MüslümanSol

  katkı

 

Kategoriler
ÇIKIŞ METNİ
Değerlendirme Yazıları
Haberler
Basından
Duyurular
İnternet Siteleri
Edebiyat
Mizah
Kaynakça

En yeni 7 yazı
Doğa Cenneti, Turizm Cehennemi ve Bir Çare Olarak İnfak Bilinci [Yavuz Soysal]
Çağın Dini ve Tarihi Sapmaları [Namık Kaya]
Gıybet, Yalan, İftira ve Oruçlu Ağızlarda Kampanya [Ayhan Bilgen]
Siyasi İslam [Yasin Ceylan]
İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
Berhan Şimşek Neyi Bilir? [Mehmet Akdağ]
Krizde 60 Milyon Kişi Yoksullaştı [ntvmsnbc.com]

En çok okunan 7 Yazı
İslam'ın Özü: Sosyal Adalet [Muhammed Nur Denek]
ÇIKIŞ METNİ
İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
İslam Sınıflı Toplumu Reddeder [Muhammed Nur Denek]
Müslüman Solcu Olabilir mi ? [Ayhan Bilgen]
'Ben daima Müslüman bir solcu oldum'
İslam ve Sosyalizm - Muhammed Nur Denek

Reklam ver

Ziyaretçi sayısı
Online 2
Bugün 117
Toplam 106987

 İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
 

İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]


     
Kur’an; servetin belli ellerde birikmesine ve sermayenin verimli ve yararlı ekonomik kanalların dışına çıkmasına yol açan bir şekilde, emek harcamadan gelir elde edilmesini yasakladığı gibi, herhangi bir şekilde ihtiyaçtan fazla mal biriktirmeyi de yasaklar.

Aşağıdaki ayet hiçbir yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar aşikârdır:

“Ey inananlar! Hahamların ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yer ve onları Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele. Bunlar cehennem ateşinde yakıldığı gün alınları, böğürleri ve sırtları o biriktirdikleri ile dağlanacak, 'bu kendiniz için biriktirdiğinizdir, biriktirdiğinizi tadın' denecektir"(Tevbe, 34-35).

İlk Müslümanlardan ve peygamberimizin seçkin sahabelerinden biri olan Hz. Ebuzer, bu ayetten, Müslümanların ihtiyacının üzerinde mal edinme yetkisi olmadığı anlamını çıkarmıştır.

Hz. Ebuzer, Peygamber'in ve yakın arkadaşlarının uygulamalarını, Kur'an'ın ruhu’nun teyidi olarak görmüştür. Ammar bin Yasir, Miktad, Selman-ı Farısi ve Hz. Ali gibi seçkin sahabeler de bu ayeti aynı şekilde yorumlamışlardır.

“Ey müminler mallarınızı aranızda haksızlıkla israf etmeyin, karşılıklı rıza ile yapılan işler hariç, birbirinizi öldürmeyin, Allah şüphesiz ki size merhamet eder.” (Nisa, 29)

Zenginliğin temel şartlarına işaret eden bu ayet, mal sahibi olmanın beraberinde belli sorumluluklar getirdiğini ve ancak bu sorumluluklar gereği gibi yerine getirilirse meşru olabileceğini açıklamaktadır. Yanlış doğrunun tersidir, ayette geçen “malların israf edilmesi” deyimi faydasız ve boş yere tüketilmesi anlamına gelir, bunun zıddı ise insanlığa faydalı şekilde kullanılması demektir. Bu da insanlara servetin asli ve tabiî şartlarını hatırlatmaktadır, ister tabiî kaynaklardan olsun ister mamul mallardan olsun servet bütün insanlara aittir ve herkesin istifadesine açık olmalıdır. Yararsız ve aşırı servetin İslam'da kesinlikle yeri yoktur; Allah’ın olan mülkiyeti kullanma hakkı, ancak, israf etmeden, sermaye biriktirmeden, toplumun yararına kullanım şartıyla mümkün olabilir.

“Aranızda malları haksızlıkla yemeyin, bildiğiniz hâlde günaha girerek insanların mallarından bir kısmını yemek için onu yöneticilere aktarmayın.” (Bakara, 188)

Esas olarak tüm topluma ait olan malların (servetin) israfı, adil ve normal olmayan bir durumdur. Bu anormal durumun ortaya çıkabilmesi ancak yoksul, mahrum ve mazlum halklar üzerinde kurulan baskı ve zorlama ile sürdürülebilir, bunu elde edebilmek için servetperestlerin iktidarı kontrolleri altına almaları gerekir. Bunun gerçekleşmesi için, açların, karın tokluğuna çalıştırılanların, mazlumların, yetim ve yoksulların emeklerinden biriktirmiş oldukları servetlerinin bir kısmını, güçlerini sürdürebilmek için iktidarda olanlara vermeleri, onlarla ittifak hâlinde olmaları gerekir; aksi takdirde iktidardakilerden destek göremezler ve insanların emeklerinini bir kısmını mülk edinemezler. Bu gibi kişiler ve bazı yöneticiler arasındaki bu işbirliği, mazlum halklar karşısında tek güç olmalarının gerekliliğindendir. Bu iki grup (vahşi kapitalist işadamları ve onlara uyan yöneticiler), bu tür bir toplumu, birbirlerini destekleyerek yönetebilirler. Kurdukları sistemi ayakta tutmak ve işleyişini sürdürebilmek için halk kitlelerini çeşitli oyunlarla kontrol altında tutmaya çalışırlar. Aslına bakılırsa, adeta birer baskı devleti hâlini almış olan bu zulüm sistemlerinin temelini, siyasî iktidarlar değil, iktisadî tağutlar (bazı zengin işadamları) oluşturmaktadır.

Kur'an'ın işaret etmiş olduğu realite (gerçeklik), yalnızca servet ve sermaye biriktirme temelinde, yani vahşi kapitalist bir sistem oluşturmayı amaçlayan devletlerin, baskı devleti olma hâllerini sürdürebilmelerinin, aslında tüm halka ait olan servete ve tabiî kaynaklara el konulmasına ve bir grup mutlu azınlığın varlığına ihtiyaç duyduğudur. Demek oluyor ki, İslam doğruluk ve adalet ilkelerini esas alır ve toplumda bir takım kimselerin çıkarlarını korumaz; İslamî anlayışa göre, insanlar arasında servetin adaletsiz şekilde kullanılması sosyal bir zorunluluk değildir, yani doğal bir şey, kaçınılmaz bir şey değildir. Söz konusu durumun, toplumların adalet ve doğruluk ilkelerinden sapmasının, saldırganlığın, açgözlülüğün, sömürgeciliğin ve zulmün sonucu olduğudur. Toplumlarda zulüm, haksızlık ve sömürü temelde mal biriktirme tutkusundan kaynaklanmaktadır. Toplumsal huzursuzlukların, sosyal adaletsizliklerin ortaya çıkmasına sebep olan bu açgözlülük, İslam’ın kesinlikle yasakladığı bir olgudur. Hz. Muhammed (AS) şöyle buyurmuştur: “Kifayet miktarından fazla dünyalık biriktiren, kendini cehennem ateşine atmış olur” / “Kendi içindeki zayıf ve fakirlere ait olan hakları (güç sahibi zorbaların ele geçirdiği hakları) hiçbir tereddüt göstermeden geri alamayan bir toplum refaha, saadete erişemez.” (cami-us sağir)

Yine Hz. Muhammed’in hak Ali iledir, Ali hak iledir, Ali Kur'an'ladır, Kuran Ali iledir, gibi methiyelerle övdüğü müminlerin velisi Hz. İmam Ali, halifeliği döneminde Mısır’a vali tayin ettiği Malik Bin Eşter’e yazdığı ünlü emirnamesinde bakın ne buyurmuşlardır: “Sana helâl olmayan şeylerden nefsini koru, hükümdarlık döneminde kalbinin şiarı merhamet etmek, insanları sevmek, onlara lütuf etmek olsun. Sakın onların sırtından geçinen zavallı bir kurt gibi olmayasın, çünkü onlar iki sınıftır ya senin din kardeşindir ya da yaratılışta bir eşindir. Allah’a karşı insafını koru, onun emirlerine itaat et, emirlerine karşı çıkma ve asla ne sen halka zulüm et ne de yakın akraban ve arkadaşlarına izin ver, öyle olma ki bu insanlar sana güvenerek halka zulüm yapmasın. Şunu da bil ki Allah’ın kullarına zulüm edenin düşmanı Allah’ın kendisidir. Allah haksız yere düşman olmayacağına göre, Allah’ın düşman olduğu kişilerin özür ve delilleri de kabul edilmez. O kişi, tövbe edip mazlumun hakkını geri verene, onun gönlünü alana kadar Allah’la savaş hâlindedir. Şunu da bil ki hiçbir şey, Allah’ın nimetinin kesilerek yerine hüsranın gelmesinde zulüm üzerine kurulan bir yönetim kadar etkili değildir. Allah mazlumların nidalarını duymaktadır ve onların hakkını zalimlerden en iyi şekilde alandır.”(Nehc-ul Belağa; 53. Ahitname)

Hz. İmam Ali, hilafeti döneminde, ülkesinde çözüm bekleyen sayısız siyasî problemler olduğu hâlde, onların hiçbirine, sosyal adalet ve fakirlerin durumlarının düzelmesine verdiği önem kadar önem vermemiştir.

“Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline! Sanır ki, malı kendisini ebedileştirmiştir, iş öyle değil, and olsun ki o kırıp döken, silip süpüren cehenneme atılır.” (Hümeze Suresi: 1–4)

“Allah'ın ihsan ettiğini vermekten sakınanlar, bunu kendileri için hayır sanmasınlar. Hatta bu onlar için şerdir. Sakındıkları (biriktirdikleri, vermedikleri) şeyler kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır, ve Allah’ındır göklerin ve yeryüzünün mirası (tüm mülkiyeti) ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Al-i İmran Suresi: 180)

“Ey inananlar Allah’a ve peygambere ihanet etmeyin ve bile bile emanetlere de ihanette bulunmayın.” (Enfal, 27)

“Biliniz ki siz şunlarsınız; Allah yolunda malınızı, mülkünüzü harcamaya çağırılıyorsunuz da içinizden cimrilik edenler var ve kim cimrilik ederse kendine zarar vermiş olur. Allah Müstağni’dir ve yoksullar sizsiniz; ve itaatten yüz çevirirseniz yerinize bir başka topluluğu getirir, sonra görürsünüz ki size benzememektedirler.”(Muhammed 38)

“Allah’ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını unutma. Allah’ın sana ihsan ettiği gibi sende ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk yapma, çünkü Allah bozgunculuk yapanları sevmez.” (Kasas, 77)

“İşte ahiret yurdu, biz onu yeryüzünde büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz.” (Kasas, 83)

“Ve Allah rızk bakımından bir kısmınızı bir kısmınızdan üstün kılmıştır, geliri fazla olanlar, rızklarını, elleri altında bulunanlara verip onları da geçim bakımından kendilerine eşit etmezler. Allah’ın nimetini bile bile inkâr mı ederler?” (Nahl, 71)

Kur'an'dan naklettiğimiz bu ayetler, dinin özünü, adalet anlayışını; Allah kullarının, malla birlikte, nasıl bir toplumsal sorumluluk altına girdiklerini açıkça ortaya koymaktadır. Âlemlere rahmet Hz. Muhammed (AS) da ayrıca şunları buyurmuştur; “Kimin yanında bir mümin zor durumda kalırsa, o kişi o mümine imkânı olduğu hâlde yardım etmezse Allah onu kıyamet gününde halkın önünde alçaltacaktır.”(cami-us sağir c-1 s-144) / “Kim Allah'ın gazap ettiği bir buyruk sahibinin yaptığı kötülüğe razı olursa Allah'ın dininden çıkmıştır.” / “Kim bir zalime, onun zalim olduğunu bilerek yardım ederse Müslümanlıktan çıkar.”(cami-us sağir, c-2, s-167)

Bakın bunlar da adaletin ve ilmin kaynağı olan Hz. İmam Ali’den: “Her zaman fakirden yana ol, çünkü Allah da onlardan yanadır, asla sömürücü zenginin yanında olma, çünkü şeytan onların yanındadır.” / “Adamlığın en üstün derecesi, malı ve mülkü esirgemeyerek kardeşleriyle geçinmesi, herhâlde onlarla eşit olmasıdır.” / “Gerçekten de noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, yoksulların geçimlerini, zenginlerin mallarında takdir buyurmuştur. Hiçbir yoksul aç kalmaz ki, bir zengin onun hakkını vermiş olsun; Yüce Allah da zenginlere bunun hesabını soracaktır.”(nahc-ul belağa: gerçek adalet)

İslam dini; Adaletin ve ihsanın temellerini yıkmaya, zenginlerin gururlu ve güçlü olmasına, işçi ve emekçilerin haklarının gasp edilmesine, din adamlarının zavallı gariban halkın sırtından zenginleşerek mal yığmalarına…vs. destek olmak için gelmemiştir.

İslam dini; sosyal toplumlarda bazı gurupların, saraylarda, villalarda, gökdelenlerde ve lüks evlerde yaşamaları (diğer yandan çok sayıda insanın gecekondularda, çadırlarda, mağara gibi evlerde yaşamaları) için gelmemiştir.

İslam dini; bir tarafta açlıkla ve sefaletle kıvranan ve ilaç alacak imkânları bile olmayan insanlar varken, diğer tarafta, bürokratların, siyasetçilerin, yönetici ve işadamlarının şatafatlı, israf dolu, renkli renkli bir hayatın içinde yüzmeleri ve çocuklarının oyuncakları için, emekçilerin asgari ücretlerinin kat be kat fazlasını harcamaları için gelmemiştir.

İslam dini; toplumda bir tarafta, insanların çok az bir kısmının (bazı yöneticiler ve mal sahipleri) çocukları iyi besleniyorken, iyi bir eğitim alabiliyorken, son derece sağlıklı bir bedene sahip olurken, diğer tarafta, iyi beslenemediği için göğüslerinden süt bile gelmeyen annelerin çocuklarını yalnızca suyla beslemek zorunda kalmaları için gelmemiştir.

İslam dini; toplumlarda iktidar ve mal sahipleri, çeşitli zevk ve sefalara dalsın, mazlum ve mahrumların çalışmasından elde ettikleri mallarla dünyanın bir ucundan kalkıp öbür ucundaki yerlere seyahat edebilsin, çocukları babalarının mallarıyla refah içinde her türlü imkânlarla yaşasın, ve diğer tarafta ise, milyonlarca insan fakirliğin, felaketin ve açlığın zorluklarıyla pençeleşsin diye gelmemiştir.

İslam dini; toplumda mülk sahiplerinin, toprak sahiplerinin, gayrı menkul zenginlerinin, hiçbir çaba ve emek sarf etmeden, zenginliklerine zenginlik katabilmeleri, her yıl yeni bir ev, son model bir otomobil alabilmeleri ve bunların taksitlerininin de, karnı dahi zar zor doyabilen, zavallı insanların emeğiyle ödenebilmesi için gelmemiştir.

Yüce İslam dini bunların tamamını lanetlemiştir ve tüm peygamberlerin uygulamak için vazifelendirildiği şey, adalettir.

“And olsun biz elçilerimizi mucizelerle gönderdik, onlarla birlikte kitap ve ölçüyü de indirdik ki adaleti ayakta tutsunlar.” (Hadid, 25)

“Bir saat adaleti icra etmek, yetmiş sene ibadetten üstündür, zayıfların hakları zorbalardan alınmıyorsa o toplumun Allah katında ne değeri vardır?” / “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.”

“Adaleti ikame ederek onun varlığına şahadet ederler.” (Al-i İmran, 18)

“İnsanlardan Adaleti emredenleri...” (Al-i İmran, 21)

“…Adaleti gözetin…” (Nisa, 135)

“…Allah için adaleti gözeten şahitler olun…”(Maide, 8)

“…Aralarında adaletle hükmet…” (Maide, 42)

“…De ki: Rabbim adaleti emretti…” (Araf, 29)

“…Adil davranınız. Çünkü Allah adil davrananları sever.” (Hucurat, 9)

“İnsanların adaleti yerine getirmeleri için…” (Hadid, 25)

“İnsanların mallarını eksik vermeyin, ıslah ettikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” (Araf, 85)

“İnsanların hakkını azaltmayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın…” (Şuara, 183)


İslam’ın özü adaletin icrasıdır, ya da adaletin icrası için mücadele etmektir, tüm peygamberlerin mücadeleleri de adaletin icrası temelindedir. Hiçbir âlim, din adamı ya da kişi adaletin uygulanması ve gözetilmesi şeklindeki bu önemli ve kat’i emirlerin sadece tavsiye ve nasihat olduğunu iddia edemez, eğer böyle iddiada olanlar varsa ya dini anlamamışlardır, ya da dini özünden uzaklaştırma çabasındadırlar...

Bu ayetlerin vurgulamaları ve peygamberlerin uygulamaları, bizlere, kesin bir hükümle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Mümin’lerin emiri Hz. Ali, Nehc’ul Belağa’nın 127. hutbesinde şöyle der: “Serveti insanlar arasında bölüştürürken bir gurubu kayırıp, diğer insanları haklarından ve hisselerinden yoksun bırakmayın.”

Âlemlere rahmet olan peygamberimiz Hz. Muhammed (AS) İslam’ın özünün Adalet olduğunu, toplumsal hakların eşit bir şekilde kullanılması gerektiğini tek cümlede çok aşikâr ve net bir şekilde özetlemiştir; “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.”

Bu tek cümlelik özet aslında her şeyi çok net anlamamız için yeterlidir. Komşuluk ilişkisinden kasıt, yaşamakta olduğumuz tüm toplumu ifade etmektedir; açlık, tokluk ifadesinde ise insanların ihtiyaç duyduğu tüm temel ihtiyaçlar kastedilmektedir (beslenme, sağlık, eğitim, sığınma… vs.). Bu öyle bir şekilde ifade ediliyor ki, Allah Resulü, toplumun ihtiyacı söz konusu iken o ihtiyaçları görmezlikten gelerek mal biriktirenleri, servet toplayanları kendinden, yani İslam’dan saymıyor.

“Kimin yanında bir mümin zor durumda kalırsa, o kişi o mümine imkânı olduğu hâlde yardım etmezse Allah onu kıyamet gününde halkın önünde alçaltacaktır”(cami-us sağir, c-1, s-144).

“Kim Allah'ın gazap ettiği bir buyruk sahibinin yaptığı kötülüğe razı olursa Allah'ın dininden çıkmıştır” / “Kim bir zalime, onun zalim olduğunu bilerek yardım ederse Müslümanlıktan çıkar.”(cami-us sağir, c-2, s-167).

İslam gereksiz yere mal biriktirmeyi ve zulme rıza göstermeyi bu dairenin dışına çıkmak olarak kabul eder; bu bir vicdan işi değil, bu Allah’a iman edip etmeme, Nübüvveti kabul edip etmeme, kitaba inanıp inanmama ölçüsüdür.

Bir toplumun İslam toplumu olabilmesi için o topluma adaletin hâkim olması gerekir; aynı şekilde cemaat, dernek ve benzeri oluşumların gerçekten dine uygun olabilmeleri de ancak adaletin o topluluklarda hâkim olmasıyla söz konusu olabilir. Bir cemaat ya da oluşum kendini İslam’a hizmete adamış olma iddiasında ise, o toplumlarda aşırı fakir ve zenginlerin olmaması gerekir, aksi hâlde yapılan hizmet Allah için yapılan bir hizmet olamayacaktır.

Nitekim peygamberi misyon ve dinin üzerine bina edildiği hakikat, adalettir. Ferdî ibadetler ve toplumsal ilişkilerde de, Allah'ın koyduğu kuralların tümü, adalet temelinin üzerine bina edilmiştir. İman dahi adalet temeli üzeredir. Allah; imanı, gayba inanmayı, ancak, adaleti yüreğinde taşıyan temiz fıtrat sahibi insanların kalbine ilham etmektedir. Adalet olmayan yürekten, adalet sadır olmaz ve adaleti taşıyamayan zalimlerin kalplerinde imana yer yoktur.

İslam Dini; toplumda hiçkimse aç kalmasın, yetersiz beslenmesin, yeryüzü nimetlerinden tüm insanlar eşit şekilde faydalansınlar diye gelmiştir.

İslam Dini; toplumlarda idarecilerin de, yöneticilerin de, işçilerin, esnafların, işsizlerin, erkek, kadın ve çocukların da eşit şekilde yaşamaları, birbirlerinin haklarını gasp etmemeleri için gelmiştir.

İslam Dini; toplumda tüm ırkların eşit olmaları, birbirlerine zulüm etmemeleri, eşit şartlarda yaşamalarını temin etmek için gelmiştir.

İslam Dini; kimse aç yatmasın, kimse eğitimsiz kalmasın, kimse tedavisiz kalmasın, tüm insanlar insanca ve kardeşçe yaşasınlar diye gelmiştir...

muslumansol.net      

5  Ekim  2009 - 01:01:14 -  339 gün önce

 
Okuyan: [1660] Yorumlayan: [5] Kategori: [Değerlendirme Yazıları] [Yazdır]
Yazan: yavuz  - IP kayıtlı - Üye değil

19.01.2010 - 16:43:38

memleket toprağının sağcılıkla kirlendiği bir ortamda,müslüman sol tüm karmaşayı berraklaştıracak aydınlık bir yoldur.toprağımıza yakışacaktır...

Yazan: Eyüphan Özdemir  - IP kayıtlı - Üye değil

03.12.2009 - 02:52:25

Peygamberler tarihsel olarak devrimci ve ilericidir. Hepsi de birer insanlık abidesidir. İslam da böyle bir dindi ama sömürenler bu dini hep solculara karşı slah olarak kullandı. Başta kimi katolik tarikatlar olmak üzere eşitliğin peşinden giden dini akımlar hep olageldi ve olacak. Sizin yolunuz da bu. Bir marksist olarak varlığınız sola armağan olsun diyorum. Dünya bir gün eşitliğe kavuşacak ve o gün müslüman,yahudi,hristiyan,ateist...herkes ama herkes kardeşçe yaşayacak. Nazım'ın dediği gibi "Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine " Hepinizi selamlıyorum yoldaşlar,biliniz ki bir marksistin gerçek bir dindarla ayrıntılar hariç hiç bir sorunu olamaz. Çünkü aslolan eşitliktir ve tüm dinler şu yada bu derecede eşitlikçidir.Ama şu kesin ki hiç bir gerçek dindar kapitalizmi onaylayamaz,kapitalizmin askerleri olan faşistlerle bir olup solculara saldırmak yerine solcuların tarafına geçer.Ve hiç bir gerçek solcu da dindar diye birini dışlamaz. Çünkü hedefimiz aynıdır:Sömürüsüz eşit bir dünya.Adaletli bir dünya. Saygılarımı sunarım

Yazan: ALİ KENAN  - IP kayıtlı - Üye değil

25.11.2009 - 15:47:12

yazılarınızla kendine müslümanım diyenleri aydınlattığınız, kurani bir bilinçe sahip olmasına katkı yaptığınız için sizden allah razı olsun

Yazan: murat  - IP kayıtlı - Üye değil

11.10.2009 - 12:55:20

işte toplumun ihtiyacı kapitalizm zulmünün ortadan kalkmasının anahtarı ,toplumsal adalet anlayışının kitap ve rasul kaynaklı açıklamaları,yüzyıllardır insanlığın mahrum bırakıldığı hakikatler teşekkürler kardeşim ,rabbim yardımcınız olsun.

Yazan: EbuZer  - IP kayıtlı - Üye değil

05.10.2009 - 18:59:15

Allah razı olsun islamın adalet anlayışını bu kadar güzel dile getirdiginiz için tşklerimi sunmayı bir borç bilirim... Ey Muaviye Eger sen Bu sarayı Kendi paran ile Yaptın ise İsraftır Ve Haramdır Yok Eger Halkın parası ile yaptın ise Buda Kul Hakkıdır ve Haramdır... islam mal mülk biriktirenlere elem verici bir azap müjdele der cunku malı Allah yolunda degil kendi nefsi için harçamışlardır islam Hz.Suleyman gibi zengin olmayı ancak zenginligi adalet için toplumsal düzen için bir koz olarak zenginlerin fakirlere malı mülkü parayı zülğm aracı olarak kullanmaması için elinde tutmayı tavsiye eder bu anlamda Allah bizi zenginleri çok ancak zenginligini adalet için Kullanan bir toplum nasit etsin zülüm düzeni için köle ruhlu bir toplum Olmaktan Allah bizi korusun ecmain tekrar tşkler Allah razı olsun

Sayfa: 1

katkı
Yazılar
Doğa Cenneti, Turizm Cehennemi ve Bir Çare Olarak İnfak Bilinci [Yavuz Soysal]
Çağın Dini ve Tarihi Sapmaları [Namık Kaya]
Gıybet, Yalan, İftira ve Oruçlu Ağızlarda Kampanya [Ayhan Bilgen]
Siyasi İslam [Yasin Ceylan]
İdeolojilerin Parçalı Kişilikleri ve Kur'an’ın Tarif Ettiği İnsan [Yavuz Soysal]
Berhan Şimşek Neyi Bilir? [Mehmet Akdağ]
Krizde 60 Milyon Kişi Yoksullaştı [ntvmsnbc.com]
Referandumda Evet Demek Dinin mi Diyanetin mi Emri? [Ayhan Bilgen]
Sivas Yasında Buluşan Kadınlar [Hidayet Şefkatli Tuksal]
Dindar Solcular [İsmet Berkan]
Orta Ümmet ve Yeni Bir Düzen Kurmak [Yavuz Soysal]
En Büyük Fitne İnkardır [Ayhan Bilgen]
İslami Çevrelere Kürt Sorununda Sorumluluk Çağrısı [Duyuru]
Mezarlık [Mehmet Akdağ]
'Kalp İbresi'ne Şerh Düşüyorum [Hayri Çalağan]
İslami Yorum E-dergisinin Yeni Sayısı [Duyuru]
"Direniş Teolojisi" Kitabı Hakkında [Tarkan Tek]
Allah ‘Eşitliği’ Takdir Etti [İhsan Eliaçık]
Kurbanları Cellâda Dönüştüren Aygıt: Ulus-Devlet [Sami Görendağ]
İşçi Hareketi ve Sendikal Yapılar [Forum Duyurusu]
Aynı Programın İki Yüzü [Yavuz Soysal]
Abdestli Kapitalizmin "Komünistlik" İthamı Neyi Perdeliyor? [Kadir Bal]
Alnınız 'AK' olsun! [Nuray Mert]
Mahallenin Ferisileri [Atilla Fikri Ergun]
Milliyetçilikle Muhafazakarlık Arasına Sıkışan İslam [Ayhan Bilgen]
Site Duyurusu [muslumansol.net]
Adım Zülfikar [Mehmet Akdağ]
Baraj Putu [Ayhan Bilgen]
Post modern Oryantalizm ve Hayvanlık [Mehmet AKDAĞ]
Güneşe Yeniden Selam Vereceğim... [Furuğ Ferruhzad]
Sol ve Kürt Sorunu [Hayri Çalağan]
İslam, Sosyalizmle örtüşür mü ? [Atilla Fikri Ergun]
Kapitalizm, İslam ve Sol [panel duyurusu]
İslami Yorum Dergisi Okuyucuyla Buluşuyor [duyuru]
Biz Kürtler Mertiz. Ya Diğerleri?
Millet Olmak Neyi Gerektirir? [Mehmet Akdağ]
"Sonucunuz Endişe Verici!" [Leyla Karaca Tok]
İslam, Sol ve Kapitalizm [panel duyurusu]
Peygambersiz Günlerin Talihsiz Çocuklarıyız [Namık Kaya]
Sivil ve Demokratik Anayasa Mitingi [duyuru]
İslam ve Sosyalizm - Muhammed Nur Denek
Ekonomi 8 Yıl Sonra Küçüldü [ntvmsnbc]
Yeni Anayasa Mitingi [Ayhan Bilgen]
Dink’in Hayalini Cami Derneği Gerçekleştiriyor [ntvmsnbc ]
Sol ve İslam Yazı Dizisi [Ruşen Çakır]
Marksist Türkiye Solunun Demokrasi ve İslam Anakronizmi yahut İslami Solun Neliği [Namık Kaya]
Halepçe [Mehmet Akdağ]
Bekaroğlu'ndan "Kürt sorunu"na İlişkin Değerlendirmeler [fikirzamani.com]
Toplu Aşk Mezarlığı [Leyla Karaca]
Allah ile Halk Arasında: Sol İslamileşiyor mu? [Akif Beki]
Tarih Okumalarında Yalancı Şahitlik [Ayhan Bilgen]
Tanrı ve Kürtler ve Tepeden Bakan Göz [Mehmet Akdağ]
Deprem Değil; Vahşi Kapitalizm [Peren Birsaygılı]
Ya Barbarlık Ya Sosyalizm [Ömer Faruk]
Kapitalizmin Dönüştürme Süreci ve Cemaatler [Özgün Duruş]
Kapitalizm ve Aşk [Salih Selçuk]
Türkün Geleceği Kürdün Millet Olmasına Bağlıdır [Mehmet Akdağ]
Cami Yolundaki Tekel İşçisini Cip Ezdi [Haber]
Alevilik ve İktidar [Hayri Çalağan]
Fakr: İmandan Korkuya [Lütfi Bergen]
Demokratik Çözüm Demokratik Türkiye Konferansı [Konferans Duyurusu]
Körüklü [Leyla Karaca]
Balçığın Taarruzu ya da İnsanın Ölümü [Lütfi Bergen]
Hz. Ali’nin Torunu Kürtler: ŞEREFLİDİR [Mehmet Akdağ]
Solun yapısal sorunlarını düşünmeye çalışmak… [Ömer Faruk/C. Murat Özgünay]
Plastik Cerrahi Hasta Sırası Muhabbetleri [Leyla Karaca]
Zehra Hanım'ın Işığını Kapatan Jip [Yıldız Ramazanoğlu]
Sohrap Sepehri [Çev.: Nihan Işıker]
Mardin'de İnanç Çalıştayı [Ayhan Bilgen]
Eğitim-Bir-Sen'li Dostlara Yürekten Manifesto
Statükonun Devamı mı Değişim mi? [Mesut Onatlı]
Sistem, Müslümanlar ve Kapitalizm [Atilla Fikri Ergun]
Rüzgârlar Soldan Esiyor [Erol Katırcıoğlu]
"İslamiyet ve Sosyalizm" Tartışmasının Videoları [muslumansol.net]
Bir Güncelleme: Putperestliğin Günümüzdeki Yansımaları [Atilla Fikri Ergun]
Dini ve Seküler Tezlerin Ezeli Arayışı: Adalet Devleti [Namık Kaya]
Zahidin İ'tizali [Lütfi Bergen]
Söylemimiz Siyasallaşıyor [Besim Altunöz]
Kısa Devre [Mehmet Akdağ]
"İslam ve Sosyalizm" Tartışması [Duyuru]
"AVM'lere Mescid İstemiyoruz" [Lütfi Bergen]
Akşam Çökerse Şairin Üstüne [Fikrettinin Yeri]
Gazze ve Kabil [Ayhan Bilgen]
İslamcıların “Kürtler”le İmtihanı [Kadrican Mendi]
Vizyonsuz Müslümanlıkla Nereye Kadar? [Namık Kaya]
Kürtler ve Siyaset [Mehmet Akdağ]
"Bu Defa" Kazanacağız [Muhammed Nur Denek]
Marksist Soldan İslami Solculuğa [Nâmık Kaya]
Stratejik Anarşist – Sorumlu Olma – Borçlu Olma – Hariçten Gazel Okuma [Mehmet Akdağ]
Din ve Evrensel Çözüm Arayışı [Ayhan Bilgen]
Anadolu'da Müslüman Olmak [Lütfi Bergen]
Hırsızlık Caiz mi? [Muhammed Nur Denek]
"Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam" Başlıklı Konferansın Video Görüntüleri [Celal Işık]
"Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam" Başlıklı Konferans Hakkında Bilgilendirme [Celal Işık]
Kerbela [Ayhan Bilgen]
“Ezilenlerin ve Yoksulların Sesi Olarak İslam” [Konferans Duyurusu]
Sipariş Üzerine Kürt Kumaşı Üretmiyoruz [Mehmet Akdağ]
Zenginle Yoksul Arasında 8 Kat Gelir Farkı Var [Bianet]
Müslüman Sol Üzerine [Muhammed Nur Denek]
Başka Semtin Çocukları : “Biz Buraya Ait Değiliz Abi” [Mehmet Akdağ]
Milliyetçi Sol’un Açmazları ve Özgürlükçü Sol [Serdar Aksoy]
Yeni Sol Parti Nasıl Tutar? [Murat Aksoy]
Sağda Tarihsel Bir Kırılma ve Müslüman Vicdanı [Hüseyin Karaca]
En Yoksullar Ama Müslümanlar [Besim Altunöz]
‘Meşveret’in ve ‘Demokrasi’nin İzinden Gitmek [Erol Katırcıoğlu]
Doğum [Mehmet Akdağ]
Komşusu Aç Yatarken Prada Giyen Kimdendir? [Onur Bakır]
Bu Toprakların Partisi [Besim Altunöz]
Sadede Gelelim [Cem Somel]
İstanbul'da Sonbahar ve Louis Althusser [Peren Birsaygılı]
'Allah'ı ve 'Ahlak'ı Yok Saymak Ne Kazandıracak? [Bülent Ayrancı]
Kürt Sorunu Karşısında Türklerin 'Beyaz Dindarları' [Selahattin Üneş]
Direnişçi Zühd [Lütfi Bergen]
21 Kasım Tarihli Tanışma ve Tartışma Toplantısının Notları [muslumansol.net]
21 Kasım Tarihli Tanışma ve Tartışma Toplantısının Fotoğrafları [muslumansol.net]
Toplantı Duyurusu [muslumansol.net]
'Abdestli Kapitalizm' [Ece Temelkuran]
Erol Yarar ve 'Bir Lokma-Bir Hırka' Devri [Yüksel Bayram]
Dinle Ebu’l-Kasım’dan [İhsan Eliaçık]
MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Yarar Hakkında Ekşisözlük'te Yayınlanan Entry'ler
Ebu Zer’in Temsil Ettiği İslam [Mehmet Bekaroğlu'yla Röportaj]
Lanetli Sermaye İmparatorluğu (Muhammed Nur Denek)
Cumhuriyet Fazilettir, Ama... [Ayhan Bilgen]
'Müslüman Elitler Güç ve İktidara Tapınıyor [Dücane Cündioğlu]
Dideban(da) Açarsa Pivok Mostara Örtü Olur [Mehmet Akdağ]
İslam'ın Özü: Adalet [Kitap Duyurusu]
‘Ebuzerleşmeyelim İnşallah’ [İhsan Eliaçık]
İslam'da Bilgi Kaynakları [Ayhan Bilgen]
Dünyadaki Açların Sayısı En Üst Seviyesinde [haber-ntvmsnbc]
Bedevi Müslümanlık [Derviş Keskin]
‘1 Milyar İnsan Hangi Suçundan Dolayı Aç?’ [İhsan Eliaçık]
Ülke(leri)mizde (Hangi) Kriz Derinleşiyor ! [Hayri Kırbaşoğlu]
“Amentü” Şiirine Dair Bir Ufuk Kazanma Denemesi [Metin Tonbul]
İlahiyatçıların sorunu sadece dilde mi? [Ayhan Bilgen]
İslam Tarih Felsefesi [Derviş Keskin]
Nasıl Bir İttihad-ı İslam? [Peren Birsaygılı]
Cami Mahyalarındaki Komik Laiklik [Ayhan Bilgen]
O Mahyaların Altında Namaz Olur mu ? [Yıldıray Oğur]
Ceylan İçin... [Derviş Keskin]
İşsizlik-2 [Yüksel Bayram]
Ah Şiiri bir de Yazılan Şeylerden İbaret Saymasak [Mehmet Akdağ]
İslam Sermaye (Mal) Biriktirmeyi Yasaklar [Muhammed Nur Denek]
Kapitalist Moderniteyle Hesaplaşmadan Özgürleşilemez [Ayhan Bilgen]
İslam Dini [Derviş Keskin]
İşsizlik [ Yüksel Bayram]
Fatiha'nın Diyalektiğe İşaretleri [Lütfi Bergen]
Marksa Göre Din ve Yabancılaşma [Erdoğan Ahmet]
Doğrudan Ortakçı Demokrasi [Derviş Keskin]
İçe dönük, Dışa Dönük Dünyalar [Nabi Yağcı]
Ramazan Programlarında Tasavvuf Etkisi mi ? [Peren Birsaygılı]
Sendikalaşma ve İstihare [Yüksel Bayram]
Ramazan Kelimelerinin Dünyası [İhsan Eliaçık]
İslam Sınıflı Toplumu Reddeder [Muhammed Nur Denek]
Kapitalizm [Derviş Keskin]
Din ve Sol [Cemil Ertem]
Güçlü Ordu, Yeşil Sermaye, 6 -7 Eylül Olayları [Ayhan Bilgen]
Türkiye'de Sağ İdeolojinin Açmazları [Hüseyin Karaca]
Ekşi Sözlük'te muslumansol.net
Orta Toplum’un Çağdaş Toplumsal Yapıları [Derviş Keskin]
"İlahi Kredi": Piyasacı Dindarlığın Kârlı Borsasında Müjdeler! [Serdar Özmen]
Oruç, Bireysel Öz Denetimden Sosyal Sorumluluğa Açılan Kapı Olmadıkça [Ayhan Bilgen]
Sizi Rahatsız Etmekten Nefret Ediyorum [Eduardo Galeano]
İslâm Sosyolojisi (2) [Derviş Keskin]
Kitap Okuyan Kadınlar [Cihan Aktaş]
Gece Vakti Deniz Kenarında Yürüyordum... [Melek Güneş]
Zemzemle Rakı İçilmez!
İslam Sosyolojisi [Derviş Keskin]
Çivisi Çıkmış Dünya / Amin Maalouf [Hüseyin Çakır]
Para tanrısı Mamon [İhsan Eliaçık]
Reddiye [Mehmet Akdağ]
Zengincilik Doktrini, Yoksulluk Hali, Adalet İlkesi ve Siyasetin Yeni Zemini [Kenan Çamurcu]
İslam'ın Özü: Sosyal Adalet [Muhammed Nur Denek]
Uslu Sendikacılar ve Özel İstihdam Büroları [Mehmet Bekaroğlu]
Kardeşlik Kürt Sorununu Nasıl Çözer ? [Selahattin Üneş]
Müteahhit Ali’ler kadar becerikli olamayan fakir Müslüman gençler [Mehmet Akdağ]
Avludan Balkona Çıkan Dindarlık [Dücane Cündioğlu]
Zamanın Ruhu Değişti [İhsan Eliaçık]
Ulus-devlet ve Sol [Mehmet Nuri Durmaz]
'Sol Hep Din Düşmanı Oldu' [Zülfü Dicleli ile Röportaj]
Karıncanın Kanatlanması [Hakan Öztürk]
Sınıfsız Toplumculuk [Derviş Keskin]
Müslümanların Kapitalizmle Hesaplaşmaya Niyetleri Var mı ? [Ayhan Bilgen]
İnönücü CHP Yolun Sonunda: Siyasetin Sol Kanadı Nasıl Temsil Edilecek? [Kenan Çamurcu]
Bizim Bir Aklımız Var mı? [Ali Bulaç]
Ekonomik Adalet Mümkündür [Hasan Köse]
Kaç Paraya Satılıyor [Peren Birsaygılı]
Tarihsel bir Hayal [Talat Ulusoy]
Özgürlükçü Sol ve Din [Serdar Aksoy]
Marx ve Allah Arasında Ali Şeriati [Nathan Coombs]
Akla ve Vicdana Çağrı [Hasan Köse]
evlilik teklifi [Mehmet Akdağ]
Sağcılar ve Solcular ya da İyiler ve Kötüler [Osman Eskicioğlu]
Madımak İçin Vicdan ve Adalet Çağrısı [Muslumansol.net]
Din ve Sağcılık [Mustafa Tekin]
Dünya'yı Mülk; Mülkü Devlet Edinmek [Abdurrahman Arslan]
Islam and the Moral Economy: The Challenge of Capitalism [Kitap Tanıtımı]
Islamic Socialism [Wikipedia'dan]
Mağduriyet [Mehmet Akdağ]
İslam’ı Yıkan Üç Şey (3M) [İhsan Eliaçık]

Bu Kitabı Herkes Okuyamaz! [Taha Enesoğlu]
Mümin Kadınlar ve Mümin Erkekler [Murat Aydoğdu]
Yeşil Rasyonalizm, Sol İslam, Adalet Devleti: Zihnimiz Yeni Siyasi Kavramlara Hazır mı? [Kenan Çamurcu]
BI ŞEV U BI ROJ HİV U TAV [Mehmet Akdağ]
Yalancı Bolluk [Cihan Aktaş]
Karl Marx'a İntihal Suçlaması [Peren Birsaygılı]
Müslüman Sol ve Bir Bardak Su [Yüksel Bayram]
Türklerde Otoriteryenliğin ve İtaatkârlığın Dinî-Kültürel Kökleri [İlhami Güler]
Din Söyleminden Zengin Olunur mu? [İhsan Eliaçık]
İslami Sosyeteye Tepki! [Peren Birsaygılı]
"Para, Onu Sevenleri Her Zaman Terbiye Eder" [Mehmet Eroğlu'yla Röportaj]
Peygamberimiz Neden “Zengin” Değildi ? [İhsan Eliaçık]
Müslümanlar Kimlere Oy Vermez? [Ayhan Bilgen]
Bardakoğlu’nun Zorunlu Din Dersi Israrı Üzerine [Ertuğrul Cenk Gürcan]
"Saadet Partisi'nin Doğal İttifakı Sosyalistler Olabilir" [Besim Altunöz]
Dindarların Sınavı [Selahattin Üneş]
Din ve Siyaset [Zeki Kılıçaslan]
İlhami Güler ve "Direniş Teolojisi" [Talha Hakan Alp]
"Direniş Teolojisi"ne Duyulan İhtiyaç [İlhami Güler]
"Sağ"dan Demokrasiye Yol Çıkar mı ? [Selahattin Üneş]
Adalet, Mağdurlar ve Sol [Erol Katırcıoğlu]
Fahriye Abla ve Mahalle Baskısı [Mehmet Akdağ]
Günümüzün İmamları Nasıl Olmalı? [Mehmet Altan]
Dindarlar [Ahmet Altan]
Sosyalizm İslam’a Uyar mı? [Mustafa Akyol]
The Making of the Muslim Left [Ali Eteraz]
Yeni Muhalif Dil [İhsan Eliaçık]
Musa'nın ve İbrahim'in Sahifeleri [Peren Birsaygılı]
Müslümanla Solcu Aynı Zaafa Sahip [İsmet Özel'le Röportaj]
terk edilmiş vagon [Mehmet Akdağ]
"Muhafazakar Sol": Türk Sağının Kendi Solu [Alper Ecer]
Devrimci Sağ-Muhafazakâr Sol [Mümtaz'er Türköne]
Müslüman-Sol Hareket Üzerine [Hamdi Mert]
"Müslüman Sol" [Ahmet Taşgetiren]
'Müslüman Sol'a Ne Oldu? [Nuray Mert]
Cemaatçi Sol [Lütfi Bergen]
İlk Cinayet [Mehmet Akdağ]
Sağ Elimiz Müslüman Sol Elimiz Kâfir mi? [Arif Bilgin]
Seçimler ve Türkiye'de 'Sol ile 'Sağ' [Eylem Akdeniz]
'Besmele' çekerken… [Fehmi Koru]
Müslüman sol veya sol Müslümanlık [Nuray Mert]
Karikatür - Hakiki Solcular, Gerçek Müslümanlar [Yüksel Bayram]
Soldan Vuruşşş Goooolllll [Fikrettin'in Yeri]
Sosyalizm ve Dini İnanç [Murat Belge]
Solcu ve Müslüman [Murat Belge]
Müslüman Sol-1: İslamdan Sola Yol Çıkar mı? [Fethi Sipahi Tan]
Müslüman Sol-2: İsmet Paşanın Ettiği [Fethi Sipahi Tan]
“Müslüman Sağ” (1) [Cyrano de Bergerac]
Müslüman Sağ (2) [Cyrano de Bergerac]
ÇIKIŞ METNİ
Namaz Kılan Sol [Emre Aköz]
Peki Ya Chawrasizm Nasil ?
Müslüman Solcu Olabilir mi ? [Ayhan Bilgen]
Entegrizm, Diğer Adıyla Yobazlık [Selahattin Üneş]
ÇIKIŞ METNİ
1918’de Bir İslamcı-Sosyalist [Esat Arslan]
Sevgilime Bir Koşu [Mehmet Akdağ]
Nurettin Topçu ve Müslüman Anadolu Sosyalizmi [Ümit Aktaş]
'Ben daima Müslüman bir solcu oldum'
Sol, Laiklik ve Gündelik Demokrasi [Dilaver Demirağ]
Türkiye'de Sol Tabular 1 Pozitivizm solun afyonudur [Dilaver Demirağ]
Solcu olmak, iyi bir Müslüman olmaya engel değil
İslamiyat Dergisi-
Ahmet Hakan’ın Başlattığı Tartışma Tempo’nun Kapağına Taşındı
'İslamcı eşittir sağcı' mı? (2) [Ahmet Hakan]
'İslamcı eşittir sağcı' mı? (3) [Ahmet Hakan]
İnternet Siteleri
Dinle Çatışmayacak Sol Lâzım


Haftanın Sözü

     
Neo: Gözlerim neden acıyor?

Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın.


Matrix filminden  


Reklam ver

Anket
    Referandumda hangi yönde oy kullanmayı düşünüyorsunuz?

Evet  46 oy
% 41  
Hayır  43 oy
% 38  
Oy kullanmayı düşünmüyorum  23 oy
% 21  

Toplam: 112 oy kullanıldı.


Reklam ver


 


Ziyaretçi istatistikleri 1 Mayıs 2009 tarihinden itibaren tutulmaktadır. Sitede yayınlanan yazı ve yorumların hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir. Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir. 2009 CopyLEFT Müslüman Sol