlarda Kampanya [Ayhan Bilgen]
Siyasi İslam [Yasin Ceylan]
İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
Berhan Şimşek Neyi Bilir? [Mehmet Akdağ]
Krizde 60 Milyon Kişi Yoksullaştı [ntvmsnbc.com]
Referandumda Evet Demek Dinin mi Diyanetin mi Emri? [Ayhan Bilgen]
Sivas Yasında Buluşan Kadınlar [Hidayet Şefkatli Tuksal]
Dindar Solcular [İsmet Berkan]
Orta Ümmet ve Yeni Bir Düzen Kurmak [Yavuz Soysal]
En Büyük Fitne İnkardır [Ayhan Bilgen]
İslami Çevrelere Kürt Sorununda Sorumluluk Çağrısı [Duyuru]
Mezarlık [Mehmet Akdağ]
'Kalp İbresi'ne Şerh Düşüyorum [Hayri Çalağan]
İslami Yorum E-dergisinin Yeni Sayısı [Duyuru]
"Direniş Teolojisi" Kitabı Hakkında [Tarkan Tek]
Allah ‘Eşitliği’ Takdir Etti [İhsan Eliaçık]
Kurbanları Cellâda Dönüştüren Aygıt: Ulus-Devlet [Sami Görendağ]
İşçi Hareketi ve Sendikal Yapılar [Forum Duyurusu]
Aynı Programın İki Yüzü [Yavuz Soysal]
Abdestli Kapitalizmin "Komünistlik" İthamı Neyi Perdeliyor? [Kadir Bal]
Alnınız 'AK' olsun! [Nuray Mert]
Mahallenin Ferisileri [Atilla Fikri Ergun]
Milliyetçilikle Muhafazakarlık Arasına Sıkışan İslam [Ayhan Bilgen]
Site Duyurusu [muslumansol.net]
Adım Zülfikar [Mehmet Akdağ]
Baraj Putu [Ayhan Bilgen]
Post modern Oryantalizm ve Hayvanlık [Mehmet AKDAĞ]
Güneşe Yeniden Selam Vereceğim... [Furuğ Ferruhzad]
Sol ve Kürt Sorunu [Hayri Çalağan]
İslam, Sosyalizmle örtüşür mü ? [Atilla Fikri Ergun]
Kapitalizm, İslam ve Sol [panel duyurusu]
İslami Yorum Dergisi Okuyucuyla Buluşuyor [duyuru]
Biz Kürtler Mertiz. Ya Diğerleri?
Millet Olmak Neyi Gerektirir? [Mehmet Akdağ]
"Sonucunuz Endişe Verici!" [Leyla Karaca Tok]
İslam, Sol ve Kapitalizm [panel duyurusu]
Peygambersiz Günlerin Talihsiz Çocuklarıyız [Namık Kaya]
Sivil ve Demokratik Anayasa Mitingi [duyuru]
İslam ve Sosyalizm - Muhammed Nur Denek
Ekonomi 8 Yıl Sonra Küçüldü [ntvmsnbc]
Yeni Anayasa Mitingi [Ayhan Bilgen]
Dink’in Hayalini Cami Derneği Gerçekleştiriyor [ntvmsnbc ]
Sol ve İslam Yazı Dizisi [Ruşen Çakır]
Marksist Türkiye Solunun Demokrasi ve İslam Anakronizmi yahut İslami Solun Neliği [Namık Kaya]
Halepçe [Mehmet Akdağ]
Bekaroğlu'ndan "Kürt sorunu"na İlişkin Değerlendirmeler [fikirzamani.com]
Toplu Aşk Mezarlığı [Leyla Karaca]
Allah ile Halk Arasında: Sol İslamileşiyor mu? [Akif Beki]
Tarih Okumalarında Yalancı Şahitlik [Ayhan Bilgen]
Tanrı ve Kürtler ve Tepeden Bakan Göz [Mehmet Akdağ]
Deprem Değil; Vahşi Kapitalizm [Peren Birsaygılı]
Ya Barbarlık Ya Sosyalizm [Ömer Faruk]
Kapitalizmin Dönüştürme Süreci ve Cemaatler [Özgün Duruş]
Kapitalizm ve Aşk [Salih Selçuk]
Türkün Geleceği Kürdün Millet Olmasına Bağlıdır [Mehmet Akdağ]
Cami Yolundaki Tekel İşçisini Cip Ezdi [Haber]
Alevilik ve İktidar [Hayri Çalağan]
Fakr: İmandan Korkuya [Lütfi Bergen]
Demokratik Çözüm Demokratik Türkiye Konferansı [Konferans Duyurusu]
Körüklü [Leyla Karaca]
Balçığın Taarruzu ya da İnsanın Ölümü [Lütfi Bergen]
Hz. Ali’nin Torunu Kürtler: ŞEREFLİDİR [Mehmet Akdağ]
Solun yapısal sorunlarını düşünmeye çalışmak… [Ömer Faruk/C. Murat Özgünay]
Plastik Cerrahi Hasta Sırası Muhabbetleri [Leyla Karaca]
Zehra Hanım'ın Işığını Kapatan Jip [Yıldız Ramazanoğlu]
Sohrap Sepehri [Çev.: Nihan Işıker]
Mardin'de İnanç Çalıştayı [Ayhan Bilgen]
Eğitim-Bir-Sen'li Dostlara Yürekten Manifesto
Statükonun Devamı mı Değişim mi? [Mesut Onatlı]
Sistem, Müslümanlar ve Kapitalizm [Atilla Fikri Ergun]
Rüzgârlar Soldan Esiyor [Erol Katırcıoğlu]
"İslamiyet ve Sosyalizm" Tartışmasının Videoları [muslumansol.net]
Bir Güncelleme: Putperestliğin Günümüzdeki Yansımaları [Atilla Fikri Ergun]
Dini ve Seküler Tezlerin Ezeli Arayışı: Adalet Devleti [Namık Kaya]
Zahidin İ'tizali [Lütfi Bergen]
Söylemimiz Siyasallaşıyor [Besim Altunöz]
Kısa Devre [Mehmet Akdağ]
"İslam ve Sosyalizm" Tartışması [Duyuru]
"AVM'lere Mescid İstemiyoruz" [Lütfi Bergen]
Akşam Çökerse Şairin Üstüne [Fikrettinin Yeri]
Gazze ve Kabil [Ayhan Bilgen]
İslamcıların “Kürtler”le İmtihanı [Kadrican Mendi]
Vizyonsuz Müslümanlıkla Nereye Kadar? [Namık Kaya]
Kürtler ve Siyaset [Mehmet Akdağ]
"Bu Defa" Kazanacağız [Muhammed Nur Denek]
Marksist Soldan İslami Solculuğa [Nâmık Kaya]
Stratejik Anarşist – Sorumlu Olma – Borçlu Olma – Hariçten Gazel Okuma [Mehmet Akdağ]
Din ve Evrensel Çözüm Arayışı [Ayhan Bilgen]
Anadolu'da Müslüman Olmak [Lütfi Bergen]
Hırsızlık Caiz mi? [Muhammed Nur Denek]
"Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam" Başlıklı Konferansın Video Görüntüleri [Celal Işık]
"Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam" Başlıklı Konferans Hakkında Bilgilendirme [Celal Işık]
Kerbela [Ayhan Bilgen]
“Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam” [Konferans Duyurusu]
Sipariş Üzerine Kürt Kumaşı Üretmiyoruz [Mehmet Akdağ]
Zenginle Yoksul Arasında 8 Kat Gelir Farkı Var [Bianet]
Müslüman Sol Üzerine [Muhammed Nur Denek]
Başka Semtin Çocukları : “Biz Buraya Ait Değiliz Abi” [Mehmet Akdağ]
Milliyetçi Sol’un Açmazları ve Özgürlükçü Sol [Serdar Aksoy]
Yeni Sol Parti Nasıl Tutar? [Murat Aksoy]
Sağda Tarihsel Bir Kırılma ve Müslüman Vicdanı [Hüseyin Karaca]
En Yoksullar Ama Müslümanlar [Besim Altunöz]
‘Meşveret’in ve ‘Demokrasi’nin İzinden Gitmek [Erol Katırcıoğlu]
Doğum [Mehmet Akdağ]
Komşusu Aç Yatarken Prada Giyen Kimdendir? [Onur Bakır]
Bu Toprakların Partisi [Besim Altunöz]
Sadede Gelelim [Cem Somel]
İstanbul'da Sonbahar ve Louis Althusser [Peren Birsaygılı]
'Allah'ı ve 'Ahlak'ı Yok Saymak Ne Kazandıracak? [Bülent Ayrancı]
Kürt Sorunu Karşısında Türklerin 'Beyaz Dindarları' [Selahattin Üneş]
Direnişçi Zühd [Lütfi Bergen]
21 Kasım Tarihli Tanışma ve Tartışma Toplantısının Notları [muslumansol.net]
21 Kasım Tarihli Tanışma ve Tartışma Toplantısının Fotoğrafları [muslumansol.net]
Toplantı Duyurusu [muslumansol.net]
'Abdestli Kapitalizm' [Ece Temelkuran]
Erol Yarar ve 'Bir Lokma-Bir Hırka' Devri [Yüksel Bayram]
Dinle Ebu’l-Kasım’dan [İhsan Eliaçık]
MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Yarar Hakkında Ekşisözlük'te Yayınlanan Entry'ler
Ebu Zer’in Temsil Ettiği İslam [Mehmet Bekaroğlu'yla Röportaj]
Lanetli Sermaye İmparatorluğu (Muhammed Nur Denek)
Cumhuriyet Fazilettir, Ama... [Ayhan Bilgen]
'Müslüman Elitler Güç ve İktidara Tapınıyor [Dücane Cündioğlu]
Dideban(da) Açarsa Pivok Mostara Örtü Olur [Mehmet Akdağ]
İslam'ın Özü: Adalet [Kitap Duyurusu]
‘Ebuzerleşmeyelim İnşallah’ [İhsan Eliaçık]
İslam'da Bilgi Kaynakları [Ayhan Bilgen]
Dünyadaki Açların Sayısı En Üst Seviyesinde [haber-ntvmsnbc]
Bedevi Müslümanlık [Derviş Keskin]
‘1 Milyar İnsan Hangi Suçundan Dolayı Aç?’ [İhsan Eliaçık]
Ülke(leri)mizde (Hangi) Kriz Derinleşiyor ! [Hayri Kırbaşoğlu]
“Amentü” Şiirine Dair Bir Ufuk Kazanma Denemesi [Metin Tonbul]
İlahiyatçıların sorunu sadece dilde mi? [Ayhan Bilgen]
İslam Tarih Felsefesi [Derviş Keskin]
Nasıl Bir İttihad-ı İslam? [Peren Birsaygılı]
Cami Mahyalarındaki Komik Laiklik [Ayhan Bilgen]
O Mahyaların Altında Namaz Olur mu ? [Yıldıray Oğur]
Ceylan İçin... [Derviş Keskin]
İşsizlik-2 [Yüksel Bayram]
Ah Şiiri bir de Yazılan Şeylerden İbaret Saymasak [Mehmet Akdağ]
İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
Kapitalist Moderniteyle Hesaplaşmadan Özgürleşilemez [Ayhan Bilgen]
İslam Dini [Derviş Keskin]
İşsizlik [ Yüksel Bayram]
Fatiha'nın Diyalektiğe İşaretleri [Lütfi Bergen]
Marksa Göre Din ve Yabancılaşma [Erdoğan Ahmet]
Doğrudan Ortakçı Demokrasi [Derviş Keskin]
İçe dönük, Dışa Dönük Dünyalar [Nabi Yağcı]
Ramazan Programlarında Tasavvuf Etkisi mi ? [Peren Birsaygılı]
Sendikalaşma ve İstihare [Yüksel Bayram]
Ramazan Kelimelerinin Dünyası [İhsan Eliaçık]
İslam Sınıflı Toplumu Reddeder [Muhammed Nur Denek]
Kapitalizm [Derviş Keskin]
Din ve Sol [Cemil Ertem]
Güçlü Ordu, Yeşil Sermaye, 6 -7 Eylül Olayları [Ayhan Bilgen]
Türkiye'de Sağ İdeolojinin Açmazları [Hüseyin Karaca]
Ekşi Sözlük'te muslumansol.net
Orta Toplum’un Çağdaş Toplumsal Yapıları [Derviş Keskin]
"İlahi Kredi": Piyasacı Dindarlığın Kârlı Borsasında Müjdeler! [Serdar Özmen]
Oruç, Bireysel Öz Denetimden Sosyal Sorumluluğa Açılan Kapı Olmadıkça [Ayhan Bilgen]
Sizi Rahatsız Etmekten Nefret Ediyorum [Eduardo Galeano]
İslâm Sosyolojisi (2) [Derviş Keskin]
Kitap Okuyan Kadınlar [Cihan Aktaş]
Gece Vakti Deniz Kenarında Yürüyordum... [Melek Güneş]
Zemzemle Rakı İçilmez!
İslam Sosyolojisi [Derviş Keskin]
Çivisi Çıkmış Dünya / Amin Maalouf [Hüseyin Çakır]
Para tanrısı Mamon [İhsan Eliaçık]
Reddiye [Mehmet Akdağ]
Zengincilik Doktrini, Yoksulluk Hali, Adalet İlkesi ve Siyasetin Yeni Zemini [Kenan Çamurcu]
İslam'ın Özü: Sosyal Adalet [Muhammed Nur Denek]
Uslu Sendikacılar ve Özel İstihdam Büroları [Mehmet Bekaroğlu]
Kardeşlik Kürt Sorununu Nasıl Çözer ? [Selahattin Üneş]
Müteahhit Ali’ler kadar becerikli olamayan fakir Müslüman gençler [Mehmet Akdağ]
Avludan Balkona Çıkan Dindarlık [Dücane Cündioğlu]
Zamanın Ruhu Değişti [İhsan Eliaçık]
Ulus-devlet ve Sol [Mehmet Nuri Durmaz]
'Sol Hep Din Düşmanı Oldu' [Zülfü Dicleli ile Röportaj]
Karıncanın Kanatlanması [Hakan Öztürk]
Sınıfsız Toplumculuk [Derviş Keskin]
Müslümanların Kapitalizmle Hesaplaşmaya Niyetleri Var mı ? [Ayhan Bilgen]
İnönücü CHP Yolun Sonunda: Siyasetin Sol Kanadı Nasıl Temsil Edilecek? [Kenan Çamurcu]
Bizim Bir Aklımız Var mı? [Ali Bulaç]
Ekonomik Adalet Mümkündür [Hasan Köse]
Kaç Paraya Satılıyor [Peren Birsaygılı]
Tarihsel bir Hayal [Talat Ulusoy]
Özgürlükçü Sol ve Din [Serdar Aksoy]
Marx ve Allah Arasında Ali Şeriati [Nathan Coombs]
Akla ve Vicdana Çağrı [Hasan Köse]
evlilik teklifi [Mehmet Akdağ]
Sağcılar ve Solcular ya da İyiler ve Kötüler [Osman Eskicioğlu]
Madımak İçin Vicdan ve Adalet Çağrısı [Muslumansol.net]
Din ve Sağcılık [Mustafa Tekin]
Dünya'yı Mülk; Mülkü Devlet Edinmek [Abdurrahman Arslan]
Islam and the Moral Economy: The Challenge of Capitalism [Kitap Tanıtımı]
Islamic Socialism [Wikipedia'dan]
Mağduriyet [Mehmet Akdağ]
İslam’ı Yıkan Üç Şey (3M) [İhsan Eliaçık]

Bu Kitabı Herkes Okuyamaz! [Taha Enesoğlu]
Mümin Kadınlar ve Mümin Erkekler [Murat Aydoğdu]
Yeşil Rasyonalizm, Sol İslam, Adalet Devleti: Zihnimiz Yeni Siyasi Kavramlara Hazır mı? [Kenan Çamurcu]
BI ŞEV U BI ROJ HİV U TAV [Mehmet Akdağ]
Yalancı Bolluk [Cihan Aktaş]
Karl Marx'a İntihal Suçlaması [Peren Birsaygılı]
Müslüman Sol ve Bir Bardak Su [Yüksel Bayram]
Türklerde Otoriteryenliğin ve İtaatkârlığın Dinî-Kültürel Kökleri [İlhami Güler]
Din Söyleminden Zengin Olunur mu? [İhsan Eliaçık]
İslami Sosyeteye Tepki! [Peren Birsaygılı]
"Para, Onu Sevenleri Her Zaman Terbiye Eder" [Mehmet Eroğlu'yla Röportaj]
Peygamberimiz Neden “Zengin” Değildi ? [İhsan Eliaçık]
Müslümanlar Kimlere Oy Vermez? [Ayhan Bilgen]
Bardakoğlu’nun Zorunlu Din Dersi Israrı Üzerine [Ertuğrul Cenk Gürcan]
"Saadet Partisi'nin Doğal İttifakı Sosyalistler Olabilir" [Besim Altunöz]
Dindarların Sınavı [Selahattin Üneş]
Din ve Siyaset [Zeki Kılıçaslan]
İlhami Güler ve "Direniş Teolojisi" [Talha Hakan Alp]
"Direniş Teolojisi"ne Duyulan İhtiyaç [İlhami Güler]
"Sağ"dan Demokrasiye Yol Çıkar mı ? [Selahattin Üneş]
Adalet, Mağdurlar ve Sol [Erol Katırcıoğlu]
Fahriye Abla ve Mahalle Baskısı [Mehmet Akdağ]
Günümüzün İmamları Nasıl Olmalı? [Mehmet Altan]
Dindarlar [Ahmet Altan]
Sosyalizm İslam’a Uyar mı? [Mustafa Akyol]
The Making of the Muslim Left [Ali Eteraz]
Yeni Muhalif Dil [İhsan Eliaçık]
Musa'nın ve İbrahim'in Sahifeleri [Peren Birsaygılı]
Müslümanla Solcu Aynı Zaafa Sahip [İsmet Özel'le Röportaj]
terk edilmiş vagon [Mehmet Akdağ]
"Muhafazakar Sol": Türk Sağının Kendi Solu [Alper Ecer]
Devrimci Sağ-Muhafazakâr Sol [Mümtaz'er Türköne]
Müslüman-Sol Hareket Üzerine [Hamdi Mert]
"Müslüman Sol" [Ahmet Taşgetiren]
'Müslüman Sol'a Ne Oldu? [Nuray Mert]
Cemaatçi Sol [Lütfi Bergen]
İlk Cinayet [Mehmet Akdağ]
Sağ Elimiz Müslüman Sol Elimiz Kâfir mi? [Arif Bilgin]
Seçimler ve Türkiye'de 'Sol ile 'Sağ' [Eylem Akdeniz]
'Besmele' çekerken… [Fehmi Koru]
Müslüman sol veya sol Müslümanlık [Nuray Mert]
Karikatür - Hakiki Solcular, Gerçek Müslümanlar [Yüksel Bayram]
Soldan Vuruşşş Goooolllll [Fikrettin'in Yeri]
Sosyalizm ve Dini İnanç [Murat Belge]
Solcu ve Müslüman [Murat Belge]
Müslüman Sol-1: İslamdan Sola Yol Çıkar mı? [Fethi Sipahi Tan]
Müslüman Sol-2: İsmet Paşanın Ettiği [Fethi Sipahi Tan]
“Müslüman Sağ” (1) [Cyrano de Bergerac]
Müslüman Sağ (2) [Cyrano de Bergerac]
ÇIKIŞ METNİ
Namaz Kılan Sol [Emre Aköz]
Peki Ya Chawrasizm Nasil ?
Müslüman Solcu Olabilir mi ? [Ayhan Bilgen]
Entegrizm, Diğer Adıyla Yobazlık [Selahattin Üneş]
ÇIKIŞ METNİ
1918’de Bir İslamcı-Sosyalist [Esat Arslan]
Sevgilime Bir Koşu [Mehmet Akdağ]
Nurettin Topçu ve Müslüman Anadolu Sosyalizmi [Ümit Aktaş]
'Ben daima Müslüman bir solcu oldum'
Sol, Laiklik ve Gündelik Demokrasi [Dilaver Demirağ]
Türkiye'de Sol Tabular 1 Pozitivizm solun afyonudur [Dilaver Demirağ]
Solcu olmak, iyi bir Müslüman olmaya engel değil
İslamiyat Dergisi-
Ahmet Hakan’ın Başlattığı Tartışma Tempo’nun Kapağına Taşındı
'İslamcı eşittir sağcı' mı? (2) [Ahmet Hakan]
'İslamcı eşittir sağcı' mı? (3) [Ahmet Hakan]
İnternet Siteleri
Dinle Çatışmayacak Sol Lâzım


Haftanın Sözü

     
Neo: Gözlerim neden acıyor?

Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın.


Matrix filminden  


Reklam ver

Anket
    Güncel gelişmeleri en çok hangi medya kanalından takip ediyorsunuz?

Gazete  0 oy
% 0  
Televizyon  0 oy
% 0  
İnternet  1 oy
% 100  
Diğer  0 oy
% 0  

Toplam: 1 oy kullanıldı.


Reklam ver


 


Ziyaretçi istatistikleri 1 Mayıs 2009 tarihinden itibaren tutulmaktadır. Sitede yayınlanan yazı ve yorumların hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir. Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir. 2009 CopyLEFT Müslüman Sol