| Ziyaretçi sayısı |
|
Online |
3 |
| Bugün |
265 |
| Toplam |
107135 |
|
|
|
Başka Semtin Çocukları : “Biz Buraya Ait Değiliz Abi” [Mehmet Akdağ] |
|
| |
Başka Semtin Çocukları : “Biz Buraya Ait Değiliz Abi” [Mehmet Akdağ]
“--Para lazım Simo nereye kaçırıyoruz.” “--Ne biliyim abi şu halimize bak. Al işte kızı kaçıracağız para yok. Sen isyan etmiyor musun? Ömrümüzün sonuna kadar o konfeksiyonda mı çalışacağız? Şu içine sıçtığımın mahallesine bak! Kimsenin kimseye hayrı kalmamış. Biz buraya ait değiliz abi. Bu hayat bizi kesmez.”
İsviçre’deki minare yasaklama olayının ardından toplumca gösterdiğimiz hamasi tepkilerin ardından tam da içeriden içeriye “başkalık” sorununun dramatize edildiği “Başka Semtin Çocukları” filmini izlemek bana iyi geldi doğrusu. Zira bu ülkenin nerdeyse herhangi bir ferdinin sağlıklı olabileceğine dair kanaatim yok olmak üzereydi. Hala sağlıklı olabileceğimize dair kanaatimi sürdürebilmemde, filmin sunduğu mütevazi katkıdan ötürü filmde emeği geçen insanlara şükranlarımı sunarım.
Filmi teknik açıdan değerlendirme birikimim söz konusu değil. Bir izleyici gözü ile belki birkaç noktayı ifade etmem mümkün. Filmde gösterilmeye çalışılan durumlara yabancı olmadığım için netlikle ifade edebilirim ki gayet başarılı aktarımlar söz konusu olmuştur sarf edilen cümlelerden, sergilenen mimiklere, kullanılan kıyafetlere kadar. Bu konuda işin ehli olanlar söyleyeceklerini söylerler. Benim söyleyeceklerim daha başka olsun isterim.
Yukarıda filmden aktardığım diyaloglarda “yerinden alıkonulma”, “bir yere mecbur edilme” ve “mecbur edilen yerden kaçma/kurtulma” hadisesi söz konusu ediyor. Bu şekilde bir soyutlamaya gidildiği zaman, filmde somutlaşan hadisenin aynı zamanda insanın varlığına ilişkin temel iki problem alanında güvenlik ve özgürlük problemlerinin devreye girdiği görülecektir. İster toplum olarak ister fert olarak; size dayatılmış kararlar ile yer değiştirmeye zorlandığınız zaman varlık sancısı çekmeye başlayacaksınızdır. Zira varlığınıza bıçak çekilmiş, çekilmiş bıçak varlığınızda derin yırtıklar açmıştır. Artık sizin ömrünüz boyunca maruz bırakıldığınız vaka, varlığınızda açılmış derin yırtıkları kapatmaya uğraşmak olacaktır. Varlığınızda açılmış derin yırtıkları kapatma uğraşısı içerisine girdiğiniz zaman da açılan yırtıkların daha fazla derinleşmesi yüksek ihtimal dâhilindedir. Çünkü yerinizden alıkonulduğunuzda boşlukta kalmanız diye bir şey söz konusu değildir. Mutlaka başka bir yere geçmiş oluyorsunuzdur. Geçmiş olduğunuz yerin yırtıklarınızı kapatacak şifayı sunup-sunmadığı sizi başka bir ikileme dâhil edecektir. Yine yüksek ihtimal şifa bulmaktan çok yırtıklarınızın derinleşeceğini ifade etmek mümkündür. Çünkü sizi yerinizden eden dayatılmış kararlar, bir dayatma olarak devreye giriyor ve dâhil olduğunuz yeni yer, mecburi bir yerdir. Mecbur olduğunuz yerde yırtıklarınızın kapanmasını nasıl bekleyebilirsiniz ki? Üstelik mecbur olduğunuz yerin boş bir yer olmayacağı gün gibi aşikârken. Boş olmayan bir yere mecbur ediliyorsanız başkalarına rahatsızlık da veriyorsunuzdur artık. Bir daha soralım o zaman: Yırtıklarınız nasıl kapanabilir? Dayatılan kararlar ile varlığınıza çekilen bıçağın açtığı derin yırtıklar bir güvenlik sorunu mudur? Derin yırtıklarınız ile mecbur edildiğiniz alan yine bir güvenlik sorunu mudur? Üstelik mecbur edildiğiniz yerde kalmaya başlayınca sizin güvenlik sorununuzun yanında başkalarının güvenlik sorunu da devreye girmiştir artık. Tekrar sorma hakkımız var ise, soralım bir daha: Güvenlik sorununa şifa olacak nedir? Hiçbir güvenlik sorunu yine güvenlik ile şifa bulmaz. Her güvenlik sorunu özgürlük devreye sokulduğu zaman şifa bulabilme ihtimaline sahiptir. Dikkat! İlk defa şifa ihtimalinden söz açıyorum. Yani varlığınızda açılmış yırtıkların şifa bulacağının netliği söz konusu değildir! Sadece ihtimal belirmeye başlamıştır. Beliren ihtimal nedir? Varlığınızda açılmış yırtıkların verdiği acı ile hemen elinizde olan ne ise onu yırtıkların kapanması için kullanmaya başlarsınız. Bu durumda yırtıkların kapanıp kapanmayacağına dair bilinç söz konusu değildir. Sadece yırtıkların kapanması için bir eğilim gösteriyorsunuzdur. Gösterilen eğilim özgürlüğe ilişkindir. Özgürlüğe ilişkin olarak devreye giren eğilim yırtıkların daha da fazla açılmasını söz konusu edebilir. Yırtıklarınızı kapatma ümidi kalmadı mı yoksa? Bu soru sorulduğu anda yırtıkları kapatma ümidinin yanında yırtıkların nasıl kapanacağının bilinci de kendisini gösterecektir. Yırtıklarınızın nasıl kapanacağına dair bilinç size özgürlüğün nasıl olacağı bilgisini soracak ve öğretecektir de. Çünkü artık siz devreye giriyorsunuzdur. Sizin ile birlikte mecbur edildiğiniz yerin sakinleri de devreye giriyordur. Size dayatılmış kararlar ile yerinizden alıkonularak varlığınızda yaralar açılmıştı, mecbur edildiğiniz yere geçtiğinizde mecbur edilen yerin sakinlerinde de yırtıklar açıldı. Mecbur edildiğinizin sakinleri de sizi beklemiyordu hali ile. Onlarda bu şekilde bir dayatmaya maruz bırakılmıştır. Her ne kadar yırtıkları kıyaslamaya kalkıştığımızda hem yerinden alıkonulanların hem de başka bir yere mecbur bırakılanların yırtıklarının derinliği daha derin olsa da, kimse varlığında açılmış derin yırtıklar ile varlığını sürdürmek istemeyeceğinden özgürlüğün bilgisi en sahici şekilde kendisini tesis edecektir artık. Hiçbir güvenlik sorunu güvenlik ile aşılamaz. Her güvenlik sorunu da ancak özgürlük ile aşılabilir.
Başka semtin çocukları filmi göçe maruz kalmış insanların hikâyesi ile bizi yüz yüze bırakıyor.
Filmin çekilmesi için elindeki imkânları seferber eden Eyşan Özhim’e teşekkür ederim.
|
|
|
20
Aralık
2009 - 00:10:48
-
263 gün önce
|
|
|
|
|
|
| Yazan: bir birsen
- IP kayıtlı
-
Üye değil
|
26.12.2009 - 03:28:53 |
|
Bu sefer Gön(ü)l'üne sağlık, diyeyim. Muhatab fail, Garib olsun; Fakr olmayan Garib :)
|
| Yazan: Akdağ Mehmet
- IP kayıtlı
-
Üye değil
|
20.12.2009 - 23:18:17 |
|
Tamam Birsen, filmi izle istişare edelim. Güzel bir istişareden keyif alınmaz mı yani?
Meraklısına not; Fail(Özne) nazarımda her zaman "İnsana" tekabul etmez. Hatta ileri bir şey ifade edeyim. Çoğu zaman İnsana tekabul etmez. İnsan "gizli öznenin" direktifleri doğrultusunda rolünü oynar. Bu anlamda da ne zavallıdır "İnsan". Garibim.
|
| Yazan: bir birsen
- IP kayıtlı
-
Üye değil
|
20.12.2009 - 11:12:52 |
|
Derin kesiklerin derinleşmesini engellemek için, eyleme geçmek.. ardından bu eylemin bilinç düzeyine erip, özgürleşme çabasına ulaşması..
Hoş! Ancak yerinden edilip, mecbur edildikleri yerde özgürleşebilmeleri, mecbur edildikleri yerin sakınlerince de bilinçli bir şekilde değerlendiril(e)medikçe o derin yırtıklar ne yazık ki daha da derinleşmez mi?
Filmi izlemek lazım. Kendine özgü, kendi mana dünyandan seçip serpiştirdiğin kelimelerin doğru okunabilmesi için 1. filmi izlemek, 2. istişare gerekir sevgili Mehmet :)
Derin bir kesiğimize parmak basmışsın, kesiğin derinleşmemesi için bilinçli bir eylem; istişare talep ediyorum..
Yüreğine sağlık.
Selâm ile..
|
Sayfa:
1
|
| Yazılar |
|
|
|
Haftanın Sözü |
Neo: Gözlerim neden acıyor?
Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın.
Matrix filminden
|
|
|
Anket |
Güncel gelişmeleri en çok hangi medya kanalından takip ediyorsunuz?
|
|
|
|