Madımak İçin Vicdan ve Adalet Çağrısı [Muslumansol.net]
Aleviler, Anadolu topraklarında varlık ve inançlarını korumak ve yaşatmak için yüzyıllardır ağır bedeller ödemek zorunda kalmışlardır. Baskı dönemlerinde kimliğin gizlenmesinin yol açtığı travmalar ve ‘yok sayma’ karşısında hayatın onurlu bir biçimde devam ettirilmesi için çekilen çileler büyük bir güvensizliğe de zemin oluşturmuştur.
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren, tıpkı daha önce olduğu gibi, maruz kalınan dışlama politikaları derin bir travmaya neden olmuştur. Maraş, Çorum gibi olayların toplumsal hafızada açtığı derin yaralar Sivas’ta 2 Temmuz’da yaşanan insanlık dışı olayla daha da derinleşmiştir.
Türkiye’de Alevilere yönelik politikalar zaman zaman gelişen göz yumma tutumu dışında genellikle inkâra ve ayrımcılığa dayanmıştır. Toplumsal önyargı ve gerilimin bu denli yaygın bir biçimde devam ediyor olması da bu politikaların eseridir.
Bugün gelinen noktada, yeni acıların ve utanç tablolarının yaşanmaması için geçmişle bütün boyutlarıyla yüzleşebilmek ve güçlü bir irade ortaya koymak gerekmektedir.
Alevilerin sorunlarının her şeyden önce ve öncelikle Sünni İslami çevrelerin sorunu olarak görülmesi ve toplumsal ahlaka dayanan bir vicdan hareketiyle yeni bir hukukun ve toplumsal sözleşmenin inşa edilmesi gerekmektedir. Özgürlüğün ve adaletin tesis edilmesi sayesinde güvence altına alınabilecek bir barış ortamı için daha fazla geç kalınmamalıdır.
Diyanet hizmetlerindeki eşitliğe aykırı uygulamalar, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin niteliği ve hatta zorunluluğu, cem evlerinin statüsü gibi pek çok sorunun çözülebilmesi için, Madımak sembolik bir anlam ifade etmektedir. Aradan geçen bunca zamana ve değişen siyasal iktidarlara rağmen bir daha benzer acıların yaşanmaması için Madımak otelinin müze haline getirilmesine dönük çağrılar artık yanıt bulmalıdır.
Bu kadarını yapmakta bile isteksiz davranacak bir siyasal iradenin Alevilere dönük açılımlar konusunda inandırıcılığını koruması mümkün gözükmemektedir.
Bu utanca ortak olmayı kabullenmeyeceğimizi, ve hepimizin hafızalarındaki o berrak ifadeyle, “karanlıklardan katil üreten bu düzeni” her zaman sorgulamaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. |