MüslümanSol

  katkı

 

Kategoriler
ÇIKIŞ METNİ
Değerlendirme Yazıları
Haberler
Basından
Duyurular
İnternet Siteleri
Edebiyat
Mizah
Kaynakça

En yeni 7 yazı
Doğa Cenneti, Turizm Cehennemi ve Bir Çare Olarak İnfak Bilinci [Yavuz Soysal]
Çağın Dini ve Tarihi Sapmaları [Namık Kaya]
Gıybet, Yalan, İftira ve Oruçlu Ağızlarda Kampanya [Ayhan Bilgen]
Siyasi İslam [Yasin Ceylan]
İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
Berhan Şimşek Neyi Bilir? [Mehmet Akdağ]
Krizde 60 Milyon Kişi Yoksullaştı [ntvmsnbc.com]

En çok okunan 7 Yazı
İslam'ın Özü: Sosyal Adalet [Muhammed Nur Denek]
ÇIKIŞ METNİ
İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
İslam Sınıflı Toplumu Reddeder [Muhammed Nur Denek]
Müslüman Solcu Olabilir mi ? [Ayhan Bilgen]
'Ben daima Müslüman bir solcu oldum'
İslam ve Sosyalizm - Muhammed Nur Denek

Reklam ver

Ziyaretçi sayısı
Online 3
Bugün 114
Toplam 106984

 Dini ve Seküler Tezlerin Ezeli Arayışı: Adalet Devleti [Namık Kaya]
 

Dini ve Seküler Tezlerin Ezeli Arayışı: Adalet Devleti [Namık Kaya]


     
Müslümanların siyasi tarihini dikkate aldığımızda karşımıza üç farklı siyaset kurgusu çıkar. Sünni saltanat ideolojisi, Şii imamet doktrini ve Mutezilî siyaset felsefesi. Bunlardan ilk ikisi tarihte denenmiştir. Ancak Mutezilî siyaset felsefesi, maalesef kısa dönemli bir devlet tecrübesi dışında uygulanma imkanından mahrum bırakılmıştır. Basra Mutezile ekolünün kısa süreli tecrübesini yansıtan bu devre, sağlıklı bir deneyim sürecini yaşayamamıştır. Zira devrin iktidarları Mutezilî siyaset felsefesinin devamını, muktedir olmalarının önünde ciddi bir engel olarak görmüşlerdir.

Sünni saltanat ideolojisinin mucidi Muaviye, kendisinin saltanata Allah tarafından layık görüldüğü için getirildiğini iddia etmiş ve cebriye ekolüne fikir babalığı yaparak bu anlayışını dinileştirme çabası sergilemiştir. Yani “ümmet, Allah’ın, başlarına geçmesini murad ettiği Muaviye’yi -zoraki de olsa- kabullenmek zorundadır“ tarzında bir anlayış Sünni saltanat ideolojisinin temelini oluşturmuştur. Bu tarihi argüman onların zulmüne karşı gelen Abbasiler’in de zamanla ideolojileri olmuş ve saltanatçı hilafet kurumlaştırılmıştır. Emeviler, 'Ümeyye oğullarının sultan olmasını Allah istemiştir' diyerek Allah’a iftira atarlarken; Abbasiler, aynı sonuca başka bir açıdan İlahi irade ile beşeri irade birlikteliğine vurgu yaparak “Allah istemeseydi başınıza bizi sultan yapmazdı; madem ki size sultanız demek ki Allah’ın iradesi bu yönde tecelli etmiştir.“ diye saltanatçı anlayışlarına meşruiyet aramışlardır. Zamanla İslam coğrafyasında bu zorlama yorum sözde genel mutabakatla (icma) kabul görmüştür. Ehli Sünnet ekolünün de siyasi misyonu Şafii ve Gazali realitesiyle birlikte bu çerçevede geliştirilmiştir. Yani “var olan sistemi Kur’an açısından değerlendirmek“ değil, mevcut yapıya İslam cilası vurmak hedeflenmiştir..

Sünnilik’e karşıt cephe olan Şia, devlet başkanlığını Hz. Ali soyundan gelen efsanevi liderlere bağlayarak muhalefet bayrağı açmıştır. Ancak zamanla bunun ütopya olduğunu anlayan Şia, yine de insanların zihninde kıyam bilincini taze tutması sebebiyle imamet mitolojisinde ısrar etmiştir. Sünniler’de “dînî bir devlet“ anlayışı oluşurken, Şiiler’de “din devleti“ fikri hakim olmuştur. Sünniler Ortodoks bir yapı arz ederken Şiiler Katolik bir yapılanma göstermişlerdir. Şiiler’in efsanevi imamlar silsilesiyle Katolikler’in karizmatik papalar kültü aynı çizgiyi içerir. Sünniler’in “yeryüzünde tanrının kılıcı olan padişahlık“ anlayışıyla Ortodokslar’ın “tanrı emrini yeryüzünde gerçekleştiren ve tanrının güç sembolleri olan krallar“ anlayışı aynıdır. Ancak Protestanlık serüvenini yaşayan Hristiyanlık gibi İslam dünyası Mutezile siyaset felsefesini yaşama imkanı bulamamıştır. Batı, dini papaların elinden ve kralların korumasından Protestan akımlar aracılığıyla kurtarırken İslam dünyasında din padişahların korumacılığından ve karizmatik imamların/tarikat şeyhlerinin/cemaat liderlerinin tekelinden uzaklaştırılamamıştır. Padişahlar, kendi adaletsiz uygulamalarına başkaldıran halkı ezmeye giderken bile Şeyhü’l-İslamlar’ın fetvasıyla yola çıkmışlardır. Halbuki bu fetvaların amacı yapılan işin ne kadar dini içerik taşıdığını gösterme cilasıydı. Cilanın hedefindeyse saltanat zulmüne isyan eden insanların feryatlarını bastırmak vardı. Batı’nın Kalvinist ve Angilikan yorumlu Protestan anlayışı Batı’da zihinsel reformu ürettiği içindir ki Batı Katolik ve Ortodoks saplantılarından kurtulmuştur. Batı’da laisizme giden yollar böylece açılmıştır. Bu sebeple Batı açısından laisizm akla, vicdana ve doğruya kaçıştır.

İslam aleminde Sünnilik’in dini devleti ile Şiilik’in din devleti projesine esastan karşı çıkıp devleti “dini bir farziyet“ anlayışıyla kabul etmeyerek “adalet, barış, savunma ekseninde toplumsal bir kurum/tüzel kişilik“ kabul eden Mutezilî görüş, maalesef bastırılmıştır. Henüz İslam’ın daha üçüncü asrında boy gösteren bu anlayış imha edilmeseydi Batı’nın bugün ulaştığı demokratik ve teknolojik zirve bize nasip olacaktı. İslam dünyası kendi evladını kesip yiyen zalim bir anayı andırdığı için geri kalmaya mahkum olmuştur. Tarihsel süreçte Matüridi’nin “Te’vilat-ı Kur’an“ ve “Kitabu’t-Tevhid“ adlı eserleriyle Müslüman filozofların mirası Mutezile fikriyatıyla sentezlenerek ele alınsaydı Müslümanların akılcı damarı çok erken zamanlarda dünyamızı aydınlatacaktı. Batı’da XVIII.yy’da baş gösteren sistemli gelişimcilik, İslam dünyasında Mutezile kanalıyla VIII-IX. yy’larda ortaya çıkmıştı. Mutezile, devlete maslahat prensibiyle bakıyordu. Yani hukukta “değerlerin devamlılığını ama kanunların değişebilirliğini“ öne sürüyordu. Maslahat prensibi XVIII.yy’da Hint Alt-Kıtası’ndan Şah Veliyullah Dehlevi kanalıyla dillendirilene kadar da cesaretle gündeme getirilemedi. Dehlevi, “Din değişmez, şeriat (yasa, hukuk kuralı) değişir“ diyerek toplumda maslahatı tercüme etti. Yani Kur’an’daki yasaklar ve emirler “sosyal adalet ve barışı, can ve mal güvenliğini, akıl ve beden sağlığını“ esas alan tedbirler olup Kur’an’daki hukuk kurallarının değişebileceğini ancak tanrısal amaç ve ilkelerin sabit kalacağını vurguladı. Muhammed İkbal’in “Dini Düşüncenin Yeniden Doğuşu“ kitabıyla da bu düşünce İslam coğrafyasında küllerinden silkinmeye başladı. Osmanlı’nın son dönem İslam hukukçularından ve Cumhuriyet’in ilk mebuslarından İzmir milletvekili Seyid Bey ile Mehmet Akif Ersoy bu düşünceyi Türkiye özelinde seslendiren isimler oldular.

Müslüman Mutezilî görüşe göre devlet “ahlak ve adalet“ ile yaşar. Ahlak bireyin, adalet devletin vazgeçilmezidir. Herkesin özel iyisi olabilir, ancak devlet ortak iyinin iktidarını savunur. Mesela başı örtmek özel iyidir, başı açmak da özel iyidir. Ancak göğüsleri ve cinsel bölgeyi örtmek ortak iyidir. Burada devlet ortak iyinin egemenliğini toplumda uygulatır, ancak özel iyilere asla müdahele etmez. Özel iyiler ortak iyi içine entegre edilir. Günümüzde İran ve Taliban Afganistan’ında zorla başı kapatmalar, Türkiye ve Tunus’ta başı zorla açtırmalar ne laiklikle ne de İslam'la örtüşür. Her ikisi hem devlet faşizminin hem de ilkel bir zihniyetin ürünüdür. Devletin alması gereken tavır, kişinin ortak iyi çerçevesinde giyindikten sonra başının açık veya kapalılığı gibi bir özel iyiyi ortak iyi içinde entegre etmektir. Gerçekte başın örtülü oluşu yahut açıklığı; hava atma, baskı yapma, aydınlık sembolü olma gibi komik ve bilimsel ciddiyetten uzak saplantılardan arındırılarak ele alınmalıdır. Devletin görevi bu tür entegrasyon çalışmalarına katkı sağlamaktır. Çünkü devletin varlık amacı da ruh ve beden sağlığı yerinde, huzurlu bir toplumun inşa edilmesine kurumsal ve hukuksal katkı sağlamaktır.

Müslüman Mutezilî görüşe göre devlet insan ile hayvanı ayırır. Yani onlar insan alemine hayvancı bir serbestlik benzerliğiyle yaklaşmazlar. Onlara göre “aile kurma, evlenme, mülk edinme, güvenlik ve savunma, bireysel tercihlerini başkalarına baskı aracı yapmama“ gibi ortak iyi olan kabulleri tarafsız biçimde gerçekleştirmek devletin mutlak görevidir. Mutezilî devlet siyasetinde ibadetler bireysel alandır, kişinin Allah ile hesabıdır; İslam’a girme ve İslam’dan çıkma da ferdi bir hürriyettir. Halbuki Sünni ve Şii anlayışta devletin bir görevi ibadetleri topluma zorla yaptırmaktır. Sünni ve Şii fıkıhta ezan okunurken dükkanı açtırmamak, Ramazan’da oruç tutturmak devletin görevidir. Sünni ve Şii anlayışta devletin dini vardır ve dini koruyup onun yayıcılığını yapmak devletin vazifesidir. Hatta namaz kılmayanları cezalandırmak veya kılmamakta ısrar edenleri idam etmek Şii ve Sünni fıkıhta varlığı sabit olan bir anlayıştır. Fakat bu anlayışı Kur’an’ın hiçbir yerine oturtamayız. Mutezilî teoloji buna şiddetle karşı çıkar. Mutezilî siyasi görüş devletin değil bireyin dini olacağını savunur. Devletin mutlak tarafsızlığını dikkate sunan Mutezilî siyaset görüşü, devleti yönetenlerin dindar olabileceğini ancak yöneticilerin dindar ve dinsiz vatandaşını adaletle yönetmesi gerektiğini dillendirir.

Son yüz elli yıllık demokrasi tecrübemizde üç tür İslamcı fikir birbirini takip etti. Cemaleddin Afgani ile başlayıp Reşit Rıza ve Muhammed Abdüh ile hızlanan süreçte 'Batı yenilgisi nasıl atlatılacak?' sorusunun cevabı arandı. İstanbul’da Said Nursi Hutbe-i Şamiye ve Münâzarât adlı eserler vererek mağlubiyet konusunda düşünceler ortaya koydu. Bediüzzaman gibi Musa Cârullah da Türkistan’da nisbeten benzer düşünceler söyledi. İkinci evrede Osmanlı’nın yıkılmasıyla Sünni saltanat ideolojisine yahut Şii imamet mitolojisine uygun olmak üzere İslami bir devlet veya İslam devleti kurma çalışmaları başladı. Mısır’da Hasan el-Bennâ ile Seyyid Kutup, Pakistan’da Mevdûdî ve İran’da Humeynî bu projenin en önemli aktörleri oldular. Pakistan’ın kurulması Sünni saltanat ideolojisinin temel felsefesine uygun biçimde bir devlet olarak ortaya çıkması yanında İran İslam Cumhuriyeti’nin ihtilalle gerçekleşmesi (1979) de Şii imamet mitolojisinin tipik bir görüntüsünü oluşturmuştur. Bu bağlamda düşündüğümüzde Pakistan, Suudi Arabistan, İran, Afganistan din devleti veya dini devlet olma yolunda olduklarını iddia da etseler de geleneksel Arap ve Acem kültürünü İslam diye pazarladıklarının gerçekliğini örtemezler. Zira yerel kültür ve tarihi hesaplaşmaların ürünü olan mezhepsel bakış açılarına dayalı devletler kurmak, adına ne kadar İslam hareketi de denilse, isyan hareketi olmaktan kurtulamaz. 1930-1990 yıllarında egemen olan devlet kurma ideali 1990’dan itibaren 'devlet nedir?' sorusunu gündeme getirmiş ve İslami düşüncede üçüncü evreyi başlatmıştır. Bu kez devlet kurma değil, devlet felsefesinin ne olması gerektiği ve devletin “ne”liği üzerinde kafa yorulmuş ve tarihi mirasımızda bunun cevabının Mutezilî görüş içinde muntazam biçimde verildiği tesbit edilmiştir. Bu kez İranlı Ali Şeraiti ve Firuzabâdî, Sudanlı Hasan Turâbî, Mağripli Gannûşî, Bosnalı Aliya İzzet Begoviç, Mısırlı Nasr Hâmid Ebû Zeyd ile Hasan Hanefî ve en önemli isim olan Pakistanlı Fazlurrahman aracılığıyla İslam’ın "devlet modeli mi değerler sistemi mi sunduğu" tartışması başlamış ve İslam’ın yukarıda Mutezilî siyaset felsefesi olarak bahsettiğim değerler sistemini savunan bir yapılanmaya evet diyeceğini ve bunun çağdaş devlet anlayışlarından bile ileri olduğu fikri doğmuştur. Üçüncü kuşak İslamcılar, din devleti yahut dini devlet fikrini reddederek adalet devleti/adil devlet projesini canlandırmışlardır. Aslında VIII-IX.yy’da güçlü bir akım olarak var olan gelişmeci ve değişimci İslam anlayışı tekrar doğmuştur. Sünnilik ve Şiiliğin yüzyıllardır hegemonyasıyla korunan “lafız merkezli statik şeriat“ anlayışındaki donukluk ve bilhassa siyasi alanda görülen İslam’ın ruhuna ters yapılanma terk edilerek “kasıt merkezli dinamik şeriat“ sloganı maksadı anlatmada sembol olmuştur.

1990’larda etkinliğini ortaya koyan Mutezili bakış açılı siyaset felsefesi, İslam’ın devlete dair teori ve pratiğini başka açıdan gündeme getirince Batı heyecana kapılmıştır. Bu sebeple merhum Fazlurrahman’ın Chicago Üniversitesi’nde ve dost meclislerinde yaptığı konuşmalar Amerika’nın İslam gündemini ciddi meşgul etmiştir. Bu yeni akım, başta İslam dünyası olmak üzere yeryüzündeki tüm devletçi, milliyetçi, merkeziyetçi, baskıcı ve tek tipçi uygulamalara karşı çıkmış ve muhalefet dilini “Kur’an, akıl, tarihi tecrübe“ referanslarıyla oluşturmuştur. Bu akım, menfi tavırlara tepki koyarken de kişilerin bireysel dini tanımlamalarına değil uygulamalarına cevaplar vermiştir. Bu akımda kişinin dindar, dinsiz, dinde lakayt olması gibi tüm bireysel tercihler önemsenmeyerek ortak iyinin etrafında eleştirel bir dil kullanılmıştır.

Mutezilî siyaset felsefesi, dinsel yorum ekollerinin (mezheplerin) tümünü bir realite ve kültür unsuru olarak kabul eder, ancak mezhepçiliği reddeden bir anlayış içinde olur. Müslümanların örgütlü toplum olması konusunda ciddi gayret sarf eder; fakat örgütü (cemaat, tarikat, sendika, dernek, vakıf, parti vs.) kutsallaştırma gibi bir anlayışa karşı çıkar. Bu yeni akım, doğrudan Kur’ancıdır. Aklın ve insanlık tarihinin ortak tecrübesine dayanan değerlere çok önem verir. Çünkü antropoloji, arkeoloji, sosyoloji, tarih, filoloji, belağat ve psikoloji Kur’an’da vurgusu en çok yapılan bilgi alanlarıdır. Mutezilî siyaset felsefesi, tanrı-devlet modelini ve laik-devlet ideolojisini bir kenara bırakıp adalet devleti idealini amaçlar.

Tanrı-devlet (teokrasi) modeli tanrı adına yöneticilerin iş yaptığı sapkın bir sistem olduğu gibi laik-devlet modeli dînî erdemleri ve dine ait figürleri kamusal (herkese ait) alanda kökten reddeden bir uygulamanın içinde olması sebebiyle tercihe şayan bulunmamıştır. Laik-devlet modeli Müslüman Doğu toplumlarında barışı tam temin edememiştir. Bu konudaki baş sorumluluk laikliği salt bir model olmanın dışına çıkaran ve dahası laisizmi din gibi algılayan yöneticiler ile toplum mühendislerine aittir; yoksa laikliğin Batı serüveni iyi okunduğunda laik amacın dini yok etmek olmayıp tanrıyı ve dini Katolik kilisenin tekelinden kurtarma olduğu görülür. Türkiye, Suriye, Tunus ve Mısır özelindeki laiklik uygulamalarının sosyal barış ve adaleti sağlamada yetersiz kaldığı görülmüştür. Yani buralardaki laiklik uygulamaları bir tür elit hobisine dönüşmüş ve gizli oligarşi doğurmuştur. Her ülke siyasi bir modeli/sistemi kendi tarihi ve sosyal mirasıyla paralel biçimde uygularsa başarılı olur. Yoksa eşyanın tabiatına zıt davranıştan öteye geçilemez. Mezkur dört ülkede de sürekli oluşan mukavemet hareketleri bunun en canlı örnekleridir. Sosyal alanda yapılan her değişim sosyal bilimlerin keşifleriyle okunmalı ve uygulanmalıdır. Katolik ve Ortodoks zihniyetin esassız dünyasından bir kurtuluş olan laiklik, akıl ve imanı birleştiren bir dünyada benzer sonucu veremez. Bu gayet doğaldır. Laiklik, tüm inançlara/inançsızlıklara ve değerlere devletin eşit mesafede oluşu ve bunun kamu alanında serbestçe temsil edilmesi anlamındaki özü ve uygulamasıyla yansıtılsaydı İslam aleminde asla tepki görmezdi. Laiklik, adalet devleti anlayışına entegre edilerek uygulanmış olsaydı Müslüman Doğu’da kesinlikle bir sorun çıkmayacaktı. Bu bağlamda Anglo-Sakson tarzı laiklik yorumunun bize daha uygun olduğu, Fransız modeline oranla adil ve insani bulunduğu da bir vakıadır.

Adalet devleti denen “değerler eksenli devlet algısı“, adalet ve barışın gerçekleşmesinde en etkin olarak ortak akıl ve ortak iyiyi önceleyen bir anlayıştır. Model merkezli olmayıp değer/ilke/prensip merkezlidir. Demokrasi, cumhuriyet, laiklik, humanizma, teokrasi, monarşi ve oligarşi gibi yapılanmaları öncelemeyi değil hayata ve fıtrata egemen olan değerlerin mutlaklığını (evrensellik, insanilik) savunur. Çağımızda siyaset felsefesi ve teolojik derinliğiyle öne çıkan, kökeni eski ancak teori ve kurgusuyla sürekli yeni olan Mutezilî devlet felsefesi kaldığı yerden alınıp geliştirilerek tüm dünyanın ve bilhassa Türkiye’nin hizmetine sunulmalıdır.

muslumansol.net      

27  Ocak  2010 - 00:27:27 -  225 gün önce

 
Okuyan: [219] Yorumlayan: [3] Kategori: [Değerlendirme Yazıları] [Yazdır]
Yazan: Murat Kayacan  - IP kayıtlı - Üye değil

29.06.2010 - 18:11:17

Hamd alemlerin Rabbinedir. Salat-u selam Hz. Peygamber (s)'in ailesinin, ashabının ve tüm peygamberlerin üzerine olsun. Örtünme kamusal alanda olacaksa özel alanda başörtüsü farz değilse "başı örtmek özel iyidir" demek nasıl mümkün olur?

Yazan: H.Çalağan  - IP kayıtlı - Üye değil

01.03.2010 - 08:33:43

"Laiklik, tüm inançlara/inançsızlıklara ve değerlere devletin eşit mesafede oluşu ve bunun kamu alanında serbestçe temsil edilmesi anlamındaki özü ve uygulamasıyla yansıtılsaydı İslam aleminde asla tepki görmezdi." Ben emin değilim, kaldı ki, sizinde eleştirdiğiniz "sünni devlet" ideolojisine gark olmuş insanların tepki göstermemesi mümkünmü? Ancak, daha kabul edilebilir bir ortam yaratabilirdi. Ancak İslam'ı Adalet söylemiyle anlatmanın yolunu bulmak esastır.

Yazan: m.ali  - IP kayıtlı - Üye değil

27.01.2010 - 15:09:32

yazıdaki genel kanıya katılmakla birlikte konu devlet ve siyaset felsefesi olunca şu kadim soruya yanıt da gerekirdi diye düşünüyorüm. Kur'an'ın devlete bakışı konusunda bir kaç not düşmek ...

Sayfa: 1

katkı
Yazılar
Doğa Cenneti, Turizm Cehennemi ve Bir Çare Olarak İnfak Bilinci [Yavuz Soysal]
Çağın Dini ve Tarihi Sapmaları [Namık Kaya]
Gıybet, Yalan, İftira ve Oruçlu Ağızlarda Kampanya [Ayhan Bilgen]
Siyasi İslam [Yasin Ceylan]
İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
Berhan Şimşek Neyi Bilir? [Mehmet Akdağ]
Krizde 60 Milyon Kişi Yoksullaştı [ntvmsnbc.com]
Referandumda Evet Demek Dinin mi Diyanetin mi Emri? [Ayhan Bilgen]
Sivas Yasında Buluşan Kadınlar [Hidayet Şefkatli Tuksal]
Dindar Solcular [İsmet Berkan]
Orta Ümmet ve Yeni Bir Düzen Kurmak [Yavuz Soysal]
En Büyük Fitne İnkardır [Ayhan Bilgen]
İslami Çevrelere Kürt Sorununda Sorumluluk Çağrısı [Duyuru]
Mezarlık [Mehmet Akdağ]
'Kalp İbresi'ne Şerh Düşüyorum [Hayri Çalağan]
İslami Yorum E-dergisinin Yeni Sayısı [Duyuru]
"Direniş Teolojisi" Kitabı Hakkında [Tarkan Tek]
Allah ‘Eşitliği’ Takdir Etti [İhsan Eliaçık]
Kurbanları Cellâda Dönüştüren Aygıt: Ulus-Devlet [Sami Görendağ]
İşçi Hareketi ve Sendikal Yapılar [Forum Duyurusu]
Aynı Programın İki Yüzü [Yavuz Soysal]
Abdestli Kapitalizmin "Komünistlik" İthamı Neyi Perdeliyor? [Kadir Bal]
Alnınız 'AK' olsun! [Nuray Mert]
Mahallenin Ferisileri [Atilla Fikri Ergun]
Milliyetçilikle Muhafazakarlık Arasına Sıkışan İslam [Ayhan Bilgen]
Site Duyurusu [muslumansol.net]
Adım Zülfikar [Mehmet Akdağ]
Baraj Putu [Ayhan Bilgen]
Post modern Oryantalizm ve Hayvanlık [Mehmet AKDAĞ]
Güneşe Yeniden Selam Vereceğim... [Furuğ Ferruhzad]
Sol ve Kürt Sorunu [Hayri Çalağan]
İslam, Sosyalizmle örtüşür mü ? [Atilla Fikri Ergun]
Kapitalizm, İslam ve Sol [panel duyurusu]
İslami Yorum Dergisi Okuyucuyla Buluşuyor [duyuru]
Biz Kürtler Mertiz. Ya Diğerleri?
Millet Olmak Neyi Gerektirir? [Mehmet Akdağ]
"Sonucunuz Endişe Verici!" [Leyla Karaca Tok]
İslam, Sol ve Kapitalizm [panel duyurusu]
Peygambersiz Günlerin Talihsiz Çocuklarıyız [Namık Kaya]
Sivil ve Demokratik Anayasa Mitingi [duyuru]
İslam ve Sosyalizm - Muhammed Nur Denek
Ekonomi 8 Yıl Sonra Küçüldü [ntvmsnbc]
Yeni Anayasa Mitingi [Ayhan Bilgen]
Dink’in Hayalini Cami Derneği Gerçekleştiriyor [ntvmsnbc ]
Sol ve İslam Yazı Dizisi [Ruşen Çakır]
Marksist Türkiye Solunun Demokrasi ve İslam Anakronizmi yahut İslami Solun Neliği [Namık Kaya]
Halepçe [Mehmet Akdağ]
Bekaroğlu'ndan "Kürt sorunu"na İlişkin Değerlendirmeler [fikirzamani.com]
Toplu Aşk Mezarlığı [Leyla Karaca]
Allah ile Halk Arasında: Sol İslamileşiyor mu? [Akif Beki]
Tarih Okumalarında Yalancı Şahitlik [Ayhan Bilgen]
Tanrı ve Kürtler ve Tepeden Bakan Göz [Mehmet Akdağ]
Deprem Değil; Vahşi Kapitalizm [Peren Birsaygılı]
Ya Barbarlık Ya Sosyalizm [Ömer Faruk]
Kapitalizmin Dönüştürme Süreci ve Cemaatler [Özgün Duruş]
Kapitalizm ve Aşk [Salih Selçuk]
Türkün Geleceği Kürdün Millet Olmasına Bağlıdır [Mehmet Akdağ]
Cami Yolundaki Tekel İşçisini Cip Ezdi [Haber]
Alevilik ve İktidar [Hayri Çalağan]
Fakr: İmandan Korkuya [Lütfi Bergen]
Demokratik Çözüm Demokratik Türkiye Konferansı [Konferans Duyurusu]
Körüklü [Leyla Karaca]
Balçığın Taarruzu ya da İnsanın Ölümü [Lütfi Bergen]
Hz. Ali’nin Torunu Kürtler: ŞEREFLİDİR [Mehmet Akdağ]
Solun yapısal sorunlarını düşünmeye çalışmak… [Ömer Faruk/C. Murat Özgünay]
Plastik Cerrahi Hasta Sırası Muhabbetleri [Leyla Karaca]
Zehra Hanım'ın Işığını Kapatan Jip [Yıldız Ramazanoğlu]
Sohrap Sepehri [Çev.: Nihan Işıker]
Mardin'de İnanç Çalıştayı [Ayhan Bilgen]
Eğitim-Bir-Sen'li Dostlara Yürekten Manifesto
Statükonun Devamı mı Değişim mi? [Mesut Onatlı]
Sistem, Müslümanlar ve Kapitalizm [Atilla Fikri Ergun]
Rüzgârlar Soldan Esiyor [Erol Katırcıoğlu]
"İslamiyet ve Sosyalizm" Tartışmasının Videoları [muslumansol.net]
Bir Güncelleme: Putperestliğin Günümüzdeki Yansımaları [Atilla Fikri Ergun]
Dini ve Seküler Tezlerin Ezeli Arayışı: Adalet Devleti [Namık Kaya]
Zahidin İ'tizali [Lütfi Bergen]
Söylemimiz Siyasallaşıyor [Besim Altunöz]
Kısa Devre [Mehmet Akdağ]
"İslam ve Sosyalizm" Tartışması [Duyuru]
"AVM'lere Mescid İstemiyoruz" [Lütfi Bergen]
Akşam Çökerse Şairin Üstüne [Fikrettinin Yeri]
Gazze ve Kabil [Ayhan Bilgen]
İslamcıların “Kürtler”le İmtihanı [Kadrican Mendi]
Vizyonsuz Müslümanlıkla Nereye Kadar? [Namık Kaya]
Kürtler ve Siyaset [Mehmet Akdağ]
"Bu Defa" Kazanacağız [Muhammed Nur Denek]
Marksist Soldan İslami Solculuğa [Nâmık Kaya]
Stratejik Anarşist – Sorumlu Olma – Borçlu Olma – Hariçten Gazel Okuma [Mehmet Akdağ]
Din ve Evrensel Çözüm Arayışı [Ayhan Bilgen]
Anadolu'da Müslüman Olmak [Lütfi Bergen]
Hırsızlık Caiz mi? [Muhammed Nur Denek]
"Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam" Başlıklı Konferansın Video Görüntüleri [Celal Işık]
"Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam" Başlıklı Konferans Hakkında Bilgilendirme [Celal Işık]
Kerbela [Ayhan Bilgen]
“Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam” [Konferans Duyurusu]
Sipariş Üzerine Kürt Kumaşı Üretmiyoruz [Mehmet Akdağ]
Zenginle Yoksul Arasında 8 Kat Gelir Farkı Var [Bianet]
Müslüman Sol Üzerine [Muhammed Nur Denek]
Başka Semtin Çocukları : “Biz Buraya Ait Değiliz Abi” [Mehmet Akdağ]
Milliyetçi Sol’un Açmazları ve Özgürlükçü Sol [Serdar Aksoy]
Yeni Sol Parti Nasıl Tutar? [Murat Aksoy]
Sağda Tarihsel Bir Kırılma ve Müslüman Vicdanı [Hüseyin Karaca]
En Yoksullar Ama Müslümanlar [Besim Altunöz]
‘Meşveret’in ve ‘Demokrasi’nin İzinden Gitmek [Erol Katırcıoğlu]
Doğum [Mehmet Akdağ]
Komşusu Aç Yatarken Prada Giyen Kimdendir? [Onur Bakır]
Bu Toprakların Partisi [Besim Altunöz]
Sadede Gelelim [Cem Somel]
İstanbul'da Sonbahar ve Louis Althusser [Peren Birsaygılı]
'Allah'ı ve 'Ahlak'ı Yok Saymak Ne Kazandıracak? [Bülent Ayrancı]
Kürt Sorunu Karşısında Türklerin 'Beyaz Dindarları' [Selahattin Üneş]
Direnişçi Zühd [Lütfi Bergen]
21 Kasım Tarihli Tanışma ve Tartışma Toplantısının Notları [muslumansol.net]
21 Kasım Tarihli Tanışma ve Tartışma Toplantısının Fotoğrafları [muslumansol.net]
Toplantı Duyurusu [muslumansol.net]
'Abdestli Kapitalizm' [Ece Temelkuran]
Erol Yarar ve 'Bir Lokma-Bir Hırka' Devri [Yüksel Bayram]
Dinle Ebu’l-Kasım’dan [İhsan Eliaçık]
MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Yarar Hakkında Ekşisözlük'te Yayınlanan Entry'ler
Ebu Zer’in Temsil Ettiği İslam [Mehmet Bekaroğlu'yla Röportaj]
Lanetli Sermaye İmparatorluğu (Muhammed Nur Denek)
Cumhuriyet Fazilettir, Ama... [Ayhan Bilgen]
'Müslüman Elitler Güç ve İktidara Tapınıyor [Dücane Cündioğlu]
Dideban(da) Açarsa Pivok Mostara Örtü Olur [Mehmet Akdağ]
İslam'ın Özü: Adalet [Kitap Duyurusu]
‘Ebuzerleşmeyelim İnşallah’ [İhsan Eliaçık]
İslam'da Bilgi Kaynakları [Ayhan Bilgen]
Dünyadaki Açların Sayısı En Üst Seviyesinde [haber-ntvmsnbc]
Bedevi Müslümanlık [Derviş Keskin]
‘1 Milyar İnsan Hangi Suçundan Dolayı Aç?’ [İhsan Eliaçık]
Ülke(leri)mizde (Hangi) Kriz Derinleşiyor ! [Hayri Kırbaşoğlu]
“Amentü” Şiirine Dair Bir Ufuk Kazanma Denemesi [Metin Tonbul]
İlahiyatçıların sorunu sadece dilde mi? [Ayhan Bilgen]
İslam Tarih Felsefesi [Derviş Keskin]
Nasıl Bir İttihad-ı İslam? [Peren Birsaygılı]
Cami Mahyalarındaki Komik Laiklik [Ayhan Bilgen]
O Mahyaların Altında Namaz Olur mu ? [Yıldıray Oğur]
Ceylan İçin... [Derviş Keskin]
İşsizlik-2 [Yüksel Bayram]
Ah Şiiri bir de Yazılan Şeylerden İbaret Saymasak [Mehmet Akdağ]
İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
Kapitalist Moderniteyle Hesaplaşmadan Özgürleşilemez [Ayhan Bilgen]
İslam Dini [Derviş Keskin]
İşsizlik [ Yüksel Bayram]
Fatiha'nın Diyalektiğe İşaretleri [Lütfi Bergen]
Marksa Göre Din ve Yabancılaşma [Erdoğan Ahmet]
Doğrudan Ortakçı Demokrasi [Derviş Keskin]
İçe dönük, Dışa Dönük Dünyalar [Nabi Yağcı]
Ramazan Programlarında Tasavvuf Etkisi mi ? [Peren Birsaygılı]
Sendikalaşma ve İstihare [Yüksel Bayram]
Ramazan Kelimelerinin Dünyası [İhsan Eliaçık]
İslam Sınıflı Toplumu Reddeder [Muhammed Nur Denek]
Kapitalizm [Derviş Keskin]
Din ve Sol [Cemil Ertem]
Güçlü Ordu, Yeşil Sermaye, 6 -7 Eylül Olayları [Ayhan Bilgen]
Türkiye'de Sağ İdeolojinin Açmazları [Hüseyin Karaca]
Ekşi Sözlük'te muslumansol.net
Orta Toplum’un Çağdaş Toplumsal Yapıları [Derviş Keskin]
"İlahi Kredi": Piyasacı Dindarlığın Kârlı Borsasında Müjdeler! [Serdar Özmen]
Oruç, Bireysel Öz Denetimden Sosyal Sorumluluğa Açılan Kapı Olmadıkça [Ayhan Bilgen]
Sizi Rahatsız Etmekten Nefret Ediyorum [Eduardo Galeano]
İslâm Sosyolojisi (2) [Derviş Keskin]
Kitap Okuyan Kadınlar [Cihan Aktaş]
Gece Vakti Deniz Kenarında Yürüyordum... [Melek Güneş]
Zemzemle Rakı İçilmez!
İslam Sosyolojisi [Derviş Keskin]
Çivisi Çıkmış Dünya / Amin Maalouf [Hüseyin Çakır]
Para tanrısı Mamon [İhsan Eliaçık]
Reddiye [Mehmet Akdağ]
Zengincilik Doktrini, Yoksulluk Hali, Adalet İlkesi ve Siyasetin Yeni Zemini [Kenan Çamurcu]
İslam'ın Özü: Sosyal Adalet [Muhammed Nur Denek]
Uslu Sendikacılar ve Özel İstihdam Büroları [Mehmet Bekaroğlu]
Kardeşlik Kürt Sorununu Nasıl Çözer ? [Selahattin Üneş]
Müteahhit Ali’ler kadar becerikli olamayan fakir Müslüman gençler [Mehmet Akdağ]
Avludan Balkona Çıkan Dindarlık [Dücane Cündioğlu]
Zamanın Ruhu Değişti [İhsan Eliaçık]
Ulus-devlet ve Sol [Mehmet Nuri Durmaz]
'Sol Hep Din Düşmanı Oldu' [Zülfü Dicleli ile Röportaj]
Karıncanın Kanatlanması [Hakan Öztürk]
Sınıfsız Toplumculuk [Derviş Keskin]
Müslümanların Kapitalizmle Hesaplaşmaya Niyetleri Var mı ? [Ayhan Bilgen]
İnönücü CHP Yolun Sonunda: Siyasetin Sol Kanadı Nasıl Temsil Edilecek? [Kenan Çamurcu]
Bizim Bir Aklımız Var mı? [Ali Bulaç]
Ekonomik Adalet Mümkündür [Hasan Köse]
Kaç Paraya Satılıyor [Peren Birsaygılı]
Tarihsel bir Hayal [Talat Ulusoy]
Özgürlükçü Sol ve Din [Serdar Aksoy]
Marx ve Allah Arasında Ali Şeriati [Nathan Coombs]
Akla ve Vicdana Çağrı [Hasan Köse]
evlilik teklifi [Mehmet Akdağ]
Sağcılar ve Solcular ya da İyiler ve Kötüler [Osman Eskicioğlu]
Madımak İçin Vicdan ve Adalet Çağrısı [Muslumansol.net]
Din ve Sağcılık [Mustafa Tekin]
Dünya'yı Mülk; Mülkü Devlet Edinmek [Abdurrahman Arslan]
Islam and the Moral Economy: The Challenge of Capitalism [Kitap Tanıtımı]
Islamic Socialism [Wikipedia'dan]
Mağduriyet [Mehmet Akdağ]
İslam’ı Yıkan Üç Şey (3M) [İhsan Eliaçık]

Bu Kitabı Herkes Okuyamaz! [Taha Enesoğlu]
Mümin Kadınlar ve Mümin Erkekler [Murat Aydoğdu]
Yeşil Rasyonalizm, Sol İslam, Adalet Devleti: Zihnimiz Yeni Siyasi Kavramlara Hazır mı? [Kenan Çamurcu]
BI ŞEV U BI ROJ HİV U TAV [Mehmet Akdağ]
Yalancı Bolluk [Cihan Aktaş]
Karl Marx'a İntihal Suçlaması [Peren Birsaygılı]
Müslüman Sol ve Bir Bardak Su [Yüksel Bayram]
Türklerde Otoriteryenliğin ve İtaatkârlığın Dinî-Kültürel Kökleri [İlhami Güler]
Din Söyleminden Zengin Olunur mu? [İhsan Eliaçık]
İslami Sosyeteye Tepki! [Peren Birsaygılı]
"Para, Onu Sevenleri Her Zaman Terbiye Eder" [Mehmet Eroğlu'yla Röportaj]
Peygamberimiz Neden “Zengin” Değildi ? [İhsan Eliaçık]
Müslümanlar Kimlere Oy Vermez? [Ayhan Bilgen]
Bardakoğlu’nun Zorunlu Din Dersi Israrı Üzerine [Ertuğrul Cenk Gürcan]
"Saadet Partisi'nin Doğal İttifakı Sosyalistler Olabilir" [Besim Altunöz]
Dindarların Sınavı [Selahattin Üneş]
Din ve Siyaset [Zeki Kılıçaslan]
İlhami Güler ve "Direniş Teolojisi" [Talha Hakan Alp]
"Direniş Teolojisi"ne Duyulan İhtiyaç [İlhami Güler]
"Sağ"dan Demokrasiye Yol Çıkar mı ? [Selahattin Üneş]
Adalet, Mağdurlar ve Sol [Erol Katırcıoğlu]
Fahriye Abla ve Mahalle Baskısı [Mehmet Akdağ]
Günümüzün İmamları Nasıl Olmalı? [Mehmet Altan]
Dindarlar [Ahmet Altan]
Sosyalizm İslam’a Uyar mı? [Mustafa Akyol]
The Making of the Muslim Left [Ali Eteraz]
Yeni Muhalif Dil [İhsan Eliaçık]
Musa'nın ve İbrahim'in Sahifeleri [Peren Birsaygılı]
Müslümanla Solcu Aynı Zaafa Sahip [İsmet Özel'le Röportaj]
terk edilmiş vagon [Mehmet Akdağ]
"Muhafazakar Sol": Türk Sağının Kendi Solu [Alper Ecer]
Devrimci Sağ-Muhafazakâr Sol [Mümtaz'er Türköne]
Müslüman-Sol Hareket Üzerine [Hamdi Mert]
"Müslüman Sol" [Ahmet Taşgetiren]
'Müslüman Sol'a Ne Oldu? [Nuray Mert]
Cemaatçi Sol [Lütfi Bergen]
İlk Cinayet [Mehmet Akdağ]
Sağ Elimiz Müslüman Sol Elimiz Kâfir mi? [Arif Bilgin]
Seçimler ve Türkiye'de 'Sol ile 'Sağ' [Eylem Akdeniz]
'Besmele' çekerken… [Fehmi Koru]
Müslüman sol veya sol Müslümanlık [Nuray Mert]
Karikatür - Hakiki Solcular, Gerçek Müslümanlar [Yüksel Bayram]
Soldan Vuruşşş Goooolllll [Fikrettin'in Yeri]
Sosyalizm ve Dini İnanç [Murat Belge]
Solcu ve Müslüman [Murat Belge]
Müslüman Sol-1: İslamdan Sola Yol Çıkar mı? [Fethi Sipahi Tan]
Müslüman Sol-2: İsmet Paşanın Ettiği [Fethi Sipahi Tan]
“Müslüman Sağ” (1) [Cyrano de Bergerac]
Müslüman Sağ (2) [Cyrano de Bergerac]
ÇIKIŞ METNİ
Namaz Kılan Sol [Emre Aköz]
Peki Ya Chawrasizm Nasil ?
Müslüman Solcu Olabilir mi ? [Ayhan Bilgen]
Entegrizm, Diğer Adıyla Yobazlık [Selahattin Üneş]
ÇIKIŞ METNİ
1918’de Bir İslamcı-Sosyalist [Esat Arslan]
Sevgilime Bir Koşu [Mehmet Akdağ]
Nurettin Topçu ve Müslüman Anadolu Sosyalizmi [Ümit Aktaş]
'Ben daima Müslüman bir solcu oldum'
Sol, Laiklik ve Gündelik Demokrasi [Dilaver Demirağ]
Türkiye'de Sol Tabular 1 Pozitivizm solun afyonudur [Dilaver Demirağ]
Solcu olmak, iyi bir Müslüman olmaya engel değil
İslamiyat Dergisi-
Ahmet Hakan’ın Başlattığı Tartışma Tempo’nun Kapağına Taşındı
'İslamcı eşittir sağcı' mı? (2) [Ahmet Hakan]
'İslamcı eşittir sağcı' mı? (3) [Ahmet Hakan]
İnternet Siteleri
Dinle Çatışmayacak Sol Lâzım


Haftanın Sözü

     
Neo: Gözlerim neden acıyor?

Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın.


Matrix filminden  


Reklam ver

Anket
    Referandumda hangi yönde oy kullanmayı düşünüyorsunuz?

Evet  46 oy
% 41  
Hayır  43 oy
% 38  
Oy kullanmayı düşünmüyorum  23 oy
% 21  

Toplam: 112 oy kullanıldı.


Reklam ver


 


Ziyaretçi istatistikleri 1 Mayıs 2009 tarihinden itibaren tutulmaktadır. Sitede yayınlanan yazı ve yorumların hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir. Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir. 2009 CopyLEFT Müslüman Sol