Bu Toprakların Partisi [Besim Altunöz]
Bu toprakların partisi Müslüman Sol Partidir. Anadolu kökenlidir. Müslüman sol parti Ortadoğuludur. Müslüman sol parti Asyalıdır. Bu nedenle Müslüman Sol Parti bu toprakların partisidir. Bu toprakların partisi dili de doğudan doğru şekillenir. Avrupa merkeziyetçi zihniyet ve Emeğin Avrupa’sı söylemine karşı emeğin Ortadoğusunu referans alır
Türkiye yetmiş küsür milyon nüfuslu bir ülkedir. Bu nüfusun her dört kişiden biri asgari ücretle geçiniyor. Asgari ücret net 550 tldir. Metropol kentlerde ve taşrada bu rakam değişmez. İşsizler ordusunun rakamı milyonlarla ifade ediliyor. Sadece bu iki veri siyaseti hangi temelde inşa etmek gerektiğini bize gösteriyor. Siyasetin zemini vardır. Siyasetin partiye, stratejiye, programa ve çalışkan kadrolara ihtiyacı vardır. Bunlar aslında mevcut, sadece organize olmak gerekir.
Bu toprakların partisinde tüm enerjisi, aklı ve kalbi ile çalışacak akademisyenler, bilim adamları, entelektüeller, yazarlar, eski politikacılar, esnaflar, işçiler, işsizler, gençler kadınlar mevcuttur. Bu ülkenin 81 ilinde bir şey yapmalı diyen insanlar vardır. Kimi kendi çapında bir şeyler yapıyor, kimi okuyor yazıyor, kimi ev-iş ekseninde kurulacak yeni cümleyi bekliyor. Bu insanlarla çeşitli vesilelerle bir araya geliyoruz. Bu potansiyel var. Siyasette yeni bir imkan ve olanak sunacak bir ortam vardır. Peki bir çok siyasal oluşum var bu oluşumlarla neden bir arada değiliz?
Bu mevcut oluşumlar ile aynı şey düşünmüyoruz. Çünkü;
1- Biz Müslümanların ve Solcuların partisini öngörüyoruz. Parti Anadolu’da yaşayan yoksulların çıkarlarını savunacak, onlarla yaşayacak, onlarla büyüyecektir. Biz Nişantaşı solculuğundan temelden ayrılıyoruz. Beyaz Türk ve Kürtlerden ve elitlerden temelde ayrılıyoruz. Müslüman ve Solcuların partisi bir hassasiyeti yaşamak anlamına gelir. Bu topraklarda iktidara rağmen İslamcılarla yapacak çok şeyimiz var. Kapitalizm ahlakına, tüketim dünyasına ve üretim ilişkilerine Müslüman, Sol bu iki ana damarın referansı ile karşı koyacağız.
2- Asla piyasacı değiliz. 21. yüzyılın yani günümüzün reel sosyalisti gibi düşünüp hareket etmeliyiz. Planlı bir ekonomi, adaletli dağıtım, zenginlerden alınacak servet vergisi gibi buna benzer çalışmalar ile sosyal adaleti sağlayabiliriz. fikirzamani.com’un yazarlarında Muhammed Korkmaz’ın bu konuda çok esaslı çalışmaları vardır. Yeri geldikçe kendisi bu meselelerle ilgili umarım yazacaktır.
3- Siyasetin finansmanını şeffaf kılacağız. Asla ve asla ecnebi bir kaynaktan finanse olan kişi ve kurumları tasvip etmiyoruz. Hiçbir kadronun hangi nedenle olursa olsun Avrupa ülkelerinden ya da başka bir dünya ülkesinin veya kurumunun finansmanıyla proje adı altında veya adı ne olursa olsun olanağından yararlanmamış olması gerekir. Doğumu bağımsız olmayan bir parti, bağımsız bir ülke talep edemez.
Şimdilik bu üç başlık bile bizi neden diğerlerinden ayırdığını açıklamaya yetmektedir.
Bu oluşumlarda onlarca iyi insan, iyi kadro vardır. Kötünün iyisi diyerek orada yer aldıklarını da biliyoruz. Onları kendimize uzak görmüyoruz. Gelecek bize elbette ortak çalışma zemini sağlayacaktır.
Yolda olmayan yol alamaz. Bu kaygıları yaşayan herkesin gelecekte partinin bir parçası olacak şekilde hareket etmesi gerekir. Merkezde ve alanlarda olabildiğince kollektif hareket etmek gerekir. Öylece kişilerin ruh dünyasına teslim olmamış oluruz. Bir düşümüz var bizim, bu düş bizimle gerçekleşmeye bilir. Fakat Anadolu’dan hareketle Ortadoğu ve Asya’da yeni bir ülkeler birliğini kuracak bir fikrimiz var. Bu gelecekte ete kemiğe elbette bürünecektir. Zamanı gelmiş güçlü bir fikir önünde hiçbir şey duramaz.
Gün çalışkan olma zamanıdır, gün umutlu olma zamanıdır. Bizi hapsettikleri o küçücük dünyayı parçalamalı ve yeni bir varoluşun yeni bir başlangıcın parçası olma zamanıdır. Düzenin doğruları ile zavallılaşan hayatları gerçek, doğru gibi sunmalarına izin vermeyelim.
Aşka, çoşkuya, inanca ihtiyacımız vardır. Bu işler bunlarla olur.
Elbette iktidar talebimiz var. Bu taleple çalışıp seçimlerden birinci parti olmak için çalışacağız. Fakat bu da yetmez, ikinci kuruluş için çalışmalıyız.
Bürokrasiden orduya, ekonomiden diplomasiye, eğitimden diyanete dek devlette esaslı reformlara değişiklere ihtiyaç vardır. 21. yüzyılı, Türkiye bu reformcu parti ile yaşayacaktır.
[26.11.2009'da fikirzamani.com'da yayınlanmıştır ] |