Sınıfsız Toplumculuk [Derviş Keskin]
“Muhakkak bu sizinki sınıfsız tek toplumun toplumculuğudur. Ve ben de sizin rabbinizim; o halde benden sakının başka düzenlere uymayın.” (23/52) “Tanrınız ortaksız tek tanrıdır. Böyle iken, âhirete inanmayanlar, müstekbir (egemen sınıf) oldukları içindir ki, kalpleri inkârcı olmuştur.”(16/22) Bu ayetlerin beyanına göre dosdoğru din, ortaksız tek tanrıya dayalı sınıfsız tek toplum ideolojisi /ilmi tebsiresidir.
İlimi Tebsire/ İdeoloji:
“Bütün bunları, Allah'a yönelenlere fikirler-görüşler ilmini (ideolojiyi) vermek için yaptık.”
“Hayır, o ideoloji kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası, bizim ayetlerimizi inkâr etmez.”( 50/8;29/49)
“Hakikaten Rabbinizden size görüşler, fikirler bilgisi Basâir (gerçek İdeoloji) geldi. Artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de körlük ederse kendi aleyhinedir ve o halde ben size karşı muhafız değilim.” (6/104)
"Ey babacığım, gerçek şu ki, senin hiç haberdar olmadığın bir ideoloji bilinci/tanıma ilmi ulaştı bana; öyleyse bana uy ki seni dosdoğru /eşitlik yoluna çıkarayım.”(19/43)
İnsanlığın fıtrat geleneği ideolojileşerek Furkan’a dönüş süreçlerin durumu şöyle olmuştur:
(42/13; 37/83) ayetlere göre Hz. Nuh tan Hz. İbrahim’e kadar geleneğin ideolojiye dönüşmesi, (16/120; 21/48) ayetlere göre Hz. İbrahim’den Hz.Musaya kadar aydınlık yolu (ziya), (2/208;5/3) ayetlere göre Hz. İsa dan başlatılmış silim hareketi, Hz. Muhammed elinde tamamlanmış ideoloji düzeni İslamiyet’tir. (8/29) ayetine göre ise aydın toplum/mehdiye oluşturulacak Furkan, risaletten tebliğ dir ki, gelecek süreçle ilgilidir.
“Bilimsel tertibat/ideolojik dizayn şeklinde bir ilim üzere açıkladığımız bir kültürü getirdik; o, inanan millet/halk için rahmet ve yol göstericidir.” (7/52)
Sınıfsız Toplum İdeolojisinin Kökeni
“Maksat; Allah açıklamakla sizi kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğu ilk el sınıfsız tek toplumun Hakikat geleneğine erdirmek istiyor.” (4/26)
“Ey dünya halkı, işte Rabbinizden size gerçek (Hak) geldi. Artık hidayeti kabul eden kendi nefsi için kabul etmiş olur, sapıklık eden de kendi aleyhine sapmış olur ve ben sizin üzerinize vekil değilim de!” (10/108)
İnsan fıtratından kaynaklanmayan sırf bidat olarak tezahür etmiş salt dinin / İdeolojinin çıkış mahiyeti şirktir. Sınıflı toplum dönemine geçildiği sırada egemen sınıfın bidatidir ve asılsız olduğu için batıl sayıldı. İlk sınıfsız toplumun yaratılışta kendilerine verilmiş hakikat geleneğin (sünnetül evelin) sınıflı toplum sürecine geçildikten müteakip gönderilmiş haberciler/ elçiler eliyle ve vahyin vasıtasıyla Hak dine /gerçek ideolojiye dönüşme zorunluluğunun yegâne amili, karşıt din / ideoloji olan “Batıl’ın” tesis edilişidir. İşte fıtri sınıfsız toplumculuğun gerçek ideoloji olması fıtri hakikat geleneğin devamı olması itibarıyladır. Nihai sınıfsız sınırsız yüksek toplumda ilk başlangıçtaki gibi hakikate dönüşüm olacaktır ki; gerçek ideoloji hakikat özüne dönüşle sona erecektir. Yukarıda kaydı olan 30/30. ayet bu hakikat kökeni bildirmekte olup onun uzanımı sabit, dosdoğru dine / ideolojiye yönelmeyi emretmektedir ve yine 2/213 Biiset ayeti ve 57/25 Risalet ayeti, hakikat geleneğin dine / ideolojiye ne biçimde dönüştüğünü ahenkli biçimde bildirmektedir:
Temel İlkeleri
“Ortaksız tanrıcı sınıfsız toplumcuların dini / ideolojisi kendine ait olan Allah’a İhlâsla(katışıksız, şirke bulaşmadan) kulluk etmek /düzenine girmek, namazı doğrultmak/ insanlığı birleştirme duasını kılmak ve hakkiyle zekâtı dolaysıyla infak ve sadakayı vermektir ki; fıtri -dosdoğru din/gerçek ideoloji (hak din) budur. İşte bununla ancak emrolunmuşlardı.” (98/5)
Yanı ihlâsla Allah’a kulluk, namazı doğrultmak/dosdoğru kılmak ve zekâtı tam eksiksiz vermektir ki, ayet bu üç temel ilkeyi açıkça bildirmektedir.
Ve Öğreti Düşün yapısı
“Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar.” (30/56) “İlim” den maksat gerçek ideoloji, “iman” dan maksat ise Tevhit / tek tanrı dünya görüşüdür, daha doğrusu bir öğreti olarak fıtrat geleneği; canlı evren tek tanrıcılık dünya görüşü ve gerçek ideoloji sınıfsız toplumculuk şeklinde iki kategoriye ayrılır. Sonra temel alt yapı, alt yapı ve üst yapı olmak üzere üç kısım ideolojik bünyeden müteşekkil, sistemli duruma gelir ve şöyle olur: Temel alt yapı, tek tanrı dünya görüşü olan canlı evren (Tevhit Yüksek felsefe, Doğa felsefesi ile insan felsefesinden müteşekkil) dir.
İdeolojik alt yapı, insan felsefesi onun bağlısı toplum felsefesi ile tarih felsefesinden ibarettir ki; ideolojinin alt yapısını oluşturur.
Üst yapı, tek tanrı dünya görüşünden kaynaklanan ve üç sütun gibi yükselen, insan felsefesi, toplum felsefesi ve tarih felsefesi üçlüsünün oluşturdukları büyük gövde olan ideoloji binasıdır ki; sonra alt yapıyı da temel alt yapıyı da örterek, kendi kaynağı olan tek tanrı dünya görüşünü de kendine ait gibi gösterir ve bir bütün olur.
Gerçek ideoloji, gerçeği tanıma(marifeti hak) ve gerçeğin yolu(tarikatı hak) şeklinde iki boyutu bulunan 4/115. ayette bildirildiğine istinaden yol, ekol ağırlıklı olup zaten en fazla bu boyutuyla tanınmaktadır ki; tek tanrı ve tek toplum şiarına sahiptir.
“Ve işte tanrıyı birleyerek dine/sınıfsız toplu ideolojisine yönel, dolayısıyla ortak koşanlardan olma sakın.” (10/105)
İdeolojinin Allah’ın Külli İrade Kanununa uygunluğu
“Yeryüzünde ezilip horlananlara, dünya yönetimini ve mirasını vermek suretiyle kendilerine bağışta bulunup lütfetmek istiyoruz.” (28/5)
İzahat: Bir kısım insanları aç ve mahrum bırakılması, bir kısım insanın da dünya nimetini çarçur ederek israf etmesi, dolaysıyla harsı (Doğayı) ve nesli (canlıyı)helak etmesi, İlâhi iradesine terstir.
Hak Davası:
“Allah’ın ki hak davasıdır.” (13/14)
Hak davası, gerçek ideoloji sınıfsız toplumculuğun olmazsa olmaz idealizesidir. Yani ideolojinin varlık gayesi ideal toplum ile ideal insandır.
İdeal Toplum
“Miadınız, Mebdedeki gibi olacaktır.” (7/29)
Sınıfsız toplum ideolojisinin idealindeki toplum, fıtrat çağında ilk el sınıfsız toplum benzeri ancak ondan çok yüksek olan ikinci oluşumda gerçekleşecek nihai sınıfsız toplumdur. Sınıfsız toplumculuk bu idealine parti (mücadele programı da dâhil) ve propaganda gibi kendi araçlarını kullanarak önce Orta sınıfsız toplum müteakibinde sağ kutup eylemsel hedeflerini gerçekleştirmek için şanlı mücadelesini sürdürür ve daha sonra kanalize edilmiş dünya mustazaflarının beynelmilel kıyam hareketi ile ve ona bağlı hükümranlıkla dünyayı fethetmek (Kıyameti koparmak) suretiyle kavuşacaktır.
“Bir sınıfa göz önünde azabın gelmesiyle, diğer sınıfa ilk insanın kominal geleneğiyle kalkındırılması ile ancak sonuçlanacak Hidayet / Kavmi müvekkelin yol göstericiliği, geldiğinde halkın ona iman etmesi (onların aydınlığına iktida etmesi) dolayısıyla da Rablerinden mağfiret dilemeleri halklardan men edilmiş değil.” (18/55)
Ayette geçen ilk insanın kominal geleneği / sünnet-ül evvelin açıkça bilinendir. Göz önünde azabın ne olduğu ise aşağıdaki ayetlerin bildirildikleridir: “Zalimler nasıl bir devrimle devrileceklerini bilecekler / görecekler.” “Deki: dünya devriminde/ O fetih gününde inkârcıların imanı kendilerine bir fayda sağlayamaz.” (26/227;32/29)
İdeal Toplumun Üstün İnsanı
“Elbette sizi biri diğerinden farklı durumlar / Mertebelere dönüştüreceğiz.” (84/19)
İdeolojinin Acil Programı İslâmiyet (Huzur-barış Düzeni)
“Sizin için dinde / ideolojide Nuh’a tavsiye ettiğini ve sana vahyettiğimizi ve İbrahim’e ve Musa’ya, İsa’ya tavsiye kıldığımızı bir ilk /başlangıç kıldık. Şöyle ki: İdeolojiyi sırf nazariye halinde bırakmadan halk yaşamında uygulamak üzere esnek acil program düzenine geçirin ve ondan tefrikaya düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdığın bu esas, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine seçer ve iyi niyetle yöneleni kendisine iletir.” (42/13)
Ayette geçen “bir ilk, başlangıç kıldık” ifadesinden anlaşıldığı üzere din / ideoloji anlamına geldiği gibi ideolojinin acil program düzeni anlamına da gelir. Gerçek ütopyasını bilimsel kılmak açısından acil program düzeni ideolojinin vazgeçilmezidir. Ondan ötürü düzen içinde birlik halında olmak ayrıca önem arz ettiği anlaşılmaktadır, yani sınıflaşma olsun tarikat ve mezhepçilik olsun yasaktır. Binaenaleyh, sınıfsız toplum ideolojisi kendi düzeni olan İslâmiyeti kurmakla ancak tekâmül eder.
“Allah’tan çevrilmesine imkân ve çare olmayan diriliş günü gelmezden evvel yüzünü o sabit, dosdoğru dine / ideolojiye çevir ki; o
gün sınıflar bir birinden ayrılırlar.” Kim küfre saparsa inkârı kendisi aleyhinedir. İnsanlığın barışına ve hayrına yönelik bir iş yapanlarsa, kendi benlikleri için yer hazırlamış olur.”
(30/43-44)
“İbrahim ve onunla birlikte olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki, «Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir» demişlerdi. Yalnız, İbrahim'in babasına: «And olsun ki, senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah'tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez» sözü bu örneğin dışındadır. Ey inananlar deyin ki: «Rabbimiz, sana güvendik, sana yöneldik, dönüşümüz sanadır Allah, müminlerin Veli’sidir.»
“Doğrusu insanların İbrahim’e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir.” (60/4; 3/68) Buradaki örneklik ideoloji olarak alınacak örnektir.
“Hepiniz birden Allah’ın ipine sıkıca sarılın ve ondan ayrılıp sınıflara bölünmeyin.” (3/103)
[Not: Derviş Keskin'in başka yazıları için www.insanlikdini.com'a bakınız] |