Sohrap Sepehri [Çev.: Nihan Işıker]
aydınlık, ben, çiçek, su
Bulut yok,
Rüzgâr da
Oturmuşum havuzun kenarına
Gezinen balıklar, aydınlık, ben, çiçek, su
Berraklığı yaşam salkımının…
Annem reyhan topluyor,
Ekmek, reyhan, peynir,
Bulutsuz bir gökyüzü,
Nemli şebboylar…
Kurtuluş yakında: Avludaki çiçeklerin arasında…
Bakır kâsedeki nur parıltılarını nasılda saçıyor!
Merdiven, yüksek duvarın tepesinden,
Alıp yere indiriyor sabahı.
Her şey bir tebessümün ardında gizli,
Zaman duvarının bir penceresi var,
Çehrem zuhur ediyor oradan.
Bir şeyler var ama bilmiyorum,
Biliyorum, koparırsam yeşili öleceğim.
Yükseliyorum ta doruklara,
Tamamen tüy ve kanadım.
Karanlıklarda yol görüyorum,
Bense fenerim.
Işık ve kum doluyum,
Ve de ağaçlık dolu…
Yolla, köprüyle, ırmakla, dalgayla
Sudaki yaprağın gölgesiyle doluyum,
Oysa kalbim ne kadar da yalnız…
Temrin dergisi – 2010 Ocak sayısında yayınlanmıştır.
Çeviri şiirini bizim ile paylaştığı için sayın Nihan IŞIKER'e teşekkür ederiz. |