MüslümanSol

  katkı

 

Kategoriler
ÇIKIŞ METNİ
Değerlendirme Yazıları
Haberler
Basından
Duyurular
İnternet Siteleri
Edebiyat
Mizah
Kaynakça

En yeni 7 yazı
Doğa Cenneti, Turizm Cehennemi ve Bir Çare Olarak İnfak Bilinci [Yavuz Soysal]
Çağın Dini ve Tarihi Sapmaları [Namık Kaya]
Gıybet, Yalan, İftira ve Oruçlu Ağızlarda Kampanya [Ayhan Bilgen]
Siyasi İslam [Yasin Ceylan]
İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
Berhan Şimşek Neyi Bilir? [Mehmet Akdağ]
Krizde 60 Milyon Kişi Yoksullaştı [ntvmsnbc.com]

En çok okunan 7 Yazı
İslam'ın Özü: Sosyal Adalet [Muhammed Nur Denek]
ÇIKIŞ METNİ
İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
İslam Sınıflı Toplumu Reddeder [Muhammed Nur Denek]
Müslüman Solcu Olabilir mi ? [Ayhan Bilgen]
'Ben daima Müslüman bir solcu oldum'
İslam ve Sosyalizm - Muhammed Nur Denek

Reklam ver

Ziyaretçi sayısı
Online 3
Bugün 76
Toplam 105356

 İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
 

İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]


     
Her ideolojinin tasarladığı, düzeninin sürdürücüsü olarak gördüğü bir insan tipi var.

Liberalizm, sosyalizm, dinler, çeşitli felsefi ekoller, bunların hepsi, yaptığı insan tarifi üzerinden, bir düzen ve insan meydana getirme derdindedir. İdeolojiler insan tarifi yaparken bu tarifin yaşamdaki varlık alanı önemlidir. İnsanı katı teorik bir çerçeve içine hapsederek, onu görevlerini yerine getiren bir robota çevirmek, hiyerarşik düzen içinde her adımını kontrol etmek ya da onu idealler dünyasının dışında tüketen bir yaratık haline getirmek, Allah tarafından yeryüzünde büyük bir özgürlük verilmiş olan insana yakışmaz.

İnsan tasarlanan düzenin bir unsuru, dişlinin bir parçası haline gelirse Chaplin’nin “Modern Zamanlar” filmindeki gibi vida sıkan bir yaratığa dönüşür ve büyük bir yabancılaşmanın içinde insanlığını yitirir. Düşünen, seven, arzulayan, isyan eden derin ve geniş ufuklu bir varlık olan insanı, sahte hedefler koyarak güya ideolojik olan bir efsaneler dünyasına sokmak, neticede bireyin kendi gerçekliği ile tasarlanan dünyanın davranışları arasında bir uçuruma yol açar. Bu parçalı kişilik, ciddi sorunları beraberinde getirir. Bu parçalı kişilikten, varlığı ve zamanı kavrayan, gittiği yönü bilen bütünlüklü bir insana geçiş için kişinin yaşamdaki faaliyetlerinin bir anlamı olmalıdır. İşte ideolojiler, gerçekle tasarlanan arasındaki bu dengeyi tutturamadığı için insanı tüketmektedir.

Piyasa tek tanrıcılığının hakim olduğu düzende, insanın tüm faaliyetleri tüketmeye göre dizayn ediliyor. Sanat, spor, medya, roman, okul, eğlence, bilişim vb. bu tüketim düzenini besleyen unsurlara dönüşüyor. Küresel kapitalizmin insana biçtiği rol, verdiği kimlik, programladığı yaşam, onu, tüm bu özgürlük söylemlerinin aksine, tektipleştiriyor. Ortaya aynı şeyleri yiyen, giyen, dinleyen tüketici-edilgen bir sürü çıkıyor. Piyasa; yerel unsurları, folklorik özellikleri, kültürel değerleri yerle bir edip, oluşturduğu sanal dünyayla, insanın karşısına coğrafyasından, tarihinden, ikliminden uzak, hızla akan, hazcı, rekabetçi bir ortam çıkarıyor.

Piyasanın (liberalizmin) hazcı-rekabetçi bireyi başarılı olduğu ve keyif aldığı sürece bu rutinin içinde soru sormadan ve kendisi ile karşılaşmadan yaşamını sürdürüyor. Ama başarısızlıkla karşılaştığı an çöküntü başlıyor.

Bu yarışma ve mal yığma düzeninde başarının ölçütü paradır. Anneler çocuklarına para ile ilgili hedefler koyar ve çocuklarını para-statü üzerinden değerlendirir. Çocuk yedi yaşından itibaren, anne-babanın piyasa tarafından kirletilmiş zihninin uygulayıcısı olmaya başlar. Çocuk yetiştirilmez, programlanır. Sınavlara, gösterilere, sahte başarılara programlanmış bu robot, büyüdüğünde, başarı ve para putunu kutsayan, büyük sorulara temas etmeyen bir gösteri insanına dönüşecektir. Onun için imaj o kadar önemlidir ki giyiminden duruşuna, ses tonundan yeme-içmesine kadar kendisinin olmayan davranışları sergilemeye başlar. Kişisel gelişim ve gösteri ile desteklenen bu piyasa insanının görüşü, zevkleri ve kurduğu ilişkiler içten gelen bir durum değil, kendisi açısından gerçekçi gibi gözükmekle birlikte aslında görev olarak yapılan sahtelikler tiyatrosudur. Kendisi ile piyasanın oynattığı tiyatro arasındaki bu çatışma, onu bir canavara dönüştürür.

Annesinin istediği gibi, parası olan, mevkisi olan, arabası olan, saygı gören bir çocuk olmuştur. Ama vicdanı örselenmiş, bilinci dumura uğramış, muvazenesini yitirmiş, ilkesiz bir çocuk… Bu bir gaflet halidir. Bir dalıp gitme halidir.

Sahtelikler dünyasının hızlı, cıvıltılı ortamı, ona kendisi ile karşılaşma, yüzleşme imkanı vermez. Dışarıdan bakıldığında başarılı bir insan, içeriden bakıldığında ise karmaşıklaşmış, bölünmüş, parçalı bir kişiliktir.

***

Marksizm bireyin kurtuluşunu toplumsal kurtuluşa bağlar. Toplumsal kurtuluş ile bireysel kurtuluş arasında kurulan bu doğrudan ilişki, toplumsal kurtuluş için yapılan mücadeleyi kutsayarak, bireyi bu kolektif mücadelenin bir parçası olarak gördüğü için bireylerin akibeti mücadelenin başarısına bağlı kalır. Bireyin ihtiyacının sadece ekonomik olduğu düşünüldüğünde ve varlık soruları bir kenara bırakıldığında, mücadele başarılı olsa bile aslında yetersiz kalır.

Bir mahalli kilise papazı Roger Garaudy’e Hıristiyan-Marksist diyalogları sırasında şöyle demiştir: ”Eğer bizler sizin yanınızda değilsek, bu sizin aşırı devrimci oluşunuzdan değil, tam aksine, sizin yeterince devrimci olmayışınızdandır. Bireyin kurtuluşu, ruhun kurtuluşuna bağlıdır”.

Yani insanları ekonomik ve sosyal zincirlerinden kurtarmayı isteyen sosyalizm, daha uzağa giderek ruhsal kurtuluşu da hedef almalıdır.

Diyalektik materyalizm, tarihi determinizm (cebriyecilik), çok kabaca ve esas itibariyle, toplumların değişim ve evriminin üretim, maddi faktör ve etkenlere, sosyo-ekonomik altyapıdaki çelişkilere ve nihayetinde tarihin belirleyiciliği gibi unsurlara bağlı olduğunu açıklar. İnsan irade ve düşüncesinin toplumun değişimine, kaderine müdahalesini nispeten kabul etmez. Hatta bu değişimi, insanın seçebilme ve düşünebilme becerisinin yine nispeten dışında bir neden-sonuç ilişkisine bağlar.

Peki, Kur'an’ın tarif ettiği birey nasıldır? İslam'ın bireyi doğayla ve insanla olan ilişkisinde her şeyden önce büyük bir sorumluluk bilinciyle hareket eder. Çünkü doğa ve doğadan elde edilen ürünler Allah’ın bir emanetidir. Bunlar üzerinde hegemonya kuramaz. Orman, nehir, dağ, deniz, petrol, altın vb. Allah’ın sözsüz ayetleri ve emaneti olduğu için, onları korur, geliştirir ve toplumun yararına kullanır. Dolayısıyla doğanın tüm unsurlarını kâr hırsının, yığma arzusunun verdiği motivasyonla talan eden kapitalizme karşı doğayı koruması gereken Müslüman, kendi içindeki kaleleri kâr hırsı ve mülk tutkusundan uzak tutmalıdır. Mülkiyetle olan ilişki bütün davranışlarında önemli bir belirleyicidir. Onun için fazla mülkü üzerinde bulundurmaz, kirlerinden arınır. Çünkü mülk arzusu öyle bir kirdir ki peşinden tüm karanlıkları getirir.

Toplumsal şirkin ürettiği mülkperest, şehvetperest bir zamanda ve mekanda, rutinin karmaşasına kapılmadan, bu rutinin ürettiği hırsların esareti altında apaçık ayetleri örterek geçiveren yığınların ortasında uyanık bir vicdan, sağlam bir bilinç ile hayatı her alanda cennete çevirme mücadelesi veren Müslüman birey, bunu yaparken kendini toplumdan soyutlamaz, sırça saraylara çekilmez, sorumluluğunu yerine getirmek için halkla beraber olur.

Aksi halde, dinsel ayrıntıların ininde durmadan haram üretip kendisine, ailesine,çevresine en doğal hakları bile yasaklayıp, ahireti kazanma derdi ile bu dünyada kör yaşar. Oysa dünyada kör olan ahirette de kör olacaktır (İsra:72).

İnanılmaz ayrıntılara boğulmuş fıkıh düzenleri, maalesef, etrafına korkak gözlerle bakan insanlar üretmektedir. Kendini ezilenler için ateşe atan Hz. İbrahim, Firavun’la kavga eden Hz. Musa, "Allah’ın evini ticarethaneye çevirdiniz" diyen Hz. İsa, ve gençliğinde Hılful Fudul ile adalet kavgasına başlayan, bu adalet kavgasını Medine’de devlete dönüştüren, Kâbe çetesini yerle bir eden, ’Feggu Ragabe’ şiarıyla köleleri boyunduruklarından kurtaran Hz. Muhammed nerededir?

Adaletin kaleleri Hz. Muhammed, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, ve en çok da Hz. Ebu Zer bir yanda; İslam'ı saltanata çeviren, nimeti jip, dolar, yuro olarak anlayan, eski dinlerin bir sürü saçmalıklarını İslamlarına sokup bunları ritüeller gösterisine çeviren, infak kaçkını, otoriteye tapan, zengin sevicisi, dini-imanı para olan ”ver Allahım ver” deyip duran, kemiksiz, korkak ”Müslümanlar” diğer yanda. Kur'an’ın önerdiği birey hangisidir?

Kur'an’ın tarif ettiği birey, yaptığı işleri bir görev, zorunluluk diye yapmaz. O, imanın verdiği, onda içselleşen adalet ve iyilik duygularıyla bunları kişiliğinde bütünleştirmiştir. Parçalı bir kişilik değildir. İşin özünü bir yana bırakıp görev savma mantığıyla hareket eden kişi ise, aslında Allah’ı kandırdığını düşünen abdestli kapitalizmin ürettiği tip, pazarlık masasında malı götürmek için çeşitli hileler yapan bir tüccar gibidir. Bir de bu parçalanmış kişilik dini tekeline aldı mı... gerisi cinnettir. Dünya işlerinde kılı kırk yaran, katı gerçekçi; din işlerinde alabildiğine soyut, yaşamdan kopuk, büyücü, cinci, kâhin... Oysa Kur'an’ın önerdiği birey dünya ile ahireti birbirine karşıt olarak görmez. İkisi için yapılan işlerin biri realist, biri akıl dışı olamaz. Bunlar arasında bir bütünlük,uyum ve davranış-düşünüş birliği oluşturur.

'Bütünsel bir kişilik için bireyin kendi gerçekliği ile tasarlanan dünya arasında bir uyum olması gerekir' dedik. Bu, Allah’ın yasalarını bilmek ve onunla beraber yürümekle mümkündür. Müslümanın yaptığı her doğru davranış-emek hiçbir şekilde heba olmaz. Müslüman birey halkın çıkarları için mücadele etmenin Allah’ın yanında olmak anlamına geldiğini bildiği için, farklı iki dünya arasında gel-git yaşamaz, onun ibadeti ile yaşamı arasında bir çelişki olamaz.

İnsanlığı hak ettiği yere taşıma, kula kulluğu ortadan kaldırma mücadelesi ile ahret bilinci birleşirse, birey içindeki acabalardan, kuşkulardan kurtulabilir, kendinden emin, ruh bütünlüğüne kavuşmuş bir şekilde yoluna devam edebilir. İslam bu anlamda muhatap olduğu bireyde büyük bir bilinç sıçramasına yol açar. Elbette bu durum, Kur'an’ın doğru anlaşılması üzerinden ortaya çıkan devrimci kişilik için geçerlidir. Kader, sabır, kanaat gibi kavramları, yeryüzündeki tüm kötülükleri cebri, kesin ve değişmez bir anlayışa çevirirse, Kur'an’ın önerdiği bireyin tam aksine; itaatkar, köle, ruhsuz, miskin bir tip ortaya çıkar (mülk yığanlar miskin olmayabilirler; ama köle oldukları kesindir.)

İslam'ın bireyi aciz değildir. Allah’tan başka kimseye kulluk etmeyen, tüm putlarını yıkmış, dinamik, uyanık birisi nasıl aciz olabilir? Milyarlarca insan içinde hiçbir değeri olmayan bir insan değildir o. Hiçbir statüsü olmasa bile, Allah’a karşı sorumluluk bilincini yerine getirirse hem hür ve onurlu bir insana dönüşecektir, hem de karşılığını alacaktır. Dolayısıyla onun için kariyerin önemi yoktur, bürokratik hırslarını yenmiştir: ”Allah’ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah’ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O’nu tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O,tevbeleri çok kabul edendir.”(Nasr:1-3)

İslam tarihsel yaşam boyunca uyuyan, donuk toplumlara dinamizm ve uyanıklık bağışlayacak, aşağılanan, zayıflık ve zillete düşmüş uluslara izzet ve güç verecek bir yeteneğe, kalbi bir imana, sahih bir akideye, köklü ve zengin bir kültüre sahiptir. Hareket, uyanıklık ve akli yenilikçilik sahibi, çağların sürekli ilerisinde olan İslam'ın yetiştirdiği birey, çağına Allah’ın sözünü taşımak, kendisini Kur'an’ın değerler bütünü içerisinde inşa etmek durumundadır. Kur'an’ın kafada örgütlenmesi bu bireyi oluşturacaktır. Şu ayetler bize bir yol gösterebilir: ”Öyleyse kullarıma müjde ver ki onlar sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah’ın kendilerini hidayete erdirdikleridir ve onlar bilinç sahipleridir"(Zümer: 17-18). 'Sözü işitmek ve en güzeline uymak' nedir? Yaşadığı dünyanın, onun sorunlarının farkında olmak, onu güzelleştirecek bir yol tutturmak demektir. Bu, çağının sözünü işitmek ile mümkündür. Ancak bu şekilde bilinç sahibi olunur.

Eğer bulunulan toplumda sömürü ilişkileri sürüyorsa ”hicret” etmelidir. Hicret bilinci, müslümanın yeryüzündeki pozisyonunu belirleyen bir büyük devrimci eylemdir. 'Değiştiremiyorsan git, ve başka bir düzen kur' demektir. Yani kafasındaki dünya ile yaşadığı arasında uyum olmalıdır. Olmazsa, yollara düşmelidir. Böyle olursa kişilik parçalanmaz, sahtelikler ve efsaneler dünyasının karanlıklarına hapsolunmaz.

Tüm boyutları, yapısı ve parçalarıyla şu andaki Müslüman grupların ekseriyetinin aksine, Kur'an Müslüman toplumu şöyle tanımlamaktadır: “Rablerinin (çağrısına) icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, (toplum) işlerini kendi aralarında şura ile yürütenler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler ile haklarına tecavüz edildiği zaman birlik olup karşı koyanlardır. Kötülüğün karşılığı onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup sağlarsa) artık onun ecri Allah’a aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez. Kim de zulme uğradıktan sonra nusret bulursa (hakkını alırsa) artık onlar için aleyhlerine bir yol yoktur"(Şura:38-41).

muslumansol.net      

29  Temmuz  2010 - 10:37:32 -  38 gün önce

 
Okuyan: [195] Yorumlayan: [0] Kategori: [Değerlendirme Yazıları] [Yazdır]


Bu yazı için henüz yorum yapılmamış veya yorum onaylanmamış.


Yorum yap



katkı
Yazılar
Doğa Cenneti, Turizm Cehennemi ve Bir Çare Olarak İnfak Bilinci [Yavuz Soysal]
Çağın Dini ve Tarihi Sapmaları [Namık Kaya]
Gıybet, Yalan, İftira ve Oruçlu Ağızlarda Kampanya [Ayhan Bilgen]
Siyasi İslam [Yasin Ceylan]
İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
Berhan Şimşek Neyi Bilir? [Mehmet Akdağ]
Krizde 60 Milyon Kişi Yoksullaştı [ntvmsnbc.com]
Referandumda Evet Demek Dinin mi Diyanetin mi Emri? [Ayhan Bilgen]
Sivas Yasında Buluşan Kadınlar [Hidayet Şefkatli Tuksal]
Dindar Solcular [İsmet Berkan]
Orta Ümmet ve Yeni Bir Düzen Kurmak [Yavuz Soysal]
En Büyük Fitne İnkardır [Ayhan Bilgen]
İslami Çevrelere Kürt Sorununda Sorumluluk Çağrısı [Duyuru]
Mezarlık [Mehmet Akdağ]
'Kalp İbresi'ne Şerh Düşüyorum [Hayri Çalağan]
İslami Yorum E-dergisinin Yeni Sayısı [Duyuru]
"Direniş Teolojisi" Kitabı Hakkında [Tarkan Tek]
Allah ‘Eşitliği’ Takdir Etti [İhsan Eliaçık]
Kurbanları Cellâda Dönüştüren Aygıt: Ulus-Devlet [Sami Görendağ]
İşçi Hareketi ve Sendikal Yapılar [Forum Duyurusu]
Aynı Programın İki Yüzü [Yavuz Soysal]
Abdestli Kapitalizmin "Komünistlik" İthamı Neyi Perdeliyor? [Kadir Bal]
Alnınız 'AK' olsun! [Nuray Mert]
Mahallenin Ferisileri [Atilla Fikri Ergun]
Milliyetçilikle Muhafazakarlık Arasına Sıkışan İslam [Ayhan Bilgen]
Site Duyurusu [muslumansol.net]
Adım Zülfikar [Mehmet Akdağ]
Baraj Putu [Ayhan Bilgen]
Post modern Oryantalizm ve Hayvanlık [Mehmet AKDAĞ]
Güneşe Yeniden Selam Vereceğim... [Furuğ Ferruhzad]
Sol ve Kürt Sorunu [Hayri Çalağan]
İslam, Sosyalizmle örtüşür mü ? [Atilla Fikri Ergun]
Kapitalizm, İslam ve Sol [panel duyurusu]
İslami Yorum Dergisi Okuyucuyla Buluşuyor [duyuru]
Biz Kürtler Mertiz. Ya Diğerleri?
Millet Olmak Neyi Gerektirir? [Mehmet Akdağ]
"Sonucunuz Endişe Verici!" [Leyla Karaca Tok]
İslam, Sol ve Kapitalizm [panel duyurusu]
Peygambersiz Günlerin Talihsiz Çocuklarıyız [Namık Kaya]
Sivil ve Demokratik Anayasa Mitingi [duyuru]
İslam ve Sosyalizm - Muhammed Nur Denek
Ekonomi 8 Yıl Sonra Küçüldü [ntvmsnbc]
Yeni Anayasa Mitingi [Ayhan Bilgen]
Dink’in Hayalini Cami Derneği Gerçekleştiriyor [ntvmsnbc ]
Sol ve İslam Yazı Dizisi [Ruşen Çakır]
Marksist Türkiye Solunun Demokrasi ve İslam Anakronizmi yahut İslami Solun Neliği [Namık Kaya]
Halepçe [Mehmet Akdağ]
Bekaroğlu'ndan "Kürt sorunu"na İlişkin Değerlendirmeler [fikirzamani.com]
Toplu Aşk Mezarlığı [Leyla Karaca]
Allah ile Halk Arasında: Sol İslamileşiyor mu? [Akif Beki]
Tarih Okumalarında Yalancı Şahitlik [Ayhan Bilgen]
Tanrı ve Kürtler ve Tepeden Bakan Göz [Mehmet Akdağ]
Deprem Değil; Vahşi Kapitalizm [Peren Birsaygılı]
Ya Barbarlık Ya Sosyalizm [Ömer Faruk]
Kapitalizmin Dönüştürme Süreci ve Cemaatler [Özgün Duruş]
Kapitalizm ve Aşk [Salih Selçuk]
Türkün Geleceği Kürdün Millet Olmasına Bağlıdır [Mehmet Akdağ]
Cami Yolundaki Tekel İşçisini Cip Ezdi [Haber]
Alevilik ve İktidar [Hayri Çalağan]
Fakr: İmandan Korkuya [Lütfi Bergen]
Demokratik Çözüm Demokratik Türkiye Konferansı [Konferans Duyurusu]
Körüklü [Leyla Karaca]
Balçığın Taarruzu ya da İnsanın Ölümü [Lütfi Bergen]
Hz. Ali’nin Torunu Kürtler: ŞEREFLİDİR [Mehmet Akdağ]
Solun yapısal sorunlarını düşünmeye çalışmak… [Ömer Faruk/C. Murat Özgünay]
Plastik Cerrahi Hasta Sırası Muhabbetleri [Leyla Karaca]
Zehra Hanım'ın Işığını Kapatan Jip [Yıldız Ramazanoğlu]
Sohrap Sepehri [Çev.: Nihan Işıker]
Mardin'de İnanç Çalıştayı [Ayhan Bilgen]
Eğitim-Bir-Sen'li Dostlara Yürekten Manifesto
Statükonun Devamı mı Değişim mi? [Mesut Onatlı]
Sistem, Müslümanlar ve Kapitalizm [Atilla Fikri Ergun]
Rüzgârlar Soldan Esiyor [Erol Katırcıoğlu]
"İslamiyet ve Sosyalizm" Tartışmasının Videoları [muslumansol.net]
Bir Güncelleme: Putperestliğin Günümüzdeki Yansımaları [Atilla Fikri Ergun]
Dini ve Seküler Tezlerin Ezeli Arayışı: Adalet Devleti [Namık Kaya]
Zahidin İ'tizali [Lütfi Bergen]
Söylemimiz Siyasallaşıyor [Besim Altunöz]
Kısa Devre [Mehmet Akdağ]
"İslam ve Sosyalizm" Tartışması [Duyuru]
"AVM'lere Mescid İstemiyoruz" [Lütfi Bergen]
Akşam Çökerse Şairin Üstüne [Fikrettinin Yeri]
Gazze ve Kabil [Ayhan Bilgen]
İslamcıların “Kürtler”le İmtihanı [Kadrican Mendi]
Vizyonsuz Müslümanlıkla Nereye Kadar? [Namık Kaya]
Kürtler ve Siyaset [Mehmet Akdağ]
"Bu Defa" Kazanacağız [Muhammed Nur Denek]
Marksist Soldan İslami Solculuğa [Nâmık Kaya]
Stratejik Anarşist – Sorumlu Olma – Borçlu Olma – Hariçten Gazel Okuma [Mehmet Akdağ]
Din ve Evrensel Çözüm Arayışı [Ayhan Bilgen]
Anadolu'da Müslüman Olmak [Lütfi Bergen]
Hırsızlık Caiz mi? [Muhammed Nur Denek]
"Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam" Başlıklı Konferansın Video Görüntüleri [Celal Işık]
"Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam" Başlıklı Konferans Hakkında Bilgilendirme [Celal Işık]
Kerbela [Ayhan Bilgen]
“Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam” [Konferans Duyurusu]
Sipariş Üzerine Kürt Kumaşı Üretmiyoruz [Mehmet Akdağ]
Zenginle Yoksul Arasında 8 Kat Gelir Farkı Var [Bianet]
Müslüman Sol Üzerine [Muhammed Nur Denek]
Başka Semtin Çocukları : “Biz Buraya Ait Değiliz Abi” [Mehmet Akdağ]
Milliyetçi Sol’un Açmazları ve Özgürlükçü Sol [Serdar Aksoy]
Yeni Sol Parti Nasıl Tutar? [Murat Aksoy]
Sağda Tarihsel Bir Kırılma ve Müslüman Vicdanı [Hüseyin Karaca]
En Yoksullar Ama Müslümanlar [Besim Altunöz]
‘Meşveret’in ve ‘Demokrasi’nin İzinden Gitmek [Erol Katırcıoğlu]
Doğum [Mehmet Akdağ]
Komşusu Aç Yatarken Prada Giyen Kimdendir? [Onur Bakır]
Bu Toprakların Partisi [Besim Altunöz]
Sadede Gelelim [Cem Somel]
İstanbul'da Sonbahar ve Louis Althusser [Peren Birsaygılı]
'Allah'ı ve 'Ahlak'ı Yok Saymak Ne Kazandıracak? [Bülent Ayrancı]
Kürt Sorunu Karşısında Türklerin 'Beyaz Dindarları' [Selahattin Üneş]
Direnişçi Zühd [Lütfi Bergen]
21 Kasım Tarihli Tanışma ve Tartışma Toplantısının Notları [muslumansol.net]
21 Kasım Tarihli Tanışma ve Tartışma Toplantısının Fotoğrafları [muslumansol.net]
Toplantı Duyurusu [muslumansol.net]
'Abdestli Kapitalizm' [Ece Temelkuran]
Erol Yarar ve 'Bir Lokma-Bir Hırka' Devri [Yüksel Bayram]
Dinle Ebu’l-Kasım’dan [İhsan Eliaçık]
MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Yarar Hakkında Ekşisözlük'te Yayınlanan Entry'ler
Ebu Zer’in Temsil Ettiği İslam [Mehmet Bekaroğlu'yla Röportaj]
Lanetli Sermaye İmparatorluğu (Muhammed Nur Denek)
Cumhuriyet Fazilettir, Ama... [Ayhan Bilgen]
'Müslüman Elitler Güç ve İktidara Tapınıyor [Dücane Cündioğlu]
Dideban(da) Açarsa Pivok Mostara Örtü Olur [Mehmet Akdağ]
İslam'ın Özü: Adalet [Kitap Duyurusu]
‘Ebuzerleşmeyelim İnşallah’ [İhsan Eliaçık]
İslam'da Bilgi Kaynakları [Ayhan Bilgen]
Dünyadaki Açların Sayısı En Üst Seviyesinde [haber-ntvmsnbc]
Bedevi Müslümanlık [Derviş Keskin]
‘1 Milyar İnsan Hangi Suçundan Dolayı Aç?’ [İhsan Eliaçık]
Ülke(leri)mizde (Hangi) Kriz Derinleşiyor ! [Hayri Kırbaşoğlu]
“Amentü” Şiirine Dair Bir Ufuk Kazanma Denemesi [Metin Tonbul]
İlahiyatçıların sorunu sadece dilde mi? [Ayhan Bilgen]
İslam Tarih Felsefesi [Derviş Keskin]
Nasıl Bir İttihad-ı İslam? [Peren Birsaygılı]
Cami Mahyalarındaki Komik Laiklik [Ayhan Bilgen]
O Mahyaların Altında Namaz Olur mu ? [Yıldıray Oğur]
Ceylan İçin... [Derviş Keskin]
İşsizlik-2 [Yüksel Bayram]
Ah Şiiri bir de Yazılan Şeylerden İbaret Saymasak [Mehmet Akdağ]
İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
Kapitalist Moderniteyle Hesaplaşmadan Özgürleşilemez [Ayhan Bilgen]
İslam Dini [Derviş Keskin]
İşsizlik [ Yüksel Bayram]
Fatiha'nın Diyalektiğe İşaretleri [Lütfi Bergen]
Marksa Göre Din ve Yabancılaşma [Erdoğan Ahmet]
Doğrudan Ortakçı Demokrasi [Derviş Keskin]
İçe dönük, Dışa Dönük Dünyalar [Nabi Yağcı]
Ramazan Programlarında Tasavvuf Etkisi mi ? [Peren Birsaygılı]
Sendikalaşma ve İstihare [Yüksel Bayram]
Ramazan Kelimelerinin Dünyası [İhsan Eliaçık]
İslam Sınıflı Toplumu Reddeder [Muhammed Nur Denek]
Kapitalizm [Derviş Keskin]
Din ve Sol [Cemil Ertem]
Güçlü Ordu, Yeşil Sermaye, 6 -7 Eylül Olayları [Ayhan Bilgen]
Türkiye'de Sağ İdeolojinin Açmazları [Hüseyin Karaca]
Ekşi Sözlük'te muslumansol.net
Orta Toplum’un Çağdaş Toplumsal Yapıları [Derviş Keskin]
"İlahi Kredi": Piyasacı Dindarlığın Kârlı Borsasında Müjdeler! [Serdar Özmen]
Oruç, Bireysel Öz Denetimden Sosyal Sorumluluğa Açılan Kapı Olmadıkça [Ayhan Bilgen]
Sizi Rahatsız Etmekten Nefret Ediyorum [Eduardo Galeano]
İslâm Sosyolojisi (2) [Derviş Keskin]
Kitap Okuyan Kadınlar [Cihan Aktaş]
Gece Vakti Deniz Kenarında Yürüyordum... [Melek Güneş]
Zemzemle Rakı İçilmez!
İslam Sosyolojisi [Derviş Keskin]
Çivisi Çıkmış Dünya / Amin Maalouf [Hüseyin Çakır]
Para tanrısı Mamon [İhsan Eliaçık]
Reddiye [Mehmet Akdağ]
Zengincilik Doktrini, Yoksulluk Hali, Adalet İlkesi ve Siyasetin Yeni Zemini [Kenan Çamurcu]
İslam'ın Özü: Sosyal Adalet [Muhammed Nur Denek]
Uslu Sendikacılar ve Özel İstihdam Büroları [Mehmet Bekaroğlu]
Kardeşlik Kürt Sorununu Nasıl Çözer ? [Selahattin Üneş]
Müteahhit Ali’ler kadar becerikli olamayan fakir Müslüman gençler [Mehmet Akdağ]
Avludan Balkona Çıkan Dindarlık [Dücane Cündioğlu]
Zamanın Ruhu Değişti [İhsan Eliaçık]
Ulus-devlet ve Sol [Mehmet Nuri Durmaz]
'Sol Hep Din Düşmanı Oldu' [Zülfü Dicleli ile Röportaj]
Karıncanın Kanatlanması [Hakan Öztürk]
Sınıfsız Toplumculuk [Derviş Keskin]
Müslümanların Kapitalizmle Hesaplaşmaya Niyetleri Var mı ? [Ayhan Bilgen]
İnönücü CHP Yolun Sonunda: Siyasetin Sol Kanadı Nasıl Temsil Edilecek? [Kenan Çamurcu]
Bizim Bir Aklımız Var mı? [Ali Bulaç]
Ekonomik Adalet Mümkündür [Hasan Köse]
Kaç Paraya Satılıyor [Peren Birsaygılı]
Tarihsel bir Hayal [Talat Ulusoy]
Özgürlükçü Sol ve Din [Serdar Aksoy]
Marx ve Allah Arasında Ali Şeriati [Nathan Coombs]
Akla ve Vicdana Çağrı [Hasan Köse]
evlilik teklifi [Mehmet Akdağ]
Sağcılar ve Solcular ya da İyiler ve Kötüler [Osman Eskicioğlu]
Madımak İçin Vicdan ve Adalet Çağrısı [Muslumansol.net]
Din ve Sağcılık [Mustafa Tekin]
Dünya'yı Mülk; Mülkü Devlet Edinmek [Abdurrahman Arslan]
Islam and the Moral Economy: The Challenge of Capitalism [Kitap Tanıtımı]
Islamic Socialism [Wikipedia'dan]
Mağduriyet [Mehmet Akdağ]
İslam’ı Yıkan Üç Şey (3M) [İhsan Eliaçık]

Bu Kitabı Herkes Okuyamaz! [Taha Enesoğlu]
Mümin Kadınlar ve Mümin Erkekler [Murat Aydoğdu]
Yeşil Rasyonalizm, Sol İslam, Adalet Devleti: Zihnimiz Yeni Siyasi Kavramlara Hazır mı? [Kenan Çamurcu]
BI ŞEV U BI ROJ HİV U TAV [Mehmet Akdağ]
Yalancı Bolluk [Cihan Aktaş]
Karl Marx'a İntihal Suçlaması [Peren Birsaygılı]
Müslüman Sol ve Bir Bardak Su [Yüksel Bayram]
Türklerde Otoriteryenliğin ve İtaatkârlığın Dinî-Kültürel Kökleri [İlhami Güler]
Din Söyleminden Zengin Olunur mu? [İhsan Eliaçık]
İslami Sosyeteye Tepki! [Peren Birsaygılı]
"Para, Onu Sevenleri Her Zaman Terbiye Eder" [Mehmet Eroğlu'yla Röportaj]
Peygamberimiz Neden “Zengin” Değildi ? [İhsan Eliaçık]
Müslümanlar Kimlere Oy Vermez? [Ayhan Bilgen]
Bardakoğlu’nun Zorunlu Din Dersi Israrı Üzerine [Ertuğrul Cenk Gürcan]
"Saadet Partisi'nin Doğal İttifakı Sosyalistler Olabilir" [Besim Altunöz]
Dindarların Sınavı [Selahattin Üneş]
Din ve Siyaset [Zeki Kılıçaslan]
İlhami Güler ve "Direniş Teolojisi" [Talha Hakan Alp]
"Direniş Teolojisi"ne Duyulan İhtiyaç [İlhami Güler]
"Sağ"dan Demokrasiye Yol Çıkar mı ? [Selahattin Üneş]
Adalet, Mağdurlar ve Sol [Erol Katırcıoğlu]
Fahriye Abla ve Mahalle Baskısı [Mehmet Akdağ]
Günümüzün İmamları Nasıl Olmalı? [Mehmet Altan]
Dindarlar [Ahmet Altan]
Sosyalizm İslam’a Uyar mı? [Mustafa Akyol]
The Making of the Muslim Left [Ali Eteraz]
Yeni Muhalif Dil [İhsan Eliaçık]
Musa'nın ve İbrahim'in Sahifeleri [Peren Birsaygılı]
Müslümanla Solcu Aynı Zaafa Sahip [İsmet Özel'le Röportaj]
terk edilmiş vagon [Mehmet Akdağ]
"Muhafazakar Sol": Türk Sağının Kendi Solu [Alper Ecer]
Devrimci Sağ-Muhafazakâr Sol [Mümtaz'er Türköne]
Müslüman-Sol Hareket Üzerine [Hamdi Mert]
"Müslüman Sol" [Ahmet Taşgetiren]
'Müslüman Sol'a Ne Oldu? [Nuray Mert]
Cemaatçi Sol [Lütfi Bergen]
İlk Cinayet [Mehmet Akdağ]
Sağ Elimiz Müslüman Sol Elimiz Kâfir mi? [Arif Bilgin]
Seçimler ve Türkiye'de 'Sol ile 'Sağ' [Eylem Akdeniz]
'Besmele' çekerken… [Fehmi Koru]
Müslüman sol veya sol Müslümanlık [Nuray Mert]
Karikatür - Hakiki Solcular, Gerçek Müslümanlar [Yüksel Bayram]
Soldan Vuruşşş Goooolllll [Fikrettin'in Yeri]
Sosyalizm ve Dini İnanç [Murat Belge]
Solcu ve Müslüman [Murat Belge]
Müslüman Sol-1: İslamdan Sola Yol Çıkar mı? [Fethi Sipahi Tan]
Müslüman Sol-2: İsmet Paşanın Ettiği [Fethi Sipahi Tan]
“Müslüman Sağ” (1) [Cyrano de Bergerac]
Müslüman Sağ (2) [Cyrano de Bergerac]
ÇIKIŞ METNİ
Namaz Kılan Sol [Emre Aköz]
Peki Ya Chawrasizm Nasil ?
Müslüman Solcu Olabilir mi ? [Ayhan Bilgen]
Entegrizm, Diğer Adıyla Yobazlık [Selahattin Üneş]
ÇIKIŞ METNİ
1918’de Bir İslamcı-Sosyalist [Esat Arslan]
Sevgilime Bir Koşu [Mehmet Akdağ]
Nurettin Topçu ve Müslüman Anadolu Sosyalizmi [Ümit Aktaş]
'Ben daima Müslüman bir solcu oldum'
Sol, Laiklik ve Gündelik Demokrasi [Dilaver Demirağ]
Türkiye'de Sol Tabular 1 Pozitivizm solun afyonudur [Dilaver Demirağ]
Solcu olmak, iyi bir Müslüman olmaya engel değil
İslamiyat Dergisi-
Ahmet Hakan’ın Başlattığı Tartışma Tempo’nun Kapağına Taşındı
'İslamcı eşittir sağcı' mı? (2) [Ahmet Hakan]
'İslamcı eşittir sağcı' mı? (3) [Ahmet Hakan]
İnternet Siteleri
Dinle Çatışmayacak Sol Lâzım


Haftanın Sözü

     
Neo: Gözlerim neden acıyor?

Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın.


Matrix filminden  


Reklam ver

Anket
    Referandumda hangi yönde oy kullanmayı düşünüyorsunuz?

Evet  38 oy
% 40  
Hayır  38 oy
% 40  
Oy kullanmayı düşünmüyorum  18 oy
% 19  

Toplam: 94 oy kullanıldı.


Reklam ver


 


Ziyaretçi istatistikleri 1 Mayıs 2009 tarihinden itibaren tutulmaktadır. Sitede yayınlanan yazı ve yorumların hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir. Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir. 2009 CopyLEFT Müslüman Sol