| Ziyaretçi sayısı |
|
Online |
2 |
| Bugün |
123 |
| Toplam |
106993 |
|
|
|
Mağduriyet [Mehmet Akdağ] |
|
| |
Mağduriyet [Mehmet Akdağ]
Mağdur: Gadre uğramış, haksızlığa maruz kalmış, zarar ve ziyan görmüş, düşkün. Mağduriyet: Mağdur olma hali, mağdur olanın hali, gadre uğrama, düşkünlük.
Mağdur ve Mağduriyet kelimelerinin sözlük karşılıklarını yukarıda verdim. Kelimelerin sözlük karşılıklarının yetmediğini düşündüğüm için sözlük karşılıklarından hareket ile kelimeler üzerine düşünmeye çalışalım. Her iki kelimenin açıklamasının sonunda da dikkatinizi eğer çekmedi ise, ben işte şimdi dikkatinizi çekiyorum.”Düşkünlük” ile bitiyor. Türkçede işlerliğinin en fazla olduğunu düşündüğüm fiil “Düşmek” fiilidir. Bu fiil üzerinden birçok mülahazada bulunmak mümkündür. Ben bahsedeceğim mevzu ile ilgili biraz bu fiil üzerinde durmanın gerekliliğine kanaat getiriyorum. Birilerinin sizi düşürebileceği gibi sizde düşebilirsiniz. Birilerinin sizi düştüğünüz yerden kaldırmaya teşebbüs edeceği gibi, sizi düştüğünüz yerden kaldırmaya teşebbüs edenin teşebbüsünü geri çevirebilirsiniz. Sizi düştüğünüz yerden kaldırmaya teşebbüs edenler ile sizin bu teşebbüsü ret etmeniz bile çoklu bir arka-plana sahip olabilir. Bu çoklu arka-plan, teşebbüs edenler ile teşebbüsü ret edenlerin niyeti ile “bire-bir ve örten” olarak kendini gösterir. Bahsettiğim çoklu arka-planın olasılıklarını da belirlemek mümkündür. Hemen belirtmeliyim ki, emin olunuz bu olasılıkların sayısı ikiden çok daha fazla olacaktır. İsterseniz deneyin. Ben bu olasılıkların içerisinden iki tanesini alıp önünüze getiriyorum. Düşeni kaldıran açısından 1. Gerçekten temiz bir niyet ile sizi düştüğünüz yerden kaldırmak istiyordur. Yani düşenin haline razı değildir. İnsan olmanın gerekliliğini kavramış ve sizi kendi mesabesinde görmek istiyordur. 2. Sizi düştüğünüz yerden kaldırıp başka bir tarafa düşürmek istiyordur. Yani onun gözünün önünde olan düşme durumunuz işine yaramıyordur ve sizi düştüğünüz yerden kaldırıp başka bir tarafa düşürmek daha kazançlıdır. Düşen açısından 1. Sizi kaldırmaya teşebbüs edenin temiz niyetin farkına varmış olsanız bile sizi kaldırdıktan sonra acaba bundan dolayı benim üzerimde bir tahakküm söz konusu olabilir mi? Dersiniz ve ret edersiniz. Bu tavır sizin onurunuza “düşkün” olduğunuzun emaresidir. Zira düştüğünüz yerden kalkmanın en asli olurunun yine kendi gücünüz ile bunu gerçekleşmesinin farkındalığı içerisindesinizdir. 2. Sizi kaldırmaya yeltenenin niyetinin başka bir tarafa düşürmek olduğunu farkındasınızdır ve daha fazla zarar görmemek için ret edersiniz. Tabi burada da çeşitli hesapları devrede tutup kabul etmekte mümkündür. Gördüğünüz gibi meseleyi açmaya çalıştıkça kapanması mümkün olmamaya doğru ilerliyor. Olasılıkların kendi içerisinde olasılıklar ürettiğini görüyoruz. Ben işi yukarıda ki kadar bırakmak ile yetinmek zorundayım. Daha fazlası sizin zamanınız/olasılık hesabı yapma kabiliyetinize bağlıdır. Aranızda becerisi yüksek olanlar çıkarsa eğer bir roman yazsa fena olmaz hani. Ben o kadar becerikli değilim.
Mağdur olmak? / Mağdur etmek? / Mağdur edilmek? / - Mazlum? / Zalim? Dil kurallarını çiğneyerek yazıyorum değil mi? Zalim miyim ben? Belki de… Kelime ve kelime çiftlerini bu şekilde kullanıp sonlarına soru işareti koymam bunların belirleniminin güçlüğüne işaret etmek içindir. Bu güçlüğü aşmak için yukarıda düşkünlük ve düşmek üzerinde durdum. Bunlar önümüzde duran güçlüğü aşmak için yeterli geldi mi acaba? Sanmıyorum. Hatta daha fazla güçleştirmiş bile olabilir. O halde başka bir noktadan/zeminden/açıdan bakmaya çalışalım. “Alı Konmak/Alı Konulmak” işimizi ne kadar görür acaba? Bir şeyi yapma hakkınız vardır ve yapmak istiyorsunuz. Lakin birileri için bu yapma hakkınız ve isteğiniz aynı zamanda tehlike arz ediyordur. Bu birileri sizden güçlü ise sizin bu hakkınızı engelleyebilir/engeller. Sizin bu engellemelere karşı göstereceğiniz tavır yine çeşitlilik sunacaktır. Yine karşımızda bir sürü olasılık çıkıyor galiba. Bu sefer olasılıklardan herhangi birini/bir kaçını önünüze getirmeyeceğim. Sizin işiniz olsun bu. Eğer bu yazıyı okuyanlar arasında cin-fikirli birileri çıkıpta tüm yazdıklarımın neye hizmet ettiğini soracak olursa ona şöyle bir cevabı şimdiden veriyorum. Bir şeyleri değerlendirmenin ne kadar güç olduğunu göstermek gibi bir niyetim vakidir. Ayrıca bir şeyleri değerlendirmeye alırken onun hareketlerinin ne kadar çeşitlilik arz ettiğini gözler önüne sermek istedim. Bu cin fikirliler arasında daha da cin fikirli birkaç kişi çıkıpta bu söylediklerinizden yine tatmin olmadım. Belirttikleriniz önemli şeyler lakin bunların hangi somut gerçeklikler ile ilgisini kuracaksınız? Diye soracak olursa. Bu birkaç cin fikirli kişilere de şimdiden cevabımı veriyorum. Bu yazı “Örtülü hanımların mağduriyeti üzerine düşünmenin” bir giriş yazısı olarak yazılmıştır. Lakin sizlerin bu yazıyı bütün mağduriyet alanları için hesaba katmanızı da öneririm.
Akdağ Mehmet – 22.06.2009
|
|
|
25
Haziran
2009 - 01:31:02
-
441 gün önce
|
|
|
|
|
|
| Yazan: Sinem
- IP kayıtlı
-
Üye değil
|
30.06.2009 - 19:46:43 |
|
Soru cevap şekli yok burda olsaydı eğer samimi bir şekilde sorular ve samimi cevaplar beklerdim/bekliyorum.soru bir:düşeni kaldırmak zormudur belli sorumlulukları varmıdır?soru iki:siz düşseniz kimlerin ve hangi gelenek sahibi insanların sizi kaldırmasını ve kaldırırken hangi yollardan hangi tarafa götürmesini beklersiniz?kaldıranın niyetini kavrama becerisi sizde varmı peki biz nasıl anlayacağız?vs vs çünkü ilgi çeken ve bilerek düşmek ,bilerek kalkmak gerektiğini öğreten bir yazı bunddan solayı sorularım vs vs yada şöyle anlayabilirsiniz mağduriyetin ayrıntısını biliyorsunuz daha detaylı değerlendirmeye almanızı beklerdim açıkcası.Mağduriyetin çokluğu başörtüsüyle sınırlı değil evet bunu yayıyorum ve çekmek istediğim mağduriyet alanına çekerek okuyorum ve aydın fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ediyorum kendi adıma.
|
Sayfa:
1
|
| Yazılar |
|
|
|
Haftanın Sözü |
Neo: Gözlerim neden acıyor?
Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın.
Matrix filminden
|
|
|
Anket |
Referandumda hangi yönde oy kullanmayı düşünüyorsunuz?
|
|
Toplam: 112 oy kullanıldı. |
|
|
|