| Ziyaretçi sayısı |
|
Online |
3 |
| Bugün |
117 |
| Toplam |
106987 |
|
|
|
|
İslami Yorum e-dergisinin Yaz 2010 sayısı çıktı. (devamı...)
|
|
26 Haziran 2010
- 12:18:32 - 75
günlük |
|
Okuyan: [139]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Duyurular]
|
|
|
Kuran’ın ve İslâm’ın politik perspektifi nedir ve nasıl olmalıdır? Bu konularda araştırmaları ile tanıdığımız teolog İlhami Güler politik teoloji diline son derece hâkim bir akademisyen. Yazarın politikayı teoloji ile birleştirirken her iki alana olan hâkimiyetini rahatlıkla hissedebilirsiniz. (...)
Altmışta politik muhafazakârlığın lideri idama mahkûm edildiğinde kimsenin gıkının çıkmaması, politik muhafazakârlığın ahlaki karakterini ele vermesi açısından önemli bir göstergedir. "Allah hakkı" olan ibadetlerine (oruç, hac, namaz, kurban, zekât) bağlılığını yüksek oranlarda yerine getiren Anadolu insanının, dürüstlük, hakkaniyet, adalet gibi "kul hakkı" veya "kamu hakki" söz konusu olduğunda oralı olmaması, bu topraklardaki muhafazakârlığın genetiğidir (s. 161). Son yıllarda muhafazakârlığın prim yaptığı Türkiye’de, özellikle kendini muhafazakâr olarak tanımlayan siyasetçiler ve halk bunları iyi düşünmek zorundadır. (devamı...)
|
|
26 Haziran 2010
- 12:02:04 - 75
günlük |
|
Okuyan: [141]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Değerlendirme Yazıları]
|
|
|
Kur’an’da bir ayet var, yazının başlığını oradan aldım.
Mevcut meallere bakılırsa, bu tür konuların çoğunda olduğu gibi “sinirleri alınmış” ayetlerden birisi ile daha karşı karşıya olduğumuz görülüyor.
“Eşitlik” kavramına duyulan antipati nedeniyle türlü teviller yapılarak anlaşılmaz hale sokulmuş.
Bakın ne diyor ayet: “Yeryüzünde sabit dağlar var etti. Orasını bereketlendirdi. Orada dört mevsim güç/kuvvet kaynaklarını (egvâtuhâ), isteyenler/ihtiyaç sahipleri eşit olarak yararlansın diye (sevâen li’s-sâilîn) takdir etti.” (Fussilet; 41/10).
Ayette geçen “isteyenler için eşitçe” (sevâen li’s-sâilîn) ifadesi “eşitliğin” bir Kur’an kavramı olduğunun apaçık delilidir. Sadece burada değil; başka yerlerde de özellikle “rızık” söz konusu olduğunda “eşitlik” kavramının dikkat çekici bir şekilde vurgulandığını görüyoruz. (bk. Nahl; 71). (devamı...)
|
|
18 Haziran 2010
- 00:30:07 - 83
günlük |
|
Okuyan: [192]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Basından]
|
|
|
(...)
Modern ulusların ulus–devlet örgütlemesine dayalı iktidar olma süreci, dünya savaşlarının, etnik soykırımların, göçün ve sömürgeci baskıların yaygınlaştığı, insanlığın yeryüzünde adeta cehennemi solumaya başladığı sürecinde miladıdır. Ulus - devlet kısaca ulusunu yaratmış devlet demektir. Ulus ve devlet olgularının iç içe geçtiği modern toplumlarda, ulusal kimliği devlete olan bağlılıktan ayrı bir şekilde tahayyül etmek artık mümkün değildir. Ulus devleti modern toplumsal dönüşümlerin tarihsel öznesi olarak görmek, aydınlanma düşüncesini referans alan bütün ideolojilerin ortak kabulüdür. Büyük toplumsal projeleri hayata geçirmek ancak büyük bir siyasal organizasyonla mümkün gözükmekteydi, bununda yolu bütün toplumsal yapıyı ulus devlet şemsiyesi altında birleştirip, homojenize etmekten geçmekteydi. (devamı...)
|
|
18 Haziran 2010
- 00:23:03 - 83
günlük |
|
Okuyan: [87]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Basından]
|
|
|
“İşçi sınıfı hareketini geliştirmeye dönük sorunlarımızı, çözüm önerilerimizi ve deneyimlerimizi konuşmak, ortaklaştırabildiğimiz önerileri birlikte hayata geçirmeyi hedeflemek üzere bütün sendikal ve siyasal kurumları, sınıf mücadelesinin içinde yer alan herkesi eşit söz hakkıyla formumuza davet ediyoruz.”
Tarih: 13 Haziran 2010 Pazar
Saat: 15.00
Yer: Petrol-İş Genel Merkezi
Adres: Altunizade Mah., Kuşbakışı Cad., No:23 Üsküdar/İstanbul (devamı...)
|
|
8 Haziran 2010
- 10:33:26 - 93
günlük |
|
Okuyan: [109]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Duyurular]
|
|
|
Şahidi olmamız gereken ülkemiz ve dünyamız bu efsaneler, semboller, sanal taraflar üzerinden anlaşılamaz. Önce yeryüzündeki sistemin adını koymak ve onun kavramsal derinliklerini çözmek gerekir. (...)
Kapitalizm tüm mekanizmaları, kavramları ile ülkemizde kurulmuş durumda. Piyasacılık, özelleştirme, sigortasız-esnek çalışma hayatı, sözleşmeli çalışma, taşeronlaşma, yönetişim, toplam kalite vb. bu sistemin temel dayanakları. İşte küresel güçler bu kavramlarla ekonomiyi kendi dümeninde yönetiyor, dünya halklarının anasını ağlatıyor. Peki ülkemizde uygulanan program nedir? Bu program en ağır şekilde uygulanıyor. Türkiye bu ekonomik sisteme göbekten bağlıdır. Meseleyi dini-milli bir mesele olarak değil,ekonomi-politik bir kavga şeklinde anlarsak yerinde olacaktır. (...)
Şimdi dönüp ülkemize bakalım. Sanayi, silah, tarım, bilişim, finans tüm alanlarda bağımlıyız. Tüm kurallarını uluslararası tekellerin çizdiği bir yapının tam göbeğindeyiz. Ama çıkıp kafamızdaki efsaneler üzerinden din savaşı verdiğimizi zannediyoruz. Herkes bir mücahit edasıyla sokaklarda… Kardeşim; özelleştirme, taşeronlaştırma, piyasa terörü, asgari ücret: küresel sermayeyi ayakta tutan şeyler işte bunlar... Mülkiyet ve iktidar meselesini çözemezsen, yaptığın karanlığa yumruk atmaktır. (devamı...)
|
|
8 Haziran 2010
- 10:28:36 - 93
günlük |
|
Okuyan: [517]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Değerlendirme Yazıları]
|
|
|
"Kur’an’ın "iman ettik" demekle cennete giremeyeceklerini vurguladığı insanlar ile iman edişleri sonucunda kendilerine cennetin kapılarının açılacağı insanların ortak noktası İman olmasına rağmen, akıbetlerindeki farkın temel belirleyeni nedir? Bu temel belirleyici: AMELİ/PRAKSİSİ doğuran farkındalık ruhudur. İnsan bu potansiyele fıtri olarak sahiptir. Onu ya vicdanının derinliklerinde susturur ve ona kulak tıkar ya da o sesi dinleyerek insanlığın adalet ve özgürlük mimarlığına soyunur. (devamı...)
|
|
27 Mayıs 2010
- 08:40:10 - 105
günlük |
|
Okuyan: [203]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Basından]
|
|
|
Zonguldak’ta, taşeron bir firmanın işlettiği işyeri, yine maden işçilerine mezar oldu. Bu tür olaylarda hep aynı şeyi tekrarlamak zorunda kalıyorum. Üç kuruş peşinde canlarından olanların başına gelenler başlı başına bir felaket! Ancak, daha kötüsü, bu insanların ‘sahipsizliği’! Kuzuların sessizliği! Artık, iş güvenliği, işçinin, emekçinin hayat koşulları, hakkı, hukuku, siyasal tartışmanın konusu olmaktan çıktı. Asıl sorun burada! Yeraltı veya üstündeki iş yerlerinin, çalışanlarına sıkça mezar olması, o olmazsa sağlıksız koşullar, düşük ücret, sosyal güvencesiz çalışma koşulları adına ses seda kesildiği oranda, ‘iş mezarlıkları’, işyeri adı altında işleyen ‘işkence haneler’ artıyor, artacak! O halde, böylesi olaylar karşısında kıyametler kopmalı, sebep olanların iki cihanda hesap vermeye mecbur oldukları hatırlatılmalı! (devamı...)
|
|
21 Mayıs 2010
- 00:07:05 - 111
günlük |
|
Okuyan: [166]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Basından]
|
|
|
“Solcu, sosyalist, komünist oldunuz, dinden çıktınız, önce Kur’an’a iman edin” ithamlarına gelince: Eğer biz dinden çıktıysak -ki, gerçekten de bu güruhun dininden çıkmış bulunuyoruz- iyi yaptık; çünkü siz kapitalist olup dinden çıktığınızda hiç kimse bunu fark etmemişti. Kariyerizm, konformizm ve mamonizm (para-perestlik) sizi helak etti. (devamı...)
|
|
15 Mayıs 2010
- 09:20:57 - 117
günlük |
|
Okuyan: [232]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Basından]
|
|
|
Yetmişli yıllardan 12 Eylül sonrasına devredilen en önemli kavramsallaştırmalardan birisi mukaddesatçılıktır. Bu kavramın sağcılaşma ile İslam arasında anahtar rol oynadığını şimdi çok daha net biçimde görebiliyoruz. Kendisini dini değerlere referans vererek tanımlayan bir düşünce dünyasının mukaddesleri olacaktır elbette. Ancak bu mukaddeslerin inanç dünyasından çok, ulus devletin kutsalları eliyle şekillenmesi sağcılaşmayı da beraberinde getirmiştir. (...)
Emekten, adaletten, eşitlikten yana bir itirazın yeniden toplumsal mücadele zeminine taşınması İslam’a dair kaygısı olanların önünde en önemli sorumluluk alanı olarak durmaktadır. (devamı...)
|
|
11 Mayıs 2010
- 09:25:22 - 121
günlük |
|
Okuyan: [181]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Değerlendirme Yazıları]
|
|
|
Koca kocaman adımlarla Kocamışlığa yandığı kadının elini tuttu Tut ki ne fayda Eli tutulan kadın kocamışlıkta hünerli değil Baron değilse barones de değil Barones ten bir baron çıkartabilene aşk olsun Zahit adamdır. Zahide üstüne gelin tanır mı Zahide zahit üstüne adam tanır mı (devamı...)
|
|
7 Mayıs 2010
- 08:39:39 - 125
günlük |
|
Okuyan: [117]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Edebiyat]
|
|
|
Bugünkü istikrarı (!) seçim barajına mı borçluyuz ? İstikrar ne demektir ? Ülkede bir istikrardan bahsedeceksek kimin istikrarı söz konusu? Halkın, ezilenlerin, haksızlığa, ayrımcılığa uğrayanların penceresinden baktığınızda istikrar ne anlam ifade eder? (...)
İnsanlığın elle tutulur, gözle görülür bir güce inanma ve onun arkasına sığınma ihtiyacı belki de doğasında bulunmaktadır. En zor mücadele edilebilir olansa insanın kendi içinde besleyip büyüttüğü putlardır. Eskilerin deyimi ile nefs. İnsanın kendini gerçekleştirmesinin, geliştirmesinin önündeki en önemli engel. Korkuları, yersiz kaygıları besleyen duygular. Bu duyguların toplumsal kabullere dönüşmesi ise bambaşka bir durumu ortaya çıkarır. (...)
Putlarla mücadele konusunda İbrahim Peygamber'e atfedilen hikayeyi dilden dile aktarır ama bir türlü güncel bir pencereden ele almaya yanaşmayız. (devamı...)
|
|
3 Mayıs 2010
- 09:05:46 - 129
günlük |
|
Okuyan: [134]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Değerlendirme Yazıları]
|
|
|
Heidegger; “Taşın dünyası yoktur. Bitki ve hayvanlarında, aynı şekilde dünyaları yoktur; onlar havada asılı durdukları bir çevrenin üzerine perde inmiş izdihamına aittirler. Köylü kadının ise bir dünyası vardır çünkü o var olanın açıklığında bulunur”. (devamı...)
|
|
3 Mayıs 2010
- 08:58:50 - 129
günlük |
|
Okuyan: [161]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Basından]
|
|
|
Güneşe yeniden selam vereceğim
İçimde akan dereye
Düşüncelerimin uzantısı bulutlara
Benimle kuru mevsimlerden geçen,
Bahçedeki kavakların hüzünlü büyümesine (devamı...)
|
|
27 Nisan 2010
- 10:22:41 - 135
günlük |
|
Okuyan: [592]
Yorumlayan: [0]
Kategori:
[Edebiyat]
|
|
| Yazılar |
|
|
|
Haftanın Sözü |
Neo: Gözlerim neden acıyor?
Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın.
Matrix filminden
|
|
|
Anket |
Referandumda hangi yönde oy kullanmayı düşünüyorsunuz?
|
|
Toplam: 112 oy kullanıldı. |
|
|
|