Baraj Putu [Ayhan Bilgen]
Bugünkü istikrarı (!) seçim barajına mı borçluyuz ? İstikrar ne demektir ? Ülkede bir istikrardan bahsedeceksek kimin istikrarı söz konusu? Halkın, ezilenlerin, haksızlığa, ayrımcılığa uğrayanların penceresinden baktığınızda istikrar ne anlam ifade eder? Evet, ben istikrar totemi ve seçim barajı putundan bahsedeceğim.
Put tanımlaması bazı okuyucularımız tarafından ağır karşılanmış olabilir. Hiçbir surette hakaret içermiyor. Ben bir insan hakları savunucusu olarak putlara inanma hakkına saygı duyuyorum. Putperestliğin de öyle sanıldığı gibi yüzyıllar öncesinde kalmış bir inanç olduğunu düşünmüyorum. Yıllar önce Ahmet Altan’ın kaleme aldığı manifesto niteliğinde bir yazı vardı. “Ey halkım, Allah'a inanıyor ama putlara tapıyorsunuz, güce boyun eğiyorsunuz” gibi ifadeler yer alıyordu. İlkel putperestlikte yani tek tanrılı dinler öncesi dönemde yaşananların bugünkü modern dünyada yaşananlardan daha açık olduğunu düşünüyorum. Helvadan yapılan putlarla ilgili anlatımları çoğumuz duymuşuzdur. Çok sıkıştığında kendisine hayrı olmayan putunu yemek zorunda kalan kabilelerin tutumu bizimkinden çok da farklı değil.
İnsanlığın elle tutulur, gözle görülür bir güce inanma ve onun arkasına sığınma ihtiyacı belki de doğasında bulunmaktadır. En zor mücadele edilebilir olansa insanın kendi içinde besleyip büyüttüğü putlardır. Eskilerin deyimi ile nefs. İnsanın kendini gerçekleştirmesinin, geliştirmesinin önündeki en önemli engel. Korkuları, yersiz kaygıları besleyen duygular. Bu duyguların toplumsal kabullere dönüşmesi ise bambaşka bir durumu ortaya çıkarır.
Modern Türkiye’nin putları insanlığın evrensel değerlerinin oldukça gerisinde kalmıştır. Anayasalara koyulan değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilkeler aslında birer modern put olarak önümüzde durmaktadır. Devletin putlarını kendi putları olarak kabullenmenin ötesinde bir diyeceği olmayanların siyasal iddialarının, alternatif olma imkanı söz konusu değildir. Bütün mesele o putların kimler eliyle, kimlerin marifetiyle ayakta tutulduğudur bu noktadan sonra.
Seçim barajı putu ile yüzleşmekten kaçmanın bedelini çok ağır faturalar ödememize rağmen öğrenmek istemiyoruz.
Anadolu coğrafyasında Bizans ordularının korkusu ile inançlarını saklamak zorunda kalan kavimlerin torunlarıyız belki. Ya da Orta Asya’dan getirdiğimiz şaman inancının İslam sosu ile örtülmüş bilinç altını yaşatıyoruz. Putlarla mücadele konusunda İbrahim Peygamber'e atfedilen hikayeyi dilden dile aktarır ama bir türlü güncel bir pencereden ele almaya yanaşmayız.
Benim kimsenin putlarına dil uzatmak gibi bir niyetim yok. Ama birilerinin kendi putlarını bizim hayatımızı zehir etmek için dayatmasına da asla boyun eğmemeliyiz. Özgürce, onurluca, insanca yaşayabilmek için. Müslümanca, sosyalistçe, demokratça tanımlamalarını bir tarafa bırakıyorum.
|